Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri hâline getirme hedefimize hiç olmadığımız kadar yakınız.

Avatar

Yazar

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep’te toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Büyük ve güçlü Türkiye’nin altyapısını 81 vilayetimizin her birini kapsayacak şekilde kurduk. Gaziantep, potansiyeli ve çalışkanlığıyla bu kalkınma hamlesinden en çok istifade eden illerimizin başında geliyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gaziantep’te Panorama 25 Aralık Kahramanlık Müzesi, Şehitkâmil Vadi Park, AB-Türkiye Anadolu Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü ve Gaziantep Havalimanı Yeni Terminal Binası ile yapımı tamamlanan projelerin açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına tüm katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazianteplilerle bir arada olmanın, hasret gidermenin memnuniyeti içinde olduğunu söyledi.

“Gaziantep bu ne muhteşem bir duruş” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep’in kendilerini yola çıktıklarından bugüne yalnız bırakmadığını ve her zaman yanlarında olduğunu belirterek, “Antep’i Gaziantep yapan ruh maşallah tüm canlılığıyla, tüm cesametiyle, tüm haşmetiyle karşımda duruyor” diye konuştu.

“SİZLER GAYRETİNİZ VE BAŞARILARINIZLA SADECE BU ŞEHRİN DEĞİL TÜM BÖLGENİN KADERİNİ DEĞİŞTİRDİNİZ”

Bugünün Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun 100’üncü yılı olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Antep’i savunurken, şehit düşen erkeğiyle kadınıyla genciyle yaşlısıyla binlerce kahramanımızın her birini rahmetle tazim ediyorum, yâd ediyorum. Rabbim bir daha bu şehre düşman ayağı değdirmesin. Rabbim bir daha bu şehrin insanlarını kurtuluş mücadelesine mecbur bırakmasın. Bir asır önce burada istiklal ve istikbal ateşini yakanların torunları bugün de ekonomik ve insani kalkınma mücadelesinin meşalesini taşıyorlar. İstiklalinin bedelini kanıyla kalkınmasının bedelini alın teriyle, bölgesindeki kaosun bedelini kardeşlerinin yükünü omuzlayarak ödeyen Gaziantep sahip olduğu imkânların kıymetini çok iyi bilir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz AK Parti’yiz, Bay Kemal’in ifadeleriyle yürüyen bir parti değiliz” ifadesini kullanarak konuşmasını şöyle sürdürdü: “Suriyeli kardeşlerine düşman nazarıyla bakan bir Bay Kemal yok burada. Tam aksine biz Sevgililer Sevgilisi’nin ve Rabbimizin emri ilahisi mucibince ‘innemel mu’minune ıhve’, ‘muhakkak ki müminler kardeştir’ ve biz kardeşlerimize onları gönderecek yer aramayız. Eğer silahlardan kaçmışlarsa eğer ölüm saikiyle kendi evini terk etmişse kapımızı biz onlara nasıl açtıysak bugün de açarız, yarın da açarız. Onun için şu anda ülkemizde malum 5 milyona yakın Suriyeli kardeşimiz var ama Bay Kemal bundan rahatsız. Niye? Çünkü onun kardeşlik anlayışı diye bir anlayış yok, onlar bu ülkedeki vatandaşlarına karşı da zaten böyle davranıyorlar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte şu anda Şanlıurfa’ya gidiyor bir başka yalan söylüyor, Adana’ya gidiyor bir başka yalan söylüyor. Ne diyor Şanlıurfa’da? Şanlıurfa’da söylediği şu ‘Belediyeyi bize verin elektriği size bedava verelim’ Be hey cahil, elektriği bedava verme hakkına belediye başkanı sahip mi? Fatma Hanım var mı öyle bir yetkiniz? Adana’ya gittin, Adana Belediyesi CHP’de, hadi Adana’nın yarısı çiftçi, Adanalı çiftçilerimize bedava olarak elektriği ver, elini tutan mı var, yapma diyen mi var? Elektriği veren biziz biz. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız elektriği verir be hey cahil, sen bunu da bir öğrenmen lazım. Zaten hayatınız yalan. Seçimlerden önce ‘suyu bedava vereceğiz’ dediniz, ‘elektriği bedava vereceğiz’ dediniz. Neyi bedava verdiler? Hiç birisini. Biliyorsunuz Yalancının mumu. O kadar. Şimdi diyorum ki 2023’e giden bu yolda aman ha bu tuzaklara bir daha düşmeyelim ve bunları hüsrana uğratalım.”

Gaziantep’in sadece bölgesinin değil Türkiye’nin de parlayan yıldızı olarak hep ileriye gittiğini ve daha da ileriye gideceğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, öncü kişiler ve öncü fikirler gibi öncü şehirlerin de bulunduğunu, Gaziantep’in de bu öncü şehirlerden biri olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu şehir, dün Millî Mücadele’nin öncüsüydü bugün kalkınma hamlemizin, dünyaya örnek olan insani duruşumuzun öncüsüdür. Dün düşmanı bu topraklardan atmıştınız, bugün üretiminizle emeğinizle insanlığınızla düşmanın bu topraklara tekrar gözünü dikmesini engelliyorsunuz. Gaziantep’in çalışkan, atılımcı, cesur, vizyoner, ülkesini ve milletini seven insanları geçmişlerini bildikleri ve bugüne hâkim oldukları gibi geleceği de iyi okuyorlar. Ülkemizin ekonomi tarihine geçen ‘Anadolu Aslanları’ tabiri bu şehirden çıkmıştır. Kardeşliğin, ensar bilincinin, sizler var ya sizler, sizler muhacire ensar oldunuz en güzel örneğini bu şehirde sergilediniz. Hiçbir kalkınma hamlesi, hiçbir kuşatıcı politika mahallindeki insanlar sahip çıkmadan neticeye ulaşamaz. Sizler gayretiniz ve başarılarınızla sadece kendinizin, sadece bu şehrin değil tüm bu bölgenin kaderini değiştirdiniz. İşte bunun için Gaziantep bizim her yerde örnek gösterdiğimiz, her yerde model olarak sunduğumuz kahramanımızdır, gururumuzdur.”

“GAZİANTEP’E HER SEFERİNDE ESER VE HİZMET ÇIKINIMIZI DOLDURARAK GELİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep sanayisinin bugünkü seviyesine, “Mennan usta” diye bilinen merhum makine üreticisi Mennan Aksoy gibi becerikli ellerin, eski milletvekili Kahraman Emmioğlu gibi yerel dinamiklerle sanayinin gücünü birleştiren fikir ve hizmet abidelerinin ve eski bakanlardan merhum Hasan Celal Güzel gibi vizyoner isimlerin açtığı yolla geldiğini söyledi.

Gaziantep’e şükran borçlarını, şehre yaptıkları hizmetlerle ödemeye çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gaziantep’e her seferinde eser ve hizmet çıkınımızı doldurarak geliyoruz. Daha üç hafta önce İstanbul’da, ‘Gaziantep’in Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 100’üncü Yılında 100 Hayırsever’ programında iş insanlarımızla, şehrimize yapılacak eğitim yatırımlarının sözünü aldık. Bir yıl önce bugünlerde Düzbağ İçme Suyu Projesi’nin açılışını canlı bağlantıyla gerçekleştirmiştik. Yine geçtiğimiz yılın eylül ayında Gaziantep’teydik. Ne yaptık? Teknofest vesilesiyle geldiğimiz şehrimizde organize sanayi bölgemizde yapımı tamamlanan 300 fabrikanın açılışına katıldık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bay Kemal icraat icraat, laf değil, icraat. Gerçi birileri buna inanmayıp Antep’e kadar gelerek ellerinde hesap makinesiyle fabrikaları saymaya başladı. Daha çok sayarsınız, daha çok sayacaksınız. Ama baktılar ki fabrika sayısı 300’ü de geçecek, eksiği yok, fazlası var, hemen konuyu kapattılar. Şimdi Gaziantep 6. Organize Sanayi Bölgesini kuruyor. Bay Kemal, lütfeder gelirsen yerini gösterirler. Kendilerini burada yapılacak fabrikaları da saymaya bekleriz. Hiç değilse bu vesileyle Gaziantep’in yolunu, Gaziantep’in beyranını, kebabını, baklavasını yerler, ağızları tatlanır, insanıyla muhabbet ederler, yürekleri de ferahlar. Yoksa bizimle uğraşmaktan, dünyayı kendilerine zehir edecekler.”

AÇILIŞI YAPILAN ESERLER

Yatırım bedeli 5 milyar 92 milyon lira olan yüzlerce eser ve hizmetin resmî açılışını yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde yatırım bedeli 1 milyar 86 milyon lirayı bulan anaokulu, ilköğretim okulu, ortaokul, lise ile öğrenci pansiyonları ve atölyelerini resmen bugün hizmete açtıklarını söyledi.

Bu yatırımlarla Gaziantep’teki kamu özel derslik sayısının 24 bini geçtiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sıradaki yatırımlarla birlikte bu sayı 32 bine ulaşacaktır. Hâlbuki 2002’de bu şehirdeki derslik sayısı 6 bini bile bulmuyordu. Türkiye’nin de Gaziantep’in de nereden nereye geldiğini tek başına bu örnek bile anlatmaya yeterlidir” dedi.

Yükseköğrenim öğrencileri için inşa edilen yurtlar hakkında da bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bir bloğu 980 yataklı, diğer blokları bin 420 yataklı Şehitkâmil Kız Öğrenci Yurdu’nun 348 yataklı Gazikent Kız Öğrenci Yurdunun yeni bloğunun resmî açılışlarını yapıyoruz. Bu sabah gelirken, İstanbul’da bir üst geçidin gövdesine Büyükşehir Belediyesi bir pankart asmış. ‘İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin de yurtları var’ diye. Vah zavallı, bizim şu anda Kredi Yurtlar Kurumu olarak Türkiye genelinde hamdolsun açmış olduğumuz yurtların sayısını ben unuttum ama Bay Kemal ve avanesinin böyle yurtmuş, okulmuş derdi yok. Gazikent Spor Salonunu, Oğuzeli Spor Salonunu, Araban Gençlik Merkezi’ni, Gaziantep Üniversite kampüsü genç ofisini, mahallelere yapılan çeşitli spor salonlarını da bugün hizmete açıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağlıkta, Gaziantep Üniversitesinin 250 Yataklı Çocuk Hastanesi ile 50 Yataklı Böbrek Nakli Merkezinin, Yavuzeli ve Karkamış’taki 20’şer yataklı devlet hastanelerinin çeşitli ilçelerimize kazandırılan aile sağlık merkezi, 112 merkezi gibi yatırımların resmî açılışlarını da buradan gerçekleştiriyoruz. TOKİ tarafından Kuzey Şehir Projesi’nde tamamlanan bin 134 konutu ve ticaret merkezini, İlbank tarafından inşa edilen İslahiye, Beykent, İbrahimli, Kuzey Şehir içme suyu ve kanalizasyon projelerinin çeşitli asfaltlama ve asfalt tamiri işlerinin resmi açılışını da yapıyoruz” diye ekledi.

Bugün hizmete açacakları en önemli eserlerden birinin de Gaziantep Havalimanı Yeni Terminal Binası olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, binanın, büyüyen ve gelişen Gaziantep’in hava ulaşımı ihtiyacını en modern şartlarla karşı karşılayacağına inandığını söyledi.

Gaziantep-Kilis yolu üzerindeki köprülü kavşak ve bağlantı yolları ile Nurdağı-Gaziantep yolunun, Dülükbaba-mezarlık arasındaki kısmını da açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hazreti Ökkeşiye Türbesi’nin, Tabak Hamamı’nın, Kanalıcı Camii’nin restorasyonlarını, Şehitkâmil Bilgi Yılı Halk Kütüphanesi’nin, Rum Kale Cam Terası’nın, AFAD hizmet binasının açılışlarını da buradan yapıyoruz. Bakanlıklarımız tarafından şehrimize kazandırılan tüm bu eser ve hizmetlerin hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin çeşitli ilçelere dokuz yüzme havuzu inşa ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güneykent Yunus Emre Cemevi, Profesör Doktor Alaattin Yavaşca Eğitim ve Sanat Merkezi, Panorama 25 Aralık Kahramanlık Müzesi, Anadolu Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü Sezai Karakoç Edebiyat Parkı’nın da yine Büyükşehir Belediyesince şehre kazandırıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vesileyle vefat eden Türk sanat müziğine büyük hizmetleri olan Profesör Doktor Alaeddin Yavaşca ile Türk sanat müziği sanatçısı Faruk Tınaz’a Allah’tan rahmet diledi.

Merhum Yavaşca için Atatürk Kültür Merkezi’nde özel bir müze bölümü açıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan Profesör Doktor Alaeddin Yavaşca Eğitim ve Sanat Merkezi’nin, Gaziantep’le tüm bu bölgenin ve Türkiye’nin geçmişine ışık tutacağına inandığını söyledi.

Açılışı yapılan Yazıbağı Hayvan Barınağı’nın, sahipsiz hayvanların sokaklardan alınarak temiz ve güvenli ortamlara taşınması bakımından önemli bir hizmet olarak gördüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tüm belediyelerimize de sahipsiz hayvanları sokaktan alarak hem vatandaşlarımızın güvenliğini sağlayacak hem bu canları koruyacak adımları süratle atmaları çağrısında bulunuyorum. İşte Asiye yavrumuzun başına gelen hadise. Beyaz Türkler, hayvanlarınıza sahip çıkın. Bu yavrumuz şu anda hamdolsun emin ellerde. Biliyorsunuz dün gece ambulans uçakla aldırdık ve Antalya Üniversitesine götürdük. Şu anda Antalya Üniversitesinde bu operasyonlarda Türkiye’nin bir numarası, dünyanın saygın hocası Profesör Doktor Ömer Özkan Bey’e teslim ettik, kendisiyle de görüştük. İnşallah yapılacak operasyonlarla yavrumuzu, sağlığına kavuştururuz.”

Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin maddi imkânı sınırlı vatandaşlara su indirimi, üniversite öğrencilerine toplu ulaşım desteği, anne adaylarına süt yardımı çalışmaları yaptığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediyenin toplam yatırım tutarı 478 milyon lira olan eser ve hizmetlerin hayırlı olması dileğinde bulundu.

Şahinbey Belediyesinin Gaziantep’e yakışır bir eser olan kongre ve sanat merkezini kentin hizmetine sunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yine kendisinin yaptığı Yeşilvadi Millet Bahçesi’nin önündeki 12 kilometrelik 50 metre genişliğindeki Yeşilvadi Bulvarı’nı tamamladık. Mavikent Projesi’nin bin 245 konuttan oluşan yeni etabının, Serinevler’de 210 konutun, Yamaçtepe’de 150 konutun inşasını bitirdik. Ayrıca Bulvarı, Akkent Spor Köyü, Galericiler Sitesi, Tekstilkent Katlı Otoparkı, Yeşilvadi Polis Amirliği, Mavikent Pazar Yeri ile çok sayıda sosyal tesis, park, cami, restorasyon projesi yine Şahinbey Belediyemizce tamamlandı. Türkiye’nin kaynak üretme ve bütçesini iyi kullanma konusundaki örnek kurumu Şahinbey’in toplam yatırım tutarı 1 milyar 193 milyon lira olan bu eserinin de şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Böylece Gaziantep’e bakanlıklarımız, kurumlarımız, belediyelerimiz vasıtasıyla kazandırdığımız 5 milyar 92 milyon liralık yatırımların resmî açılışlarını gerçekleştirmiş olduk. Bu yatırımların şehrimize kazandırılmasında emeği herkesi ayrı ayrı tebrik ediyorum.”

“KURUN SEVİYESİNİ ŞARTLAR, İHTİYAÇLAR, İMKÂNLAR BELİRLER”

İmam Şafii’ye “Fitne zamanında doğru olanı, hak yolunda olanı, hakkı tutanları nasıl anlarız?” diye sorulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İmam Şafii şöyle cevap vermiş: ‘Düşmanın oklarını takip edin. O oklar sizi hak yolunun ehline götürecektir’ demiş. Yeminli Türkiye düşmanlarından, terör örgütlerine ve küresel tetikçilere kadar herkes bu ülkede kime saldırıyorsa sizlerin yanında olacağınız kişi de odur. Bugün bizlere, AK Parti’li kadrolara, Cumhur İttifakı’na saldıranlara dikkatlice bakıldığında bu çevrelerin aynı zamanda ülkemizin ve milletimizin düşmanı olduklarını görürsünüz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin diline, gönlüne, aklına, menfaatine göre konuştuklarını, işi ise ona göre yaptıklarını vurgulayarak, “Karşımızdakilerin düşmanın dili ve aklıyla hareket etmesi, onlar adına bize ok atması, kılıç sallaması herhâlde ülkeye ve millete muhabbetlerinden kaynaklanmıyor. Onların gözü de başka yere bakar, kalbi de başka yer için atar, hesapları da başkaları için kuruludur. Bunun son örneğini döviz kurlarında bir süredir yaşanan dalgalanma nedeniyle bir kez daha gördük” ifadelerini kullandı.

Kurun serbest piyasa ekonomisiyle uyumlu olmayan dengesiz dalgalanışının 84 milyonun her birinin hayatını olumsuz yönde etkilediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim meselemiz döviz kurunun şu veya bu rakamı değildir. Kurun seviyesini şartlar, ihtiyaçlar, imkânlar belirler. Unutmayın, atalarımızın güzel bir lafı var: ‘Dere yatağında akar’ Bay Kemal bunları bilmez. Ben ekonomistim, benim işim bu. Kırk yıl siyasette bu türlerle uğraştık” dedi.

“BU SÜREÇ BOYUNCA BİZ HEP ÇALIŞTIK, HAZIRLIK YAPTIK, TEDBİR GELİŞTİRDİK”

Türkiye’nin gerçekleriyle, ekonominin işleyişiyle, milletin menfaatleriyle ilgisi bulunmayan spekülatif bir dalgayla Türkiye’nin boğulmaya çalışıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kur spekülasyonu denilen bir olayla karşı karşıya kaldık ve bunu ne yaptık, bir saatte atıverdik. İnsanları paniğe sürükleyerek bu dalgayı sürekli büyütmek için ortada dolaşan siyasetçi kılıklı muhterisleri, akademisyen ve gazeteci kılıklı tetikçileri ibretle seyrettik. Akla, mantığa, izana, vicdana, ahlaka sığmayan ne senaryoların ortada dolaştırıldığını ne sinsi hesapların yapıldığını ne karanlık hayallerin kurulduğunu hep birlikte gördük mü? Hep birlikte bunu yaşadık mı? Ülkesinin ve milletinin felaketi pahasına iktidar peşinde olanların sureti haktan görünerek nasıl keyifle seslerini yükselttiklerine şahitlik ettik. Bu süreç boyunca biz hep çalıştık, hazırlık yaptık, tedbir geliştirdik ve iş zıvanadan çıkınca yeni paketimizi kamuoyuyla paylaştık. Hâlbuki ortada bu sert iniş çıkışları gerektirecek hiçbir şey yoktu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarihinin en yüksek üretimine, istihdamına, ihracatına ulaştığını kaydederek, “Küresel finans krizine rağmen uluslararası yatırımcılar, son dönemin en yoğun ilgisiyle ülkemize akın ediyordu. Kendi sanayicilerimiz sürekli kapasite büyütüyor, yeni fabrikalar inşa ediyor, yeni eleman arıyorlardı. Lojistik sektörümüz tarihimizin en canlı ve en karlı dönemini yaşıyordu. Turizmde öngörülerin ötesinde turist sayısını ve gelir rakamını yakaladığımız bir sezon geçiriyorduk. Hizmetler sektörü, salgından sonraki en hareketli dönemin tadını çıkartıyordu. Buna rağmen dışarıdan ve içeriden birileri dedikoduyla, yalanla, iftirayla ülkemizi içinde olduğu gelişme ikliminden çıkartıp kriz iklimine sokmak için ısrarla, canla, başla çalıştı” değerlendirmesinde bulundu.

Eski Türkiye güzellemeleriyle Türkiye’nin 20 yıllık kazanımlarını yok etmeyi hedefleyenlerin “Hemen seçim” çağrılarıyla ortaya döküldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bay Kemal, Meral Hanım, boşuna uğraşmayın, seçim Haziran 2023’te yapılacak. Öne gelmesi diye bir şey söz konusu değil” açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin hukuk devleti olarak gereğini yerine getirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu süreçte ülkemizin yaşadığı sıkıntılar karşısında ‘Faizleri artırın, bundan başka çözüm yok’ diyenler, bu Bay Kemal ne diyordu? ‘Faizi sıfırlayın’, biz de her türlü desteği verelim. Bay Kemal, sen bu aklı kendine sakla. Dün öyle dedin, bu defa kalktın, farklı konuşmaya başladın. Çünkü hiçbirinin de ülkenin ve milletin meselelerini çözmek gibi bir derdi yok. Yaşananlar aslında bunların ne kadar sığ, ne kadar boş, ne kadar kifayetsiz, ne kadar hazırlıksız olduklarını bir kez daha ortaya çıkardı. Bunlara değil ülke yönetimini vermek, önlerine üç keçi emanet katıp Islahiye veya Nurdağı yaylalarına salsanız akşama hepsini de kaybetmiş olarak geri dönerler. Allah göstermesin, bu kifayetsiz muhterislere ne ekonomi ne dış politika ne güvenlik ne de ülkenin başka direksiyonu teslim edilir. Bunlar daha yönettikleri belediyelerde yolları yapmayı, çöpleri toplamayı, otobüsleri doğru dürüst çalıştırmayı bile beceremiyorlar. Ülke bunların eline kalsa güvenliği terör örgütlerine, ekonomiyi IMF’ye, dış politikayı mandacılara, sosyal politikacıları tacizcilere, istihdamı tecavüzcülere bırakıp aralarındaki kavgadan fırsat bulurlarsa kendileri de çilingir sofralarında keyif çatarlar.”

“TÜRKİYE’Yİ DÜNYANIN EN BÜYÜK 10 EKONOMİSİNDEN BİRİ HÂLİNE GETİRME HEDEFİMİZE HİÇ OLMADIĞIMIZ KADAR YAKINIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tek dertlerinin, ülkeyi yatırımla, istihdamla, üretimle, ihracatla ve cari fazlayla büyütmeye devam edip bir an önce hedeflerine ulaşmak olduğunu belirterek, “Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri hâline getirme hedefimize hiç olmadığımız kadar yakınız. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle 2023’e kalmadan bu işi bitirmiş olacağız. Bizi en iyi yıllık 10 milyar doların üstünde ihracatı olan, aylık 1 milyar dolar ihracat sınırına dayanan, orta ve yüksek teknolojili ürünlerin üretimine giderek, daha çok yoğunlaşan Gaziantep anlar. Gaziantep’in her mücadelemizde olduğu gibi bu süreçte de en güçlü şekilde yanımızda olacağından şüphem yok” diye konuştu.

“Öyle bir ses verin ki duymayan kulak duysun, nasırlaşmış yürekler titresin” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcılara seslenerek, “Gaziantep, büyük ve güçlü Türkiye için 2023’te bir kez daha bizimle olmaya var mısın? Gaziantep, ülkemizin 20 yıllık kalkınma mücadelesini zirveye çıkarmaya var mısın? Gaziantep, devleti ve milletiyle bu ülkeyi yeniden bölgesinde ve dünyada liderliğe taşımaya var mısın? Rabbim şu coşkuyla yükselen sesler, kalpten edilen dualar, akıtılan gözyaşları, yeşeren umutlar hürmetine bu ülkeyi ve bu milleti esirgesin, feraha eriştirsin, hedefleriyle buluştursun. Rabbim hepinizden razı olsun” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük ve güçlü Türkiye’nin altyapısını 81 vilayetimizin her birini kapsayacak şekilde kurduk. Gaziantep, potansiyeli ve çalışkanlığıyla bu kalkınma hamlesinden en çok istifade eden illerimizin başında geliyor” dedi.

“ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMLERDE ŞEHRİMİZİ DAHA BÜYÜK HİZMETLERLE BULUŞTURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Gaziantep’e son 19 yılda 45 milyar lira yatırım yapıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İkinci devlet üniversitesi olarak Gaziantep Bilim ve Teknoloji Üniversitesini kurduk. Gençlik ve sporda, 10 bin kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları kazandırdık, toplam 38 spor tesisi yaptık. Sosyal yardımlarda toplam 7,5 milyar lira tutarında destek sağladık. Sağlıkta toplam 96 sağlık tesisi inşa ettik. Ayrıca bin 875 yataklı şehir hastanemizin inşası sürüyor. Çevre ve şehircilikte TOKİ kanalıyla Gaziantep’te 26 bin 237 konut projesini hayata geçirdik. Bu konutların 20 bin 531 adetini tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Kalan 5 bin 706 konutun yapımı devam ediyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şehrimize söz verdiğimiz altı millet bahçesinden dördünü bitirip Gaziantepli kardeşlerimizin hizmetine sunduk. Eski stadyum yerine yaptığımız millet bahçemizin inşası hızla sürüyor. Mevcut stadyumu da biliyorsunuz yine biz yaptık. Kalan iki millet bahçemizi en kısa sürede şehrimize kazandıracağız. Ulaştırmada, 116 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğuna 314 kilometre ilave yaparak toplamda 430 kilometreye çıkardık. Yapımı süren Gaziantep, Nizip, Birecik Diyarbakır hududu yolunu, Perilikaya Köprülü Kavşağı’nı, Hasan Kalyoncu Kavşağı’nı, Gaziantep Çevre Yolu üzerindeki Gaziantep Şehir Hastanesi Kavşağı’nı seneye bitiriyoruz. Nizip-Karkamış yolunu, Islahiye-Hassa-Kırıkhan yolunu ve Gaziantep Kilis ayrımı Oğuzeli-Karkamış yolunu 2023’te tamamlıyoruz. Kahramanmaraş-Narlı-Gaziantep yolunu, Osmaniye-Nurdağı yolunu ve Nurdağı-Musabeyli (Kilis-Akbez) ayrımı yolunu ise 2024 yılında hizmete açıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Hattı’nı hayata geçiriyoruz. Sözleşmesi geçtiğimiz yıl yapılan bu hattın kredi görüşmeleri biter bitmez inşasına başlanıyor. Gaziray’ın proje genelindeki toplam fiziki ilerlemesi yüzde 77 seviyesinde. Önümüzdeki yıl Gaziray’ı da işletmeye açmayı planlıyoruz. Bugüne kadar Gaziantep’te altı baraj, üç gölet inşa ettik. Islahiye-Yesemek Barajı ile Şahinbey Burç Çamlık Göleti’nin inşaatları sürüyor. Son 19 yılda yaptığımız sulama tesisleriyle şehrimizdeki 204 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. İnşaat safhasında yer alan sekiz sulama tesisiyle Gaziantep’te toplam 301 bin dekar araziyi daha suyla buluşturuyoruz. Gaziantepli çiftçilerimize toplam 3 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik. Sanayicinin ileride ihtiyaç duyacağı suyun temini için Fırat’tan buraya su getireceğiz. Merkez ile birlikte dokuz ilçemize doğal gaz arzı sağladık. İnşallah önümüzdeki dönemlerde şehrimizi daha büyük hizmetlerle buluşturmaya devam edeceğiz. Bu duygularla bir kez daha açılışını yaptığımız eser ve hizmetlerin Gaziantep’e hayırlı olmasını diliyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum. Sevginiz, coşkunuz, muhabbetiniz için sizlere şükranlarımı sunuyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan tesislerde bulunanlarla canlı bağlantı yaptı. Gaziantep Havalimanı Yeni Terminal Binası’nın açılışını, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Yunus Emre Cemevi’nin açılışını TBMM İdare Amiri, AK Parti Gaziantep Milletvekili Ali Şahin yaptı. Gaziantep Üniversitesi Böbrek Nakil Merkezi ve Çocuk Hastanesi, AK Parti Gaziantep Milletvekili Derya Bakbak ve Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arif Özaydın tarafından açıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sanko Camii’nin temel atma töreni için yapılan canlı bağlantıda, Sanko Holding Onursal Başkanı Abdülkadir Konukoğlu’na caminin ne zaman tamamlanacağını sordu. “En kısa zamanda” cevabını alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, caminin 2023’e girerken bitirilmesi sözü istedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Konukoğlu’nun “İnşllah Sayın Cumhurbaşkanım” sözlerine “İnşallah yemindir” karşılığını verdi.

Toplu açılış töreninin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca Eğitim ve Sanat Merkezi’nin açılışını yaptı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, İŞÇİLERLE AKŞAM YEMEĞİNDE BİR ARAYA GELDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep programı kapsamında Erdem Soft Tekstil Fabrikası’nda işçilerle akşam yemeğinde bir araya geldi.

Programda yaptığı konuşmaya tüm katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep ziyareti vesilesiyle Türkiye’nin önde gelen üretim merkezlerinden organize sanayi bölgesinde katılımcılarla birlikte olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl, Muhammedsiz muhabbetten ne hâsıl” ifadesini aktararak, “Onun için bu sofralar birer muhabbet sofrasıdır ama bizim muhabbet sofralarımızda sevgililer sevgilisi peygamberimiz vardır. Türkiye’yi yatırımla inşallah istihdamla üretimle ihracatla ve cari fazlayla büyütme hedefimizin ete kemiğe büründüğü yer işte burasıdır” diye konuştu.

Tarihin, medeniyetin, kültürün ve kardeşliğin şehri Gaziantep’in aynı zamanda üretimin ve emeğin şehri olarak da Türkiye’de, bölgesinde ve dünyada örnek gösterilen bir il hâline geldiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi Ercan Bey’le onu konuşuyorduk, güzel bir tespit ki ben onu zaten biliyorum, o da şu; ‘Biz işçi arıyoruz, bulamıyoruz’ diyor. Ama ne diyor birileri? ‘İş yok’ Nankör, nankör bunlar. Yan gelip yatarak para kazanmak istiyorlar. İşte bak buyurun, Ercan Bey diyor ki ‘Ben eleman arıyorum bulamıyorum’ Eskişehir’deydik geçenlerde orada da aynı şeyi söylediler; ‘Eleman arıyoruz, bulamıyoruz’ İş arayana ekmek var, aş arayana ekmek var ama yan gelip yatarak parayı istersen kusura bakma o yok” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi kendi kısır dünyalarından ibaret sananları Gaziantep’e getirerek organize sanayi bölgesinde gezdirmek gerektiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Şu anda beş tane bizim organize sanayi bölgemiz var. Şimdi altıncısının adımları atılacak. Bu ne demek? Türkiye yerinde duramıyor, Türkiye sıçrıyor, Türkiye gidiyor. Kusura bakmayın ana muhalefetin, yavru muhalefetin başındakiler, bunların hiçbirisi Türkiye’de ne olduğunun ne bittiğinin farkında değiller. Düşünün şu anda sadece Gaziantep 12 milyar dolar ihracat yapar hâle geldi. Bu ne demek? Demek ki çalışan, üreten, ihracatta damardan evelallah giren bir ülkeyiz. Burada büyük ve güçlü Türkiye’nin ayak izlerini görerek belki ufuklarını genişletir, vizyonlarını da derinleştirirler. Her ne kadar bunların öyle bir derdi olmadığını bilsek de yine de şuradaki güzel görüntüyü herkesle paylaşma heyecanımızı ifade etmeden duramıyoruz.”

“ASGARİ ÜCRET ZAMMIYLA ÇALIŞANLARIMIZIN ALIM GÜCÜNÜ YÜKSELTEREK İNSANIMIZI FİYAT ARTIŞLARINA KARŞI KORUMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Gaziantep’in ayda 1 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşmak üzere olduğunu gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Sadece içinde bulunduğumuz şu fabrikanın sahibi olan firmamız son iki yılda 18 milyon dolarlık bina, 20 milyon dolarlık makine yatırımı yaparak aylık 7 bin 500 ton üretim kapasitesine ulaşmıştır. Herhâlde aldığım bilgiler doğru değil mi? Önümüzdeki yıl yapılacak 25 milyon dolarlık ilave makine yatırımıyla fabrikamızın hâlen 900 olan çalışan sayısı bin 500’e çıkacaktır. Bu yılı 1 milyar 240 milyon liralık ciro ve 40 milyon dolarlık ihracatla kapatmak üzere olan Erdem Soft, bu firmamızı ben tebrik ediyorum, şahsım, milletim adına tebrik ediyorum.”

Organize sanayi bölgesinde aynı azim, heyecan ve gayretle çalışan bin 140 fabrikanın sahibi olan müteşebbisleri ve işçileri kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sanayicilerimizi, müteşebbislerimizi, iş insanlarımızı daha çok istihdam sağlamaları, daha çok inşallah üretmeleri için ben milletim adına tebrik ediyorum ve imkânlarımızla da teşvik ediyoruz. Nitekim kabına sığmayan Gaziantep, Organize Sanayi Bölgesinin altıncı etabını kurmak için kollarını sıvamıştır. İnşallah yakında bu etap da faaliyete geçtiğinde organize sanayi bölgesindeki fabrika sayımız 2 bini bulacaktır. Bu ne demek biliyor musunuz? Ey Türkiye uyan, bak biz Gaziantep olarak nasıl Kurtuluş Savaşı’nda bir mücadele verdiysek ekonomide de aynı mücadeleyi veriyoruz.”

Bu konudaki gayretlerini bildiği Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Cengiz Şimşek’e de teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçileri de alın terlerinin hakkını verecek ücret politikasıyla desteklediklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, asgari ücreti yüzde 50 artırarak en düşük 4 bin 250 lira seviyesine çıkardıklarını, çalışanın evli ve çocuklu olmasına göre bu rakamın daha da yükseldiğini hatırlatarak şunları kaydetti: “Birileri yeni asgari ücret rakamını kurdaki dalgalanmanın zirveye çıktığı günlerde yaptıkları hesapla küçümsemeye kalkmıştı. Şimdi kur düştü ama aynı kişilerin bu hesabı tekrar yaptıklarını görmedik, duymadık çünkü hesaplar tutmadı. Ya benim Türk liram varken ne işin var senin hâlen yok dolardı, yok avroydu. Türk lirası, Türk lirası alışacaksınız buna. Bu işi rahmetli Özal da yapmıştı, o Türk lirasının onurunu kurtarmıştı, şimdi aynı şeyi biz yapıyoruz. Tabii biz muhalefetin yaptığı bu şeyleri çok da önemsemiyoruz. Bizim baktığımız tek yer milletimizin ne istediğidir, ne beklediğidir, emekçilerimizin hakkının, hukukunun korunmasıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Küresel enerji ve gıda fiyatlarında yaşanan anormal artışları kendi vatandaşlarımıza en az düzeyde yansıtmak için sessiz sedasız bir şekilde yükün önemli bir kısmını kamunun üstlenmesini sağladık. Özellikle şu kış kıyamette vatandaşımızın doğal gazı ve elektriği uygun fiyata kullanması için gerçekten çok büyük fedakârlık yapıyoruz. Asgari ücret zammıyla da çalışanlarımızın alım gücünü yükselterek insanımızı fiyat artışlarına karşı korumaya çalışıyoruz. Aynı şekilde çalışanlarımızın tamamının asgari ücret kadar ki kazançlarını gelir ve damga vergilerinden muaf tutarak işverenlerimizi de rahatlattık. Böylece asgari ücretteki artışın vergi yükünün önemli bir kısmını işverenlerimizin üzerinden alarak istihdamda herhangi bir olumsuzluk yaşanmasını engellediğimize inanıyorum.”

​​Cumhurbaşkanı Erdoğan, organizasyonda emeği geçen yöneticilere, firma sahiplerine ve işçilere teşekkür ederek, “Cumhurbaşkanınız olarak doğrusu ben alın teriyle şu anda karşımda olan siz kardeşlerimi Allah için seviyorum. Rabbim bu sevginizi, bu muhabbetinizi, bizim de muhabbetimizi daim kılsın. Birbirimizi Allah için sevmeyi hiçbir zaman eksik etmeyelim ve bu yolda da ki bu bir muhabbet yoludur yolculuğumuzu daim kılsın. Rabbimden hepinize bol kazançlı, sağlıklı, huzurlu günler diliyorum” dedi.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

Avatar

Yazar

on

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.

“Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da ebedî azaptan kurtuluş olan bir ramazan ayını daha geride bırakarak hep birlikte bayrama vasıl olduk” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bayramın ülkemiz, milletimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için barışa, huzura ve esenliğe vesile olmasını diliyorum. Bizleri sevdiklerimizle beraber, sağlık ve afiyet içerisinde bir bayrama daha kavuşturduğu için Rabbime hamdediyorum. 11 ayın sultanı olan Ramazan-ı Şerif’i Gazze’nin yanı sıra gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde yaşanan acılar ve zulümler sebebiyle buruk karşıladık, buruk geçirdik.”

“BU ZOR GÜNLERİNDE FİLİSTİN HALKININ YANINDA OLDUĞUMUZU GÖSTERDİK”

“Gazze, 7 Ekim’den beri sadece bizim değil, tüm insanlığın kalbinde, tüm insanlığın vicdanında kanayan bir yara oldu” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşta bile dokunulmaması gereken hastanelerin, okulların, kiliselerin, camilerin bilerek bombalandığı bir vahşet sahnesiyle karşı karşıya kalındığını dile getirdi.

İsrail’in saldırıları sonucu 33 bin Filistinli şehit düşerken, 75 binden fazla Filistinlinin de yaralandığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar niyaz ediyoruz. Türkiye olarak bugüne kadar bölgeye sevk ettiğimiz toplam 45 bin tonu aşan yardım malzemesiyle, bu zor günlerinde Filistin halkının yanında olduğumuzu gösterdik. İnşallah bundan sonra da Gazze’de akan kan duruncaya ve Filistinli kardeşlerimiz, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan özgür Filistin devletine kavuşuncaya kadar desteğimizi sürdüreceğiz” dedi.

“ASRIN FELAKETİNİN YARALARINI ASRIN BİRLİKTELİĞİNİ SERGİLEYEREK HIZLA SARIYORUZ”

Dış siyasette bu adımları atarken, gündemin ilk sırasında yer alan deprem bölgesini asla ihmal etmediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Asrın felaketinin yaralarını asrın birlikteliğini sergileyerek hızla sarıyoruz. Şimdiye kadar 80 bine yakın afet konutunu ve köy evini tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut inşa etmek suretiyle yıl sonunda bu sayıyı 200 bine ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu süreçte ayrıca riskli yapı stoku yüksek şehirlerimizin depreme karşı daha dayanıklı hâle getirilmesi için de çalışıyoruz.”

PKK’dan FETÖ ve DEAŞ’a vatanın birliğine, insanların huzuruna kasteden terör örgütlerine nefes aldırmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör bataklığını kaynağında kurutma stratejimizi kararlılıkla uyguluyoruz” diye ekledi.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZU HAYATA GEÇİRİNCEYE KADAR BİZE DURMAK YOK”

Ekonomi cephesinde hayat pahalılığı ve enflasyonla mücadelenin en hassas oldukları konu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tüm dünyayla birlikte millet olarak bizim de canımızı yakan bu meseleyi, Allah’ın izniyle, çözmekte kararlıyız. Uyguladığımız ekonomi programının olumlu etkilerini yılın ikinci yarısından itibaren daha net bir şekilde görebileceğiz. 31 Mart seçimlerinin suhuletle tamamlanmasıyla ortaya çıkan 4 yıllık seçimsiz dönemi, bu hedeflerimizi gerçekleştirmek için kullanacağız.”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirinceye kadar bize durmak, dinlenmek, soluklanmak yok” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajını şu sözlerle tamamladı: “Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu vesileyle bir kez daha 31 Mart seçimlerinde sandığa giderek iradesine sahip çıkan tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. Rekabet seviyesi çok yüksek bir seçimden yeni çıkmış aziz milletimizden, bayramın manevi iklimini kırgınlıkları gidermek için fırsata çevirmelerini özellikle istirham ediyorum. Bayram ziyareti veya tatil amacıyla yollara çıkan tüm vatandaşlarımdan, trafik kurallarına riayet etmelerini bekliyorum. Rabbimden Ramazan Bayramı’nın gönüllerimize huzur, ülkemize esenlik, dünyamıza ve mazlum coğrafyalara barış getirmesini diliyor, sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum. Bayramınız mübarek olsun.”

OKUMAYA DEVAM EDİN

Dünya

Enerjide Dışa Bağımlılığı Bitirdiğimizde Türkiye Daha Güçlü Olacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak

Avatar

Yazar

on

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak’ta -360 kotta maden ocağında işçilerle orucunu açtı. Maden işçilerine seslenen Bakan Bayraktar, “Önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı. Enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye, çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Bakan Bayraktar, Zonguldak’taki TTK Karadon Müessesesi Gelik İşletme Müdürlüğü’nde maden işçileriyle iftar sofrasında bir araya geldi. -360 kotta madencilerle orucunu açan Bakan Bayraktar, maden işçilerinin Türkiye için çok kıymetli işlere imza attığını vurguladı.

Enerjide Dışa Bağımlılık

Bakan Bayraktar, enerjide dışa bağımlılığımızı sona erdirmenin önemine işaret ederek

“Onun için yerli kaynaklarımız, kendi kaynaklarımız, kömürden yenilenebilir kaynaklara kadar bunları mutlaka ekonomiye katmamız lazım.” dedi.

İş Sağlığı ve Güvenliği

Madenciliğimizi geliştirirken iş sağlığı ve güvenliğinin her şeyden önce geldiğini kaydeden Bayraktar, “Sizlerden bir kez daha rica ediyorum. Yaptığımız iş çok stratejik bir iş, ülkemiz için çok değerli bir iş. Ama bunu yaparken öncelik sizin sağlık ve güvenliğiniz. Bundan hiçbir şekilde taviz vermeden çalışmanızı sizlerden istiyorum. Bu bizim birinci önceliğimizdir.” diye konuştu.

4 Yıllık Süreç Var

Bayraktar, ekonomik sıkıntıların üstesinden gelmenin yolunun ülke kaynaklarını azami şekilde ekonomiye katmak olduğunu vurgulayarak “Biz istiyoruz ki daha çok üretelim, ülkemizin ekonomisine daha çok katkı sağlayalım. Sizlerin şartlarını, istihdam imkanlarını arttıralım. Şimdi önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı, bizler ve sizler için. Ülkemizdeki enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Anlamlı Hediye

İftarın ardından 6 Şubat depreminde bölgede görev alan ve birçok vatandaşı kurtaran madenciler, sarı bir bareti tek tek imzalayarak Bakan Bayraktar’a hediye etti.

OKUMAYA DEVAM EDİN

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her açıdan daha huzurlu, daha aydınlık, daha müreffeh bir geleceği inşa etmenin çabasındayız”

Avatar

Yazar

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Güçlenen, Türkiye’ye Güç Veren Kadınlar Programı’nda yaptığı konuşmada, “Geçmişte yaşadıklarımızdan ders alarak her açıdan daha huzurlu, daha aydınlık, daha müreffeh bir geleceği inşa etmenin çabasındayız. Türkiye Yüzyılı’nın hazırlıklarını ‘Güçlü kadın, güçlü aile, güçlü Türkiye’ ekseninde yürütüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Türkiye ile Güçlenen, Türkiye’ye Güç Veren Kadınlar Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” vesilesiyle bu programda olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu söyledi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ile ekibine ve programa katkı veren herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin ve tüm dünya kadınlarının ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ediyor, 8 Mart’ın barışa, dostluğa, kardeşliğe, dayanışmaya vesile olmasını diliyorum. Bu anlamlı gün münasebetiyle Filistin ve Gazze’nin yüreği yaralı kadınları başta olmak üzere gönül coğrafyamızın dört bir yanındaki onurlu ve kahraman kadınlara en kalbi selam ve muhabbetlerimi gönderiyorum. Buradan dünyanın tüm emekçi kadınlarını, mazlum kadınlarını, mağdur kadınlarını yürekten selamlıyorum. Vatanımız, bayrağımız, bağımsızlığımız için canlarını ortaya koyan ülkemizin tüm yiğit kadınlarını rahmetle yâd ediyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlerin her biri birer metanet abidesi olan anne ve babalarına, geride boynu bükük, gözü yaşlı, kalbi mahzun bıraktıkları eşlerine ve öksüzlerine Mevla’dan sabırlar dilediğini ifade etti.

Ülkedeki 81 vilayetin tamamında 922 ilçenin her birinde anne, eş, kardeş ve evlat olarak hayata anlam katan kadınlara özellikle şükranlarını sunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yine 8 Mart vesilesiyle vatana, millete, ümmete ve tüm insanlığa hayırlı evlatlar yetiştirebilmek için ömürlerini harcayan, elleri öpülesi annelerimize özellikle teşekkürlerimi ifade ediyorum. Kendi merhum anneciğim başta olmak üzere vefat eden annelerin hepsine Allah’tan rahmet, hayatta olanlara sağlıklı, hayırlı ömürler niyaz ediyorum. Son olarak eşimin ve sevgili kızlarımın da 8 Mart Kadınlar Günü’nü gönülden tebrik ediyor, bu anlamlı günün tüm kadınlar için hayırlı olmasını, hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

“YILIN KALAN 364 GÜNÜ DE KADINLARIN GÜNÜDÜR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 22 gün sonra seçimin gerçekleştirileceğini, sandıklara gidileceğini, belediye başkanlığından meclis üyeliklerine ve muhtarlıklara kadar her kademede kadın adayların seçimlere yoğun ilgi gösterdiğini gördüklerini belirtti.

Siyasete kadın elinin değmesini daima desteklemiş, siyasi hayatı boyunca kadınlarla beraber yol yürümüş biri olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ne hazırlanan tüm kadın belediye başkan adaylarını, meclis üyesi adaylarını, muhtar adaylarını selamlıyor, kendilerine şimdiden başarılar diliyorum. Tabii burada bir hususu vurgulamayı özellikle görev addediyorum. Sadece 8 Mart değil, yılın kalan 364 günü de esasen kadınların günüdür, öyle olmalıdır. Kadınların şahsi hayatımızın yanı sıra devletimiz, milletimiz ve insanlığa yaptığı katkılar, yılda sadece bir güne hapsedilemeyecek kadar büyüktür, önemlidir, kıymetlidir. Bizim nazarımızda, 8 Mart’ı diğer günlerden ayıran yegâne husus, hayatı paylaştığımız kadınlara olan minnettarlığımızı, şu an olduğu gibi çeşitli programlarla ifade etmemize vesile olmasıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8 Mart’ı aracı kılarak, devletin kadınlara yönelik politikalarını gözden geçirdiklerini, nerede bir eksik, nerede bir sorun tespit ederlerse onu gidermeye çalıştıklarını söyledi.

Kendilerini bugüne kadar asla sloganlara hapsetmediklerini, kadın politikalarında her zaman en idealin, en iyinin, ülke, millet ve kadınlar için en hayırlı olanın peşinden koştuklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla kadınlarla buluşmalarında şiddetin önlenmesinden kadının güçlendirilmesine, istihdamdan hak ve özgürlüklere kadar geniş bir yelpazede yeni projeler, programlar, stratejik belgeleri açıkladıklarını belirtti.

“AMACIMIZ SIRASIYLA KADINI, AİLEYİ VE ÜLKEMİZİ GÜÇLENDİRMEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınların insan onuruna yakışan bir hayat sürmeleri, her alanda daha aktif rol almaları, hak, fırsat ve imkânlardan adil bir şekilde faydalanmaları için ne gerekiyorsa yaptıklarını ve yapacaklarını vurgulayarak, destek mekanizmalarıyla reform paketleriyle yenilikçi uygulamalarla kadının ekonomik ve sosyal statüsünü güçlendirmeye gayret ettiklerini dile getirdi.

Bunun en son örneğinin, Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2024-2028 yılları arasını kapsayan Strateji Belgemiz, 5 ana sütun üzerinde yükselmektedir. Aile Bakanı’mızın şahsında 5 temel amaç, 20 strateji, 83 faaliyetten oluşan bu belgenin hazırlanmasında emeği geçenleri tebrik ediyorum. Kamu kurumlarımızın yanı sıra özel sektörümüzün, iş dünyamızın ve sivil toplum kuruluşlarımızın da belgenin layıkıyla hayata geçirilmesi için üzerlerine düşen görevleri yapacaklarına inanıyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet’in ilk asrını tamamlayıp Türkiye Yüzyılı vizyonuyla ikinci asrına yelken açtıklarını anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçmişte yaşadıklarımızdan ders alarak her açıdan daha huzurlu, daha aydınlık, daha müreffeh bir geleceği inşa etmenin çabasındayız. Türkiye Yüzyılı’nın hazırlıklarını ‘Güçlü kadın, güçlü aile, güçlü Türkiye’ ekseninde yürütüyoruz. Amacımız sırasıyla kadını, aileyi ve ülkemizi güçlendirmektir. Burada bir hususu özellikle ifade etmek isterim; biliyorsunuz bizim inancımızda ve kültürümüzde aile toplumun temel direğidir. Yeryüzüne indirilen ilk insanlar olan Hazreti Adem aleyhissalatü vesselam ve Hazreti Havva validemiz aynı zamanda ilk ailedir. Hazreti Adem ve Hazreti Havva ile başlayan aile kurumu tarih boyunca insanı insan yapan değerlerin yaşatılmasına, yeni nesillere aktarılmasına imkan sağlamıştır.”

“GÜÇLÜ AİLE SADECE MİLLET VE DEVLET OLARAK BEKAMIZIN DEĞİL, AYNI ZAMANDA GELECEĞİMİZİN DE GARANTİSİDİR”

Ailenin, bireyleri ayakta tuttuğunu, toplumu yozlaşmalara karşı koruduğunu, iyi, güzel ve doğru olanın yaşayarak öğretilmesini temin ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile kavramıyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Şurası tartışmasız bir gerçektir ki aile ne kadar güçlüyse bireyler ve toplum da o derece güçlü, muhkem ve diri olmuştur. Aynı şekilde ailenin zayıfladığı, aile kurumunun yara aldığı dönemlerde kadın, erkek, çocuk fark etmeksizin tüm bireyler de kötüye gitmiş, toplum kan kaybetmiş, zafiyet yaşamıştır. Bu bakımdan, güçlü aile sadece millet ve devlet olarak bekamızın değil, aynı zamanda geleceğimizin de garantisidir. Güçlü ailenin ilk ve en önemli şartı ise hiç şüphesiz güçlü kadındır. Hâl böyleyken aile ile kadını ayıran, kadını ailenin karşısına yerleştiren, kadın ve aile arasında duvarlar ören her türlü yaklaşımı reddediyoruz. Farklı ambalajlar içinde toplumumuza sunulan bu tür bakış açılarını sadece milletimizin değil tüm insanlığın istikbali adına tehlikeli buluyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de aile kavramına karşı alerjisi olan bir kesimin eskiden beri olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: “Bunlar, modernleşme ve Batılılaşma iddiasıyla aile mefhumuna karşı âdeta savaş ilan etmiş durumdalar. Öyle bozuk bir bakış açısından bahsediyoruz ki Bakanlığımızın adında yer alan ‘aile’ kavramından bile rahatsız oluyorlar. Bunların bir başka özelliği de lafa gelince özgürlüğü, demokrasiyi, insan hak ve hukukunu kimseye bırakmamalarıdır. Ama kendi kalıplarına uymayan herkesi ötekileştirenler de yine bunlardır. Sorsanız, ‘Kadın haklarını savunuyoruz’ derler. Fakat 28 Şubatvari vesayet dönemlerinde kadınların eğitim, çalışma ve siyasi temsil haklarının gasbedilmesine aleni destek verirler. Kadının ve ailenin en büyük düşmanı olan ‘cinsiyetsizleştirme politikaları’na karşı tek bir cümle kurmazlar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı şekilde, kendileriyle aynı ideolojik kabileye mensup bazı kibirli siyasetçilerin başımızın tacı olan ev hanımlarını aşağılaması, ev kadınlarını hor, hakir görmesi karşısında gıklarını dahi çıkarmazlar. Kendi mahallelerindeki kadına yönelik tacizleri, şiddeti, ayrımcılığı, haksız uygulamaları asla gündeme getirmezler. Yani, söz konusu gerçekten kadınların temsil, eğitim, çalışma ve kamusal alanda özgürce var olma hakları olunca bunlar ya yasakçılığın ya da çifte standardın yanında saf tutarlar” dedi.

“TÜRKİYE OLARAK KENDİ DURUŞUMUZU SERGİLİYOR, MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA YÜRÜTÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bahsettiği ikircikli tablonun sadece Türkiye için değil, dünyadaki pek çok kuruluş için de geçerli olduğuna işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Soruyorum sizlere, dünyada ‘kadın hakları’ diye ortalığı ayağa kaldıranların, 7 Ekim’den beri Filistin’de katledilen, çoğu kadın ve çocuk 32 bini aşkın masum için seslerini yükselttiklerini sizler hiç duydunuz mu? İnsanlığın geri kalanına sürekli hak hukuk dersi verenlerin İsrail’in soykırım politikaları karşısında harekete geçtiğini hiç gördünüz mü? Ülkelere basın özgürlüğü karnesi düzenleyenlerin İsrail’in katlettiği 100’ü aşkın gazeteciyle ilgili tepkilerine şahit oldunuz mu? Son raporunda Türkiye’yi eleştiren Avrupa Konseyi’nden ve diğer Avrupa Birliği (AB) kurumlarından bugüne kadar İsrail’e gizli açık destek dışında bir beyan işittiniz mi?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peki, Suriye’den Filistin’e kadar hemen burunlarının dibindeki bölgelerde on binlerce kadın ve çocuğun vahşice katledilmesine tepkisiz kalanları diğer konularda biz nasıl ciddiye alacağız? Filistin halkının soykırıma uğramasına ses çıkarmayanların, bu katliamları görmezden gelenlerin tutarlı, etkili ve tarafsız olabilmesi mümkün mü? Elbette mümkün değil. Suriye’deki, Filistin’deki, Arakan’daki, Türkistan’daki ve diğer İslam beldelerindeki hak ihlalleri karşısında kıllarını dahi kıpırdatmayanların başkalarıyla ilgili beyanları lafügüzaf hükmündedir” diye ekledi.

Türkiye olarak diplomatik girişimlerle yardımlarla kamuoyu oluşturma çabalarıyla kendi duruşlarını sergilediklerini, mücadelelerini kararlılıkla yürüttüklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü biz onlar gibi riyakâr değiliz. İnşallah hiçbir zaman da olmayacağız” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’Yİ TARİHİNİN EN AYDINLIK, EN ÖZGÜRLÜKÇÜ HER AÇIDAN EN GÜÇLÜ GÜNLERİNE BİRLİKTE KAVUŞTURDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim inancımız cenneti anaların ayakları altına sermiştir. Millet olarak tarihimiz, kadınların başarıları ve fedakârlıklarıyla örülmüştür Nene Hatun’dan Nezahat Onbaşı’ya, Şerife Bacı’dan Kara Fatma’ya kadar nice kadın kahramanlarımızın mücadelesini biz nasıl unutabiliriz? Bölücü terör örgütü tarafından şehit edilen Aybüke Yalçın öğretmenin ve daha nice kahramanımızın fedakârlıklarını nasıl yok sayabiliriz? 15 Temmuz gecesi ellerinde bayraklarla tanklara ve darbeci hainlere meydan okuyan kadınların cesaretlerini biz nasıl görmezden geliriz? Son 21 yılda yazılan başarı destanından kadınların emeğini, alın terini, katkısını, çabasını nasıl inkâr edebiliriz?” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şayet ekonomiden eğitime, güvenlikten tarıma, demokrasiden hak ve özgürlüklere varıncaya kadar her alanda ortada göz kamaştıran bir başarı varsa burada en az erkekler kadar kadınların da katkısı ve emeğinin olduğunu vurguladı.

Önlerine çıkartılan engellerden, hayatlarına kast etmeye varan saldırıların üstesinden hep kadınların desteğiyle geldiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Yürek yüreğe, omuz omuza verdik. Türkiye’yi tarihinin en aydınlık, en özgürlükçü her açıdan en güçlü günlerine birlikte kavuşturduk. Her kim, kadın hakları konusunda eski Türkiye’den övgüyle bahsediyorsa biliniz ki sizlerin mücadelesine kara çalıyor demektir. Çünkü hiçbir şey kolay olmadı, kolay elde edilmedi. 28 Şubat’ın karanlığından çıkmak öyle zahmetsiz, çilesiz olmadı. Sizler bugünkü haklarınızı üniversite kapılarında gözyaşı dökerek, sırf kıyafetinizden dolayı işinizden ayrılmak zorunda kalarak baskıya uğrasanız bile hukuk ve demokrasi içinde hareket ederek, gerektiğinde 15 Temmuz gecesi olduğu gibi darbecilere cesaretle meydan okuyarak yani hep mücadele ile elde ettiniz. Ne olursa olsun, yılmadınız. Geri adım atmadınız. Böylece siyasetten akademiye, bürokrasiden iş dünyasına, spordan sanata farklı alanlarda özgürce var oldunuz, başarıdan başarıya koştunuz. Biz de sizlerin bu asil ve zorlu mücadelenize sahip çıktık. Elimizdeki tüm imkânlarla sizlere destek olduk.”

“PEK ÇOK ALANDA TARİHÎ NİTELİKTE ADIMLAR ATTIK”

Kadının statüsünün güçlendirilmesi, kadınların önündeki engellerin kaldırılması, kadınlara iş, eğitim, temsil ve diğer alanlarda destek verilmesi hususlarında neler yapıldığını en iyi kadınların bildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başörtüsüne özgürlük başta olmak üzere kadınlar lehine pozitif ayrımcılık yapılmasını anayasa kuralı hâline getirdik. ŞÖNİM, kadın konuk evi, KADES, elektronik kelepçe gibi uygulamaları hayata geçirdik. Aile içi şiddeti şikâyete tabii olmaktan çıkardık. Daha pek çok alanda tarihî nitelikte adımlar attık. Bu çabalarımız neticesinde de en az bir eğitim düzeyini tamamlama oranı kadınlarda yüzde 70’lerden yüzde 90’lar seviyesine ulaştı” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Karar alma mekanizmalarında kadın temsil oranı 4-5 kat arttı. İstihdamdaki kadın sayısı 6 milyondan 10,5 milyona çıktı. Covid-19 salgını döneminde eşim Emine Erdoğan’ın liderliğinde başlatılan destek paketiyle, kadın girişimcilerimizin yanında olduğumuzu gösterdik. Bu kapsamda Halk Bankamız aracılığıyla son 3 yılda 220 bin kadın girişimcimize 60 milyar lira finansal destekte bulunduk. Daha bunun gibi burada saymaya kalksak nice reformu, hayal dahi edilemeyen atılımları son 21 yılda sizlerle beraber hayata geçirdik.”

“SİYASİ HAYATIMIZIN HİÇBİR SAFHASINDA KİMSENİN HAYAT TARZINA KARIŞMADIK”

Bu süreçlerde bir sürü asılsız ithamla, iftira ile saldırıyla da karşılaştıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, attıkları her adımın itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kadınlar arasındaki ayrımcılığa son veren reformlarımız bile hedef alındı. Bizi itham edenlerin aslında kendilerinin yasakçı ve baskıcı olduğunu, geride bıraktığımız 21 yıllık dönemde defalarca tecrübe ettik. Kadınlar konusunda aleyhimizde yürütülen onca propagandaya rağmen siyasi hayatımızın hiçbir safhasında kimsenin hayat tarzına karışmadık” diye konuştu.

Hem belediye başkanlığı hem de 21 yıllık iktidarlıkları döneminde bu tavırlarının aksine tek bir örnek gösterilemeyeceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün de aynı çevrelerin raf ömrü dolmuş söylemlerle kadınları tekrar korkutmaya çalıştığını üzülerek müşahede ediyoruz. Nefes alamayacaksınız, şu gelecek, bu olacak diyerek tamamı yalan, tamamı hezeyan ürünü ifadelerle güya kadınları kendilerine oy vermeye ikna edebileceklerini sanıyorlar. Aynı korku siyasetine 14-28 Mayıs seçimleri öncesinde de başvurmuşlar ama milletin ve kadınların feraseti karşısında hezimete uğramışlardır. Biz kadınların haklarını kısıtlayıcı hiçbir adım atmadık ama bizi itham edenlerin ellerine güç geçtiğinde kadınlara nasıl hakaret ettiklerini, fiziki saldırıda bulunduklarını hep birlikte gördük, görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınların 31 Mart’ta bir kez daha korku siyasetini ellerinin tersiyle iteceklerine yürekten inandığını ifade ederek, 31 Mart’ta İstanbul başta olmak üzere tüm şehirlerde kadınlardan yine güçlü destek beklediklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödüle layık görülen kadınları kutlayarak Türkiye’ye güç veren kadınlara teşekkürlerini iletti.

OKUMAYA DEVAM EDİN

Dünya

“Ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkarmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık”

Avatar

Yazar

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya mitinginde yaptığı konuşmada, “Ülkemiz; Gezi olaylarından beri süren, 15 Temmuz’la daha da keskinleşen, 2018’den itibaren iyice alenileşen bölgesel ve küresel krizlerle daha da derinleşen sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Hamdolsun, önümüze hangi badire çıkarsa çıksın, ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkarmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık” dedi.

Kütahya mitinginde vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kütahya’nın, Anadolu’nun beylerbeyi olduğunu belirterek, kentin bugün de millî iradeye olan bağlılığıyla Türkiye’nin beylerbeyliğini hak ettiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen mayıs ayındaki seçim sonuçları için Kütahyalılara teşekkür ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gençler, Cumhur İttifakı’na milletvekilliğinde verdiğiniz yüzde 68 ve Cumhurbaşkanlığında şahsıma verdiğiniz yüzde 70 oranındaki destek için sizlere şükranlarımı sunuyorum. Şimdi 31 Mart’ta da aynı oyları vermeye hazır mıyız? Maşallah barekallah. Rabbim tüm Kütahyalı kardeşlerimden razı olsun. Mevla şu muhabbetimizi, şu dayanışmamızı daim eylesin. Şimdi de sizlerden Türkiye Yüzyılı belediyeciliği için, gerçek belediyecilik için destek istiyoruz. Hanımlar, bu konuda en çok size güveniyorum. Her zaman ne diyorum, kale içeriden fethedilir. Yani kaleyi sizler düşüreceksiniz. Şayet hanımlar çok iyi çalışırsa bu iş olur. Biz, kadının iradesinin üstesinden gelemeyeceği hiçbir zorluk tanımıyoruz. Öyleyse buradan, bu meydandan gerçek belediyecilik için söz veriyor musunuz? Gençler, hanımları duyuyorsunuz değil mi? Sizin de onlardan aşağı kalmamanız lazım.”

“ÜLKEMİZİN GÜVENLİĞİNE, İSTİKRARINA GÖZ DİKENLERE FIRSAT VERMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’da 31 Mart seçimleri için adayları Cumhur İttifakı olarak ortak göstermediklerini hatırlatarak, “Eser ve hizmet siyasetinde yarışmak için ayrı adaylarla seçime girdik. Hayırda yarış olarak gördüğümüz bu centilmence rekabetin şehrimiz için en güzel şekilde neticelenmesini diliyorum” dedi.

Hangi partiye mensup olursa olsun Türkiye’nin her bireyinin, her Kütahyalının gönüllerinde ayrı bir yerinin olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Seçimler gelir geçer ama muhabbet baki kalır. Şu hasbilik gök kubbedeki bir hoş seda misali hep devam eder. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi, dirliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin diyorum. Ülkemizin güvenliğine, istikrarına, kazanımlarına, hedeflerine göz dikenlere asla fırsat vermeyeceğiz. Bu millet, tarihine, kültürüne, inancına saldırarak sırtını terör örgütlerine dayayanlara, onlara en güzel dersi sandıklarda verdi. Şimdi beraber yol yürüyerek, hükûmette ve belediyede iktidar hülyalarına kapılanları rüyalarından uyandırmaya var mıyız? Bunu yapacağınıza ben inanıyorum.”

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONU ETRAFINDA KENETLENİP YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyetten aldığı rakamlara göre mitinge 35 bin kişinin katıldığını aktararak, “Tabii sandıklara da bunun yansıması lazım. Kütahya’da hamdolsun böyle bir sıkıntımız inşallah yok” diye konuştu.

Şehirlerin bir kısmında yapılan kirli ittifakları takip ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: “Kiminde listeler geç veriliyor. Aday isimleri sabahtan akşama sürekli değişiyor. Milletimiz de engin ferasetiyle kapalı kapılar ardında çevrilen dolapları, yapılan pazarlıkları, sahnelenen alicengiz oyunlarını çok iyi görüyor. Bugüne kadar olduğu gibi 31 Mart’ta da milletimizle omuz omuza verip, meydanı kirli ittifakların karanlık hesaplarına bırakmayacağız. Türkiye Yüzyılı vizyonu etrafında kenetlenip yolumuza devam edeceğiz. Ben hanımlara güveniyorum. Bu yolculukta Kütahya’nın da desteğini yanımızda göreceğimize yürekten inanıyorum.”

“Şimdi buradan, Millî Mücadele zaferinin ilk işaret fişeğinin atıldığı Kütahya’dan öyle bir ses verin ki, duymayan kalmasın” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Kütahya’yla birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız?” dedi.

Türkiye’nin Gezi olaylarından beri süren 15 Temmuz’da daha da keskinleşen, 2018’den itibaren iyice alenileşen, bölgesel ve küresel krizlerle daha da derinleşen sıkıntılı bir süreçten geçtiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüze hangi badire çıkarsa çıksın ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkarmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık. Bu arada ciddi bedeller de ödedik, ödüyoruz. Millî birliğimize yönelik saldırıları bertaraf ederken yeri geldi darbecilere karşı canımız pahasına direndik yeri geldi sınırlarımıza dayanan teröristlerle boğuştuk. Cudi Dağı’nda onları mağaralara gömdük. Tendürek’te, Bestler Deresi’nde, Gabar’da gömdük ve Türkiye’de kendilerine yer bulamadılar” diye konuştu.

Hayat pahalılığıyla da mücadele edildiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en çok etkilenen kesimlerin başında emeklilerin bulunduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ne kadar emekli maaşlarını bizden önceki dönemlerle kıyas edilemeyecek seviyelere çıkarmış olsak da gönlümüz vatandaşlarımızın hayatlarını daha iyi şartlarda sürdürmesini istiyor” ifadesini kullandı.

“HARCADIĞIMIZ HER KURUŞU, DEVLETİ VE MİLLETİYLE BİRLİKTE ÇALIŞIP KAZANMAK MECBURİYETİNDEYİZ”

Ekonominin diğer boyutlarının ötesinde hesap kitap işi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin gelirleri ve giderleri arasındaki denge tutturulamazsa tıpkı 1970’lerde ve 1990’lardaki gibi siyasi, sosyal ve ekonomik çalkantıların pençesine düşülmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtti.

Türkiye’nin kimi ülkelerin sahip olduğu gibi karşılıksız elde ettiği gelir kaynaklarına sahip olmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Biz harcadığımız her kuruşu, devleti ve milletiyle birlikte çalışıp kazanmak mecburiyetindeyiz. Mesela yaklaşık 11 trilyon lira giderle bağladığımız 2024 bütçemizi ele alalım. Bunun 1 trilyon liradan fazlasını deprem harcamalarına ayırdık. Devletin tüm çalışanları için yaklaşık 3 trilyon lira personel gideri var. Yatırımlar için 1,6 trilyon liraya yakın bir kaynak kullanılacak. Emekli maaşları için ayrılan miktar yaklaşık 3 trilyon liraya yakın, eğitim için 1,6 trilyon lira, sağlık için 1,6 trilyon lira, sosyal yardımlar için 500 milyar lira, mahallî idareler için 860 milyar lira tahsis edildi. Diğer kalemleri söylemiyorum bile.

En düşüğü 10 bin lira olan emekli maaşı ömrünü kendisinin ve ailesinin geçimi için harcamış vatandaşlarımız için yeterli mi? Elbette değil. Peki, emekli maaşlarını arzu ettiğimiz düzeye nasıl yükselteceğiz? Devlet ve millet olarak daha fazla çalışacak, daha çok gelir elde edecek, ortaya çıkan kazançtan da emeklilerimize hak ettikleri parayı vereceğiz.

Şimdi birileri çıkıyor emekli maaşlarına 7 bin lira, 10 bin lira seyyanen ekleyelim diyerek kendi akıllarınca emeklilerimizi tahrik ediyor. Bakınız bizim ülkemizde hâlihazırda 16 milyon emeklimiz var. Emekli maaşlarına 7 bin lira eklemek demek bütçeden yaklaşık 1,4 trilyon liralık, 10 bin lira eklemek demek 1,9 trilyon liralık bir kaynağı buraya aktarmak demektir. Mevcut maaşların tutarından söz etmiyorum. Sadece 7 bin lira veya 10 bin lira olarak ifade edilen ek artışın maliyetini anlatıyorum. Yani 2024 yılı boyunca ülkemizde tek çivi çakmasak tüm yatırım bütçesini buraya aktarsak bile bu gideri karşılamaya yetmiyor. Aynı şekilde deprem harcamalarının tamamını bu iş için kullansak yine yeterli gelmiyor. Eğitime, sağlığa, tek kuruş harcamadan her birinin tüm bütçesini buraya aktarsak ucu ucuna ya kurtarıyor ya kurtarmıyor. Askeriyle, polisiyle, eğitimcisiyle, sağlıkçısıyla tüm memuru ve işçisiyle devletin çalışanlarının yarısından fazlasına maaşlarını vermesek o zaman belki bu ilave gideri karşılayabiliriz. Burada konuştuğumuz emeklilerimizin mevcut maaşlarının maliyeti değil yapılması istenen ilave artışların tutarıdır.”

“YAPTIĞIMIZ HER İŞİN HESABINI 85 MİLYONUN TAMAMINA VERMEKLE MÜKELLEFİZ”

Seyyanen artışların emekli maaşları arasında yol açtığı adaletsizliğin farkında olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sırtında yumurta küfesi taşımayanların istedikleri gibi atıp tutabileceğini, sorumluluk makamında olmayanların her aklına eseni söyleyebildiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama milletin ülkeyi ve devleti yönetme görevini verdiği bizim için böyle bir durum asla söz konusu değil. Biz yaptığımız her işin hesabını 85 milyonun tamamına vermekle mükellefiz. Biz attığımız her adımı en ince detayına kadar hesaplamak zorundayız.” dedi.

Küresel ekonomik krizin dünyanın her yerinde çalışanlar ve emekliler başta olmak üzere büyük kitlelerin refah kaybına uğramasına yol açtığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin de kendi şartları çerçevesinde bu dalgadan etkilendiğini söyledi.

Tüm bunların üstüne geçen sene “asrın felaketi” olan çok büyük bir deprem yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 6 Şubat depremlerinin ekonomiye maliyetinin 104 milyar dolar olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Buna rağmen hayat pahalılığı başta olmak üzere ekonomik dengeleri yeniden yerli yerine oturtmak için güçlü bir program uyguluyoruz. Bu yılsonundan itibaren programın olumlu sonuçlarını görmeye başlayacağız. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkemizi büyüttükçe ortaya çıkan kazançtan her kesimden insanımız gibi emeklilerimiz de istifade edecek. Siz oturdukları yerden atıp tutanlara bakmayın. Onlar sadece istismar ve bozgunculuk peşinde koşuyor. Onların ne ülke ne millet ne de emeklilerimiz umurlarında. Bu ülkenin ve bu milletin asırlık meselelerini nasıl biz çözdüysek bugünkü sıkıntıların üstesinden gelecek olan da yine biziz. Milletimizden sabır ve metanet istiyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 21 yılının önceki dönemlerinden çok iyi olduğunu, yarınların da bugünden daha iyi olacağını belirtti.

İnsanları, karamsarlık bataklığına sürüklemek isteyenlerin tek derdinin buradan bir kaos çıkartıp ülkeyi kendilerine mecbur etmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi partilerini öyle yönetiyor olabilirler ama bu millet kendi geleceği konusunda onların sinsi oyunlarına eyvallah etmez. Ne diyor üstat? ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir’ Allah’ın izniyle bu tekerleği tümsekte bırakmayarak Türkiye Yüzyılı bayrağını, kör dünyanın tepesine biz dikeceğiz” diye konuştu.

KÜTAHYA’YA 101 MİLYAR LİRANIN ÜZERİNDE YATIRIM

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin nereden nereye geldiğinin en büyük ispatının şehirlere yaptıkları yatırımlar olduğunu ifade etti.

Bu kapsamda son 21 yılda Kütahya’ya 101 milyar liranın üzerinde yatırım yaptıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde 2 bin 900 yeni derslik inşa ettiklerini, şehre ikinci devlet üniversitesi olarak Kütahya Sağlık Üniversitesi’ni kurduklarını dile getirdi.

Gençlik ve sporda yükseköğrenim yurt yatak kapasitesini 12 bin 493’e çıkardıklarına, 61 spor tesisi inşa ettiklerine, Kütahya’ya kendine yakışacak bir stadyum kazandırmak için çalışmalara başladıklarına değinen Erdoğan, sosyal yardımlarda Kütahyalı ihtiyaç sahiplerine 2,6 milyar lira tutarında kaynak aktardıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta 320 yataklı Evliya Çelebi Devlet Hastanesi başta olmak üzere toplamda 1050 yataklı 11 hastaneyle birlikte 43 sağlık tesisi inşa ettiklerini aktardı.

Toplam 610 yataklı Kütahya Şehir Hastanesinin inşasında sona geldiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, son teknik testlerini de tamamladıktan sonra hastaneyi vatandaşın hizmetine sunacaklarını bildirdi.

Şehrin ihtiyacına göre önümüzdeki dönemde 800 yataklı bir eğitim araştırma hastanesini de gündeme alabileceklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ayrıca, Domaniç Entegre İlçe Hastanemizin inşası başta olmak üzere beş sağlık tesisinin yapımına devam ediyoruz. Kütahya’da TOKİ kanalıyla 12 bin 802 konutun yapımını tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 1521 konutun yapımı sürüyor. Kütahya’da 9,2 milyon metrekare alanda kentsel dönüşüm çalışması yürütüyoruz. Şehrimizdeki altı millet bahçesi projesinden üçünü tamamlayıp hizmete sunduk, diğerleriyle ilgili çalışmalar devam ediyor. Ulaştırmada, Kütahya’da 24 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 359 kilometreye çıkardık. Abide-Simav yolunun ilk 15 kilometrelik kısmını tamamladık, kalanıyla ilgili hazırlıklara devam ediyoruz. Abide-Pazarlar ve Emet-Simav yolları ile Germiyan ve Zafertepe kavşaklarını bu sene bitiriyoruz.”

DOĞAL GAZ YATIRIMLARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çavdarhisar-Abide, Dursunbey-Tavşanlı, Hisarcık-Gediz yollarını önümüzdeki sene tamamlayacaklarını, şehrin hem Eskişehir, Afyonkarahisar çıkışlarında trafiği rahatlatacak hem de organize sanayi bölgeleri arasındaki ulaşımı kolaylaştıracak bir yol projesini hayata geçireceklerini söyledi.

Ayrıca mevcut projenin yerine şehrin daha yakınından geçecek bir çevre yolu projesi üzerinde de çalıştıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kütahya il sınırları içindeki bütün demir yollarını yeniledik. Eskişehir-Kütahya-Balıkesir hattını elektrikli, sinyalli hâle getirip modernize ettik. Eskişehir-Antalya Hızlı Tren Hattı hayata geçtiğinde inşallah duraklarından biri de Kütahya olacak. Kütahya’ya 21 baraj ve sekiz gölet inşa ettik. Beş baraj ile bir gölet daha inşa ediyoruz. Son 21 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleriyle Kütahya’da, 168 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Yapımı devam eden 21 sulama tesisimiz ile toplam 204 bin dekar araziyi daha sulamaya açacağız. İnşa ettiğimiz 118 adet taşkın koruma tesisiyle, Kütahya şehir merkezi ile 144 yerleşim yeri ve 11 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduk. Sekiz adet dere ıslahının inşası sürüyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahyalı çiftçilere yaklaşık 16 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdiklerini ifade etti.

Kütahya’da altı yeni organize sanayi bölgesi, bir teknopark, dokuz araştırma geliştirme merkezi kurduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Biraz sonra açılışını yapacağımız seramik fabrikasıyla Kütahya’nın bu alandaki marka değerini küresel ölçekte güçlendiriyoruz. İstihdamı desteklemek için Kütahya’daki işverenlere toplam 3 milyar lirayı aşan prim teşviki verdik. Enerjide, Kütahya, Çavdarhisar, Çitgöl, Demirci, Emet, Gediz, Hisarcık, Kuruçay, Simav ve Tavşanlı’ya doğal gazı getirdik. Bu yıl içinde Eskigediz ve Seyitömer’e, 2026 yılında ise Altıntaş ve Domaniç’e doğal gaz arzı sağlamayı hedefliyoruz. Hedefimiz, en kısa sürede Kütahya’da doğal gaz olmayan ilçe ve belde kalmayacaktır.”

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, NG KÜTAHYA SERAMİK 100. YIL FABRİKALARI AÇILIŞ TÖRENİ’NE KATILDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’daki programı kapsamında, NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Nafi Güral’ın kurduğu Kütahya Seramik’in üretim yolculuğundaki 35 yılını geride bıraktığını, 8 fabrikaya ve 54 milyon metrekare üretim kapasitesine ulaştığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’da üretilen bu seramiklerin 81 vilayetin yanı sıra 5 kıtada 79 ülkeye ihraç edildiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Açılan her yeni fabrika ihracatımızda yeni bir ivme, cari açığımızın kapanmasına katkı demektir. Bugün yatırım bedeli 140 milyon avro, kapalı alanı 126 bin metrekare olan iki yeni fabrikayı daha hizmete açıyoruz. NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları’nın ülkemize, şehrimize, grubumuza, çalışanlarımıza hayırlı olmasını Allah’tan diliyorum” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin İtalya ve İspanya gibi bu alanda dünyanın önde gelen ülkelerinde bile olmayan gelişmiş teknolojilere sahip üretim imkânına kavuştuğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde seramik üretiminin yanı sıra turizmde de önemli yatırımları olan grubun, istihdam kapasitesinin 5 bin 750 kişiye çıkmasını da takdirle karşıladığını kaydetti.

Dijital dönüşümü fabrikalarında en üst seviyelerde uygulayan grubun su, ham madde ve ambalaj atıklarının geri kazandırılması konusunda da ileri seviyeye ulaştığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, fabrika çatılarına kurulan ve tamamı üretimde kullanılan 25 megavat gücündeki güneş enerjisi santrallerinin, yenilenebilir enerji alanında da örnek bir yaklaşıma işaret ettiğini söyledi.

“ÜLKEMİZİ DÜNYANIN ÖNDE GELEN TEDARİKÇİLERİ ARASINA ÇIKARTACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyümek mecburiyetinde olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Sadece kâğıt üzerinde ekonomik görünümü iyileştirmek adına yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyümeden asla taviz veremeyiz. Makro dengelerle ilgili sorunlarımızı sanayide, teknolojide, ticarette, tarımda, turizmde ve diğer alanlarda büyümeyi sürdürerek çözeceğiz. Dünyanın en gelişmiş, en zengin ülkelerine baktığımızda onların da istihdam ve üretim merkezli bir ekonomik işleyişi hayata geçirmeye çalıştıklarına şahit oluyoruz. Bir dönem terk ettikleri üretim, bugün gelişmiş ülkelerin en kritik yumuşak karnı hâline gelmiştir. Türkiye’yi böyle bir duruma asla düşürmeyeceğiz. Savunma sanayinden seramik sektörüne kadar her alanda tasarımıyla, üretimiyle, ihracatıyla ülkemizi dünyanın önde gelen tedarikçileri arasına çıkartacağız.”

Kütahya’nın giderek büyüyen seramik üretimi kapasitesini sadece toprağa ve kimyaya dayalı bir sektörün gelişmesi olarak görmediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’daki bu ivmenin ülkenin Türkiye Yüzyılı’na hazırlanışının işareti olduğunu belirtti.

“MİLLETİMİZE VERDİĞİMİZ HER SÖZÜ YERİNE GETİRMEK İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞTIK, ÇABALADIK”

İkinci Dünya Savaşı sonrasında başlayıp iktidarlarına kadar devam eden dönemlerdeki siyasi ve ekonomik gecikmeler yaşanmasaydı Türkiye’nin bugün çok daha farklı bir yerde olacağını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletin sorumluluk verdiği kişiler olarak bize düşen kaçan fırsatlara bakıp hayıflanmak değil, hem eskinin kayıplarını telafi etmek hem geleceğin hedeflerini inşa etmektir. Bundan 13 sene önce 2023 hedeflerimizi açıkladığımızda birileri kendi akıllarınca bizimle dalga geçmiş, projelerimizi küçümsemişti. Yaşadığımız onca badireye rağmen 2023 hedeflerinin önemli bir kısmını hayata geçirmiş birisi olarak karşınızdayım” diye konuştu.

Şimdi de Türk milletine “Türkiye Yüzyılı” sözlerinin olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vizyonu sağlam toplumsal yapı, istikrarlı ve güçlü ekonomi, adalet ve özgürlük, Türkiye eksenli küresel dönüşüm, huzurlu ve güvenli gelecek başlıkları altında tadat ederek millete sunduklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, birileri gibi söz verip de sonra kulağının üzerine yatanlardan olmadıklarını belirterek, şunları paylaştı: “Milletimize verdiğimiz her sözün takipçisi olduk, her sözü yerine getirmek için var gücümüzle çalıştık, çabaladık. Eksiklerimiz elbette olmuştur ama ülkemize ve milletimize sağladığımız kazanımların büyüklüğünü kimse inkâr edemez. Artık bundan sonra milletimize karşı sorumluluğumuz Türkiye Yüzyılı bayrağını zirveye çıkarmaktır. Allah’ın izniyle Türkiye Yüzyılı’nın inşasını da tamamladıktan sonra emaneti gençlere teslim edip köşemize çekileceğiz. Bu duygularla bir kez daha fabrikaların hayırlı ve bereketli olmasını diliyoruz. Tekrarını, tekrarını bekliyoruz.”

NG Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Kütahya Porselen Sanat Evi tarafından üretilen ve ortasında ayet yazılı el sanatı porselen tabak hediye etti. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler kurdeleyi keserek NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları’nın açılışını yaptı ve fotoğraf çektirdi.


OKUMAYA DEVAM EDİN

TAKVİM

Aralık 2021
P S Ç P C C P
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

HABER BURADA

Dünya6 gün Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

Dünya2 hafta Önce

Enerjide Dışa Bağımlılığı Bitirdiğimizde Türkiye Daha Güçlü Olacak

Dünya1 ay Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her açıdan daha huzurlu, daha aydınlık, daha müreffeh bir geleceği inşa etmenin çabasındayız”

Dünya2 ay Önce

“Ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkarmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık”

Akaryakıt2 ay Önce

Bu Gurur Hepimizin : Milli Muharip Uçak Kaan’dan ilk uçuş

Dünya2 ay Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bizim her sözümüzün altında, asırlara bedel eser ve hizmetler yatıyor”

Dünya2 ay Önce

“Türkiye’nin 21 yılda yazdığı başarı hikâyesinin kahramanı, 85 milyonun her bir ferdidir”

Dünya2 ay Önce

“Bölgemizde barışa giden yol, Filistin devletinin kurulmasından geçiyor”

Dünya2 ay Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Al Nahyan ile görüştü

Dünya2 ay Önce

“Amacımız Hatay başta olmak üzere tüm depremzede şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmaktır”

Dünya2 ay Önce

“Hatay ve diğer deprem şehirlerimizde, tüm hak sahiplerini evlerine veya iş yerlerine kavuşturacağız”

Dünya3 ay Önce

“İstanbul’da tamamlanan raylı sistem ağlarının uzunluğu 338,5 kilometreye çıktı”

Dünya3 ay Önce

“Şehir hastaneleriyle, sağlık hizmetlerini dünya standartlarının üstünde bir seviyeye taşıdık”

Dünya3 ay Önce

Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, Doğalgaz ve elektrikte fiyat artışı öngörmüyoruz

Dünya3 ay Önce

İşte İlk Türk Astronot Alper Gezeravcı Uzayda

Dünya3 ay Önce

“Türkiye Yüzyılı’na ilk kez gerçekleştirdiğimiz insanlı uzay göreviyle adım atıyoruz”

Dünya3 ay Önce

‘Türkiye Güney Sınırlarına ‘Teröristan’ Kurulmasına Kesinlikle İzin Vermeyecektir’

Dünya3 ay Önce

Vatan size minnettardır.

Dünya3 ay Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan “MİT’in 97. Kuruluş Yıl Dönümü Etkinlikleri”nde konuştu

Dünya3 ay Önce

Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, 2040’a kadar 46 milyar dolar enerji tasarrufu sağlayacağız

Dünya3 ay Önce

Tiny House Türkiye | Setencioğlu

Dünya3 ay Önce

“Güvenliğimizden taviz vermediğimiz gibi değerlerimizin yıpratılmasına da rıza göstermeyeceğiz”

Dünya3 ay Önce

“Türkiye, hem küresel riskleri başarıyla yönetecek hem de hedefleri doğrultusunda ilerleyecek kapasiteye sahip”

Dünya3 ay Önce

Enerji Bakanı Bayraktar, 2023 yılında yapılan doğal gaz arzı çalışmalarına ilişkin verileri açıkladı.

Dünya3 ay Önce

“2023 yılı ihracatı, 255 milyar 809 milyon dolara ulaşarak Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı”

Advertisement

GÜÇLÜ TÜRKİYE

Haberler

seers cmp badge