Connect with us

Dünya

“Ülkemizdeki hiçbir kesimi enflasyona ezdirmeme sözümüzü yerine getirmek için her imkânı harekete geçiriyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Ülkemizdeki hiçbir kesimi enflasyona ezdirmeme sözümüzü yerine getirmek için her fırsatı değerlendiriyor, her imkânı harekete geçiriyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.

Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Aziz milletim, değerli basın mensupları; sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Son Kabine Toplantımızdan bugüne kadar ülkemiz ve milletimiz için eser ve hizmetlerle dolu pek çok program gerçekleştirdik.

“EFES 2022 TATBİKATI DOSTLARIMIZA GÜVEN, DÜŞMANLARIMIZA KORKU VEREN BİR PROGRAM OLARAK BAŞARIYLA İCRA EDİLMİŞTİR”

Efes 2022 Tatbikatı’nın son günü törenleri için 9 Haziran’da gittiğimiz İzmir’de hem ordumuzun gücünü bir kez daha yerinde gördük hem de bölgesel meselelerle ilgili mesajlarımızı kamuoyuyla paylaştık.

Terör, göç, savaş, ekonomik ve sosyal krizler gibi hayati sınamalardan geçen bölgemizde, Efes 2022 Tatbikatı dostlarımıza güven, düşmanlarımıza korku veren bir program olarak başarıyla icra edilmiştir.

Dünyanın terörle mücadele tecrübesi en eski ve etkin ülkelerinin başında geliyoruz. Aynı şekilde vatan topraklarının dört bir yanında yaşanan çatışmaların ve hırsı boyunu aşan yönetimlerin yol açtığı siyasi, insani krizlerin yükünü en fazla taşıyan ülke durumundayız. Gerek terörle mücadelede gerek bölgesel krizler konusunda tehditleri kaynağında ortadan kaldırma üzerine kurulu millî güvenlik ve savunma konseptimizi başarıyla uyguluyoruz. Sınır ötesi harekâtlarımızla, dost ve kardeş ülkelere verdiğimiz desteklerle uluslararası platformlarda terörle mücadele ve insani hassasiyet üzerine inşa ettiğimiz ilkeli duruşumuzla farkımızı her alanda gösteriyoruz.

Türkiye’yi bir yandan terör koridoruyla, diğer yandan kışkırtılan ve donatılan kimi ülkeler vasıtasıyla kuşatma girişimlerini akamete uğrattık, uğratmayı sürdüreceğiz. Ülkemizin güvenlik kaygılarına, insani duyarlılıklarına ve kalkınma hedeflerine saygı duymayan hiçbir yapının sahip olduğumuz güç ve imkânlardan faydalanma hakkı olmayacağını her fırsatta ifade ediyoruz.

Rusya-Ukrayna savaşı bir kez daha göstermiştir ki, kendi vizyonu, kendi hedef, kendi projesi bulunmayan ülkelerin işi çok zordur. Hamdolsun, Türkiye özellikle de son 20 yılda kurduğumuz demokrasi ve kalkınma altyapının sağladığı imkânları da kullanarak bu bakından kendini farklı bir konuma yerleştirmeyi başarmıştır. Kendi teorilerini, kendi kriterlerini, kendi pratiklerini inkâr pahasına ülkemize yüklenenlerin karın ağrılarının sebebi işte budur.

Bize yöneltilen tenkitlerin eksiklerimizden veya hatalarımızdan değil, Türkiye’nin uluslararası taahhütlerine bağlı kalarak kendi belirlediği istikamette yürümesinden kaynaklandığını biliyoruz. Dikkatimizi dağıtarak bizi hedeflerimizden uzaklaştırma enerjimizi boşa harcama, birlik ve beraberliğimizi bozma çabalarının beyhude olduğunun altını tekrar çiziyorum.

“IRAK SINIRIMIZI TERÖRİSTLERİN SALDIRILARINDAN KALICI OLARAK KURTARACAK OPERASYONLARIMIZ BAŞARIYLA SÜRÜYOR”

Son iki asırda nice sınamaları ağır bedellerle geride bırakan bir ülke ve toplum olarak yaşadıklarımızdan çıkardığımız dersler ışığında, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet ilkelerine sıkı sıkıya sahip çıkarak azimle yolumuza devam edeceğiz. Tıpkı vesayet ve darbe güçleriyle mücadelemiz gibi. Tıpkı terör örgütlerinin başını inlerinde ezdiğimiz sınır ötesi harekâtlarımız gibi. Tıpkı bölgemizdeki savaşlar ve krizler konusunda sergilediğimiz dengeli, tutarlı, vicdani tavır gibi. Tıpkı demokrasimize, vatanımıza, istiklalimize ve istikbalimize yönelik saldırılar karşısında gerektiğinde canımız pahasına ortaya koyduğumuz dirayetli duruş gibi.

Siyasi, ekonomik ve askerî tüm kabiliyetlerimizi 2023 hedeflerimizi gerçekleştirmek ve 2053 vizyonumuzu hayata geçirmek için kullanmayı sürdüreceğimizden kimsenin şüphesi olmasın.

Irak sınırımızı teröristlerin saldırılarından kalıcı olarak kurtaracak operasyonlarımız başarıyla sürüyor. Suriye sınırımızda oluşturmaya başladığımız güvenlik koridorunun eksiklerini tamamlamayla ilgili hazırlıklarımız biter bitmez orada da yeni harekâtlara başlayacağız.

“AKDENİZ VE EGE’DEKİ HAKLARIMIZI KORUMAYA YÖNELİK GEREKEN TÜM ADIMLARI ATMAKTAN ASLA ÇEKİNMEDİK”

Akdeniz ve Ege’deki haklarımızı korumaya yönelik gereken tüm adımları atmaktan asla çekinmedik, çekinmeyeceğiz. Pek çok farklı coğrafyada hem ülkemizin çıkarlarını savunmak hem dost ve kardeşlerimize destek olmak için yürüttüğümüz faaliyetlere devam ediyoruz. Efes 2022 Tatbikatı işte bu tablonun askerî boyutunu temsil eden bir örnek olarak başarıyla sonuçlandırılmıştır.

Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kara, deniz, hava unsurlarının tamamına hazırlık çalışmalarında ve icra ettikleri faaliyetlerde ben başarılar diliyorum. Rabbimden kahraman Mehmetçiğimizi ve tüm güvenlik güçlerimizi daima korumasını ve esirgemesini niyaz ediyorum.

Günümüzde savaşlar sadece muharebe meydanlarında değil, aynı zamanda sanayiden teknolojiye, finanstan sanat ve spora kadar her alanda veriliyor. Bu anlayışla, 10 Haziran’da Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Kampüsü Bilim ve Teknoloji Binasının açılış törenine iştirak ettik. Millî teknoloji hamlesi vizyonumuzun önemli bir parçası olarak gördüğümüz araştırma-geliştirme faaliyetlerindeki kapasitemizi bir adım daha öteye taşıyacak derin teknoloji üssümüzün bir kez daha ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.

Aynı gün katıldığımız Türk Dünyası Belediyeler Birliği Genel Kurulu’nda artık bin 200 üyeli kocaman bir aile hâline gelen birliğimizin Balkanlardan Orta Asya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada kurduğu kardeşlik köprüsüne tekrar şahitlik etmekten memnuiyet duyduk.

Toplu açılış töreni vesilesiyle 11 Haziran’da gittiğimiz Van’da depremin ardından âdeta yeniden inşa ettiğimiz şehrin üzerindeki terör gölgesinin kalkmasıyla nasıl şahlandığını görme imkânı bulduk. Vanlı kardeşlerimizle hasret giderirken bölgenin lokomotif şehrini gelecekte daha ileriyle nasıl taşıyacağımızı ahitleşmesini de yaptık.

Türkiye ekonomi programımızın temel sütunlarından biri olan ihracatımızdaki gelişmeleri 13 Haziran’da katıldığımız Türkiye İhracatçılar Meclisi Toplantısı’nda sektör mensuplarıyla tekrar değerlendirdik. İhracatçılarımızın coşkusu bize hem doğru yolda ilerlediğimizi hem de ülkemizin önündeki aydınlık geleceğe adım adım yaklaştığımızı gösterdi. Yıllık 243 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşan iş dünyamızı bir kez daha tebrik ediyor, Allah gayretlerini artırsın diyorum.

Aynı gün Filyos’ta Karadeniz’de keşfettiğimiz gazın kritik aşamalarından biri olan ilk boru indirme ve kaynak törenine katıldık. Türkiye’nin enerji konusundaki bu en önemli atılımının bir an önce insanlarımızın hizmetine sunulmasını biz de sabırsızlıkla bekliyoruz.

Ülkemizin uydu projelerinde yeni bir safha olan Türksat-5B uydumuzun 14 Haziran’daki hizmete alma töreninde geçmişten bugüne ve geleceğe uzay çalışmalarımızı gözden geçirdik. İnşallah bundan sonra uzaya göndereceğimiz uydular yerli ve millî çalışmaların ürünleri olacaktır.

Dünyamızı tehdit eden iklim değişikliği konusunda pek çok devlet ve hükûmet başkanının yer aldığı bir uluslararası foruma 17 Haziran’da çevrim içi katılarak ülkemizin yaklaşımlarını anlatmak imkânı bulduk.

Tabi bu süreçte Ukrayna-Rusya savaşından NATO Zirvesi hazırlıklarına kadar geniş bir alanda çok sayıda ülke ve uluslararası kuruluş yöneticisiyle telefon görüşmeleri yaptık.

“YANGINDA ZARAR GÖREN 5 BİN 142 HEKTAR ALAN FİDAN DİKİLMEK SURETİYLE İHYA EDİLECEKTİR”

Marmaris’te yaşanan yangını yakından takip ederek bu afetin bir an önce sona ermesi için tüm imkânların kullanılmasını sağladık. Gerek Gıda, Tarım, Hayvancılık Bakanım Vahit Bey gerek İçişleri Bakanım Süleyman Bey, yanlarında ekipleriyle, kendilerine bağlı birimlerle gerçekten orada beş günlük yoğun bir çalışma ortaya koydular ve uyumla yapılan bu çalışma içerisinde her ne kadar 5 bin hektarı aşkın bir alanda ciddi bir ağaç vesaire yanmışsa da herhangi bir ölüm, yaralanma olmadığı bizim teselli kaynağımız olmuştur. Tabii şimdi yoğun bir şekilde ağaçlandırma çalışmalarına girmek suretiyle bu telefatı hemen gidermenin yollarını arayacağız.

Yoğun bir şekilde halkımızla, devletin kurumlarıyla ve STK’larımızla bu çalışmayı yaparak nasıl ki daha önce yine Muğla’da, Antalya’da bunları yaşadık, İzmir’de yaşadık, şimdi tekrar burada aynı çalışmayı yaparak inşallah yine yeşilimize kavuşacağız.

Tabii millete hizmet, ülkeye hizmet derdi olmayanların gökyüzünde helikopter arayışı gibi, uçak arayışı gibi bu tür zavallılarla bu ülkede siyaset yapılmaz. Biz işimizi biliyoruz ve işimizin gereği neyse onu yapıyoruz. Ve gece gündüz demeden bütün itfaiyecilerimizle, Silahlı Kuvvetlerimizin mensuplarıyla, STK’larımızla bu çalışmaları yürüterek yangına 13’ü uçak, 44’ü helikopter, 3’ü insansız hava aracı olmak üzere toplam 60 hava aracı, 613 arazöz ve su ikmal aracı, 203 iş makinesi, 5 bin 700’e yakın personel, 2 bin 100’ün üzerinde gönüllüden oluşan bir ekiple müdahale edilmiştir Bay Kemal. Tabii yavruların da var, ortakların da var, onlar da ne yapıldığını, kimler de yapıldığını böylece tekrar duymuş olsunlar.

Sabotaj sonucu çıktığı belirlenen yangında zarar gören 5 bin 142 hektar alan fidan dikilmek suretiyle yeniden ihya edilecektir. Dikkat et, Muğla’da Büyükşehir Belediyesi sende, acaba ne yaptınız, ne gibi bir çalışma ortaya koydunuz? Büyükşehir belediyelerinin itfaiyesi yok mu, onlar ne iş yaptılar? Ama bizler, burası CHP belediyesidir demedik, bakanlarımızla, tüm ekiplerimizle buraya indik ve atılması gereken adımları da yerinde attık, bundan sonra da olsa yine aynı şekilde atmaya devam ederiz.

“ÜLKEMİZİN HAK VE MENFAATLERİ DOĞRULTUSUNDA NE GEREKİYORSA ONU YAPACAĞIZ”

İnşallah yarın İspanya’ya NATO Zirvesi’ne gidecek, ülkemizin hak ve menfaatleri doğrultusunda ne gerekiyorsa onu yapacağız. Özellikle PKK, YPG, FETÖ gibi terör örgütleri konusunda sergilenen riyakârlıkları muhataplarımızın yüzlerine belgeleriyle, bilgileriyle, görüntüleriyle ifade edeceğiz. Bu tablo değişmeden Türkiye’den farklı bir tavır beklenmesinin mümkün olmayacağını da açıkça söyleyeceğiz.

Cuma günü Denizcilik Zirvesi’ne ve Millî Savunma Üniversitemizin mezuniyet törenine inşallah katılacağız. Cumartesi günü de inşallah Bursa’da olacak ve vatandaşlarımızla kucaklaşacağız.

“YERLİ VE YENİLENEBİLİR ENERJİ SİSTEMLERİNE CİDDİ YATIRIMLAR YAPIYORUZ”

Aziz milletim; salgınla başlayan ve Rusya-Ukrayna savaşıyla genişleyerek devam eden küresel krizin en çok etkilediği alanların başında enerji geliyor. Türkiye kimi ülkeler gibi kendisine yetecek ve çok büyük gelir elde etmesini sağlayacak mümbit enerji kaynaklarına maalesef sahip değildir. Bir yandan elimizdeki sınırlı kaynakları en verimli şekilde kullanmaya çalışırken, diğer yandan da yerli ve yenilenebilir enerji sistemlerine ciddi yatırımlar yapıyoruz. Karadeniz gazı, 540 milyar metreküplük rezerv miktarının ve yüz milyarlarca dolarlık ekonomik değerinin ötesinde ülkemiz için bir umut ve moral kaynağı olmuştur.

Yeni kaynaklar bulmak için sahip olduğumuz dört sondaj ve iki sismik arama gemisiyle hem Karadeniz’deki hem Akdeniz’deki faaliyetlerimizi kesintisiz bir şekilde sürdürmekte kararlıyız. Yerin altında ve üstünde ne varsa azlığına çokluğuna bakmadan milletimizin emrine vermek istiyoruz. Nitekim bu gayretlerimiz neticesinde son beş yılda ülkemizin yurt içi petrol üretimini günlük 37 bin varilden 60 bin varile yükseltmeyi başardık. Bu çerçevede son dönemde Adana’da petrol arama çalışması yaptığımız iki kuyuda yüksek kaliteli petrol bulduk. Birisi 425 metre, diğeri 358 metre derinlikte elde ettiğimiz ekonomik değere sahip petrolün rezerv değeri yaklaşık 1 milyar dolar olarak hesaplanmıştır. Aynı sahada sekiz yeni kuyu daha açarak toplam 10 kuyuda üretime geçecek şekilde hazırlıklarımızı sürdürüyoruz.

“MADENLERİN ÜRETİMİ VE NİHAİ ÜRÜNE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HUSUSUNDA YENİ BİR ADIM ATIYORUZ”

Bir başka müjdemiz maden sektörüyle ilgilidir. Küresel maden üretiminin düştüğü salgın döneminde yıllık 6 milyar dolarlık maden ihracatıyla krizden pozitif yönde ayrışan ülkeler arasında yer aldık. Bu olumlu tablo karşısında hedef yükselterek madenlerimizin katma değerli uç ürünler olarak ihracı konusuna odaklandık.

Yüksek teknolojili ürünlerin temel bileşenleri olan nadir elementlerin üretimini de ilk öncelik olarak belirledik. Bilindiği gibi hâlihazırda dünyadaki nadir elementlerin üretimi ve bunların nihai ürüne dönüştürülmesi çalışmalarının yüzde 95’i Çin’de gerçekleştirilmektedir. Son dönemdeki gelişmeler sebebiyle bu ürünlerin üretimi ve tedarikinde sorunlar çıkmış, fiyatlarında da fahiş artışlar yaşanmıştır. Teknoloji bağımsızlığının ayrılmaz bir parçası olan madenlerin üretimi ve nihai ürüne dönüştürülmesi hususunda yeni bir adım atıyoruz. Geçmişte türlü kampanyalarla, türlü engellemelerle, türlü zorluklarla ülkemizin dışında tutulduğu bu alana artık güçlü bir şekilde girmenin vaktinin geldiğine inanıyoruz.

Ülkemizin önemli nadir element sahalarından Eskişehir Beylikova dünyanın Çin’den sonraki ikinci büyük rezerv alanıdır. Şimdi burada ilk etapta yıllık bin 200 ton cevher işleyecek bir üretim tesisi kuruyoruz. Deneme üretimi sonuçlarının ardından endüstriyel tesis yatırımına hemen başlıyoruz. Amacımız, tesis tam kapasiteye ulaştığında burada yıllık 570 bin ton cevher işleyerek 10 bin ton nadir toprak oksitleri, 72 bin ton barit, 70 bin ton florit ve 250 ton toryum üretimi gerçekleştirmektir. Türkiye’nin 2053 vizyonu bakımından hayati öneme sahip bu projenin şimdiden ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.

İnşallah önümüzdeki aylarda enerji konusunda milletimizin huzuruna yeni müjdelerle gelmeyi ümit ediyoruz. Gerçi Akdeniz’deki petrol arama çalışmalarımıza alenen karşı çıkan, Karadeniz’de keşfettiğimiz gaza burun kıvıran çevreler Adana’daki kuyulardan da, Beylikova’daki maden işleme tesisinden de rahatsız olacaktır ama artık kusura bakmasınlar. Biz yerin altını ve üstünü arayacağız, madenleri bulacağız, çıkartacağız ve insanımızın hizmetine sunmayı sürdüreceğiz. Potansiyelimizi harekete geçirdiğimiz her konuda, her sektörde, her üründe dünyada öne çıkabildiğimizi sayısız tecrübeyle biliyoruz. Enerji alanında da adım adım bu safhaya ulaşacağımıza yürekten inanıyorum.

“İSTİHDAM, İHRACAT, ÜRETİM TARİHİMİZİN EN YÜKSEK SEVİYELERİNE ÇIKMIŞTIR”

Aziz milletim; küresel ekonomide yaşanan dalgalanma, emtia fiyatlarındaki artıştan üretim ve tedarik zincirlerindeki kırılmaya kadar tüm boyutlarıyla etkisini sürdürüyor. Türkiye, geçtiğimiz 20 yılda kurduğu güçlü altyapı üzerinde bu krizi fırsata çevirmek için tüm imkânlarını seferber etmiştir. Ülkemizi başlattığı demokrasi ve kalkınma devrimi rayından çıkartarak yeniden eski istikrarsızlık ve güvensizlik iklimine sokma gayretleri ise maalesef hız kesmeden devam ediyor.

Başta Gezi olayları olmak üzere son dokuz yılda yaşanan her hadisede bu doğrultuda başlatılmış ve alevlendirilmiş birer projedir. Bugün bir yanan küresel krizi yeni bir kalkınma hamlesinin kaldırıcı hâline dönüştürmenin, bir yandan da maruz kaldığımız oyunların ve saldırıların etkilerini elimine etmenin gayreti içindeyiz. Alenen ekonomimizi mahvetme tehditlerinden gizli açık nice ambargolara, içeriden ve dışarıdan önümüze kurulan tuzaklara kadar uzanan bu zorlu sürece rağmen hamdolsun ülkemize diz çöktüremediler. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla üzerine kurulu Türkiye Ekonomi Programımızı tüm sabotajlara ve direnişlere rağmen uygulamayı sürdürüyoruz, sürdüreceğiz.

İstihdam, ihracat, üretim tarihimizin en yüksek seviyelerine çıkmıştır, büyüme kesintisiz devam ediyor. Enerji ve altın hariç cari fazla veren bir ticaret dengemiz var. Turizm toparlandı. Tarımda iyi bir sezon yaşanıyor. Sanayimiz harıl harıl çalışıyor. Bilhassa savunma sanayimiz dünyada rüştünü ispat etmiş bir şekilde katlanarak gelişiyor. Konut ve otomotiv sektörleri âdeta yok satıyor. Tüm bunlar doğru istikamette gittiğimizi gösteriyor.

“BİZİM VAZİFEMİZ MİLLETİMİZE EN İYİSİNİ VERMEKTİR”

Amerika ve Avrupa dâhil dünyanın pek çok ülkesinin finansal dengeleri yerle yeksan iken, bir kısım mandacı siyasetçi ve iktisatçı taifesinin Türkiye’nin üzerinde âdeta beton dökmeye çalışmasını esefle takip ediyoruz. Bu mandacı siyasetçi ve iktisatçı güruhu aslında tespitlerini değil temennilerini dile getiriyor. Geçmişteki krizleri beşinci kol faaliyeti ile ülkemizin burnunu sürtme aracı olarak kullananlar, bugün aynısını yapamadıkları için giderek daha çok hırçınlaşıyor. Yalan, iftira ve çarpıtma üzerine kurulu kampanyalarda kullanılan kimi doğru malzemeler, niyetin ve ortaya çıkan fotoğrafın kötülüğünü değiştirmiyor. Ülke ve milletin özellikle bu süreçte bilsinler ki, her ne kadar bedeller ödediysek, ödemeye devam ediyorsak, bu ilanihaye sürmeyecektir.

Bu bedellerin bir kısmını terörle mücadele de, sınırlarımızın tacizinde, 15 Temmuz’da canımızla kanımızla zaten ödedik. Bu bedellerin bir kısmını uluslararası alanda yalnız bırakılarak, tecride maruz kalarak ödedik. Bazı bedelleri de kur, faiz, enflasyon üçgeni üzerinden yürütülen ekonomik dalgalanmalarla ödedik. Salgın ve savaş gibi olumsuz küresel faktörler, ekonomide ödediğimiz bedellerin yükünü daha da artırmıştır. Ancak gelişmeler öyle bir noktaya geldi ki bize tuzak kuranların çoğu bizden daha ağır ekonomik ve sosyal bedeller ödeyecek duruma düştüler. Tabii sistemin kavramlarını ve kurallarını koyanlar, kendi sıkıntılarını gizlemenin yollarını da buluyorlar, ama dünyayı takip eden akıl ve vicdan sahibi herkes, yaşananları ve işin nereye gittiğini anlıyor, görüyor, biliyor. Biz kendimizi asla kötüyle mukayese etmiyoruz. Çünkü bizim vazifemiz milletimize en iyisini vermektir. Bizim için önemli olan; Türkiye’nin ne durumda olduğudur, milletimizin neler yaşadığıdır, insanlarımızın hangi sıkıntıları çektiği, hangi çözüm beklentileri içinde olduğudur.

Son olarak, geçtiğimiz yılın Aralık ayında ortaya çıkan kur dalgalanması ve ardından enflasyonda yaşanan ciddi yükseliş hepimizin canını sıkmıştır. Her ne kadar aldığımız tedbirlerle sistemi yeniden dengeye oturtmuş olsak da özellikle enflasyondaki yükselişin yükünü bir müddet daha omuzlamak durumunda kalacağımız açıktır. “Men sabera zafera” anlayışıyla milletimizden biraz daha sabır bekliyoruz. İnşallah 2023’ün Şubat, Mart aylarından itibaren enflasyonu yeniden makul ve hızla daha da aşağılara indirebileceğimiz bir seviyeye çekmiş olacağız. Bu noktaya ulaştıktan sonra işimiz daha kolaydır.

“BÜTÇE DİSİPLİNİNE ÖNEM VEREN BİR HÜKÛMET OLARAK TEMEL GÖSTERGELERDE BİR SIKINTIYA MEYDAN VERMEDİK”

Aziz milletim; tabii bu süreçte Cumhurbaşkanı ve Kabinesi olarak kamu hizmetlerinin, ücretlilerinin ve dar gelirlilerin hayatlarının istihdam ve üretim faaliyetlerinin belli bir seviyenin altına düşmemesi için çalıştık ve tedbirler aldık. Aldığımız tedbirlerden biri de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmekte olan ek bütçe teklifimizdir. Bilindiği gibi 2022 bütçesi, hazırlıkları 2021 yılı Eylül ayında başlayan ve Aralık ayında kanunlaşan bir dönemin ürünüdür. Geçtiğimiz yılın son aylarına doğru küresel tedarik sisteminde yaşanan tıkanıklık ile Aralık ayında döviz kurunda ortaya çıkan dalgalanmaya bağlı gelişmeler, bütçenin yeniden değerlendirilmesini ve ek bir bütçe ile tahkimini zorunlu hâle getirmiştir.

Esasen her dönemde olduğu gibi bu yıl da bütçe disiplinine önem veren bir hükûmet olarak temel göstergelerde bir sıkıntıya meydan vermedik. Ancak, yüksek enflasyonun gelir ve gider rakamlarında yol açtığı değişkenlik ek bütçe ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Mecliste görüşülmekte olan ek bütçede giderlerin 880 milyar lira, gelirlerin ise 1 trilyon 80 milyar lira artırılması öngörülmektedir. Yaptığımız düzenlemelerle vazgeçtiğimiz 241 milyar liralık vergi gelirine rağmen, ek bütçede gelirler kaleminde 200 milyar liralık bir artış olmaktadır. Böylece yılbaşında öngörülen bütçe açığı 278 milyar liradan 78 milyar liraya düşmekte, bir başka ifadeyle kamunun borçlanma ihtiyacı azalmaktadır. Bu performansın herhangi bir ek vergi konmadan veya vergi oranları artırılmadan sağlandığına da özellikle dikkat çekmek istiyorum.

Hâlâ faiz ödemelerini dillerine dolayanların gerçek niyetlerini ise küçük bir örnekle kamuoyunun takdirine sunmakta fayda görüyorum. Bizim hükûmete geldiğimiz 2002 yılında toplanan her 100 liranın 86 lirası faize gidiyordu. Bugün toplanan her 100 liranın 15 lirası faiz ödemesinde kullanılmaktadır. Hatta ek bütçede bu oran yüzde 8,3’e gerilemektedir; hakikat budur, gerisi lafügüzaftır. Gerisi lafla peynir gemisi yürütme çabasıdır, gerisi kuyruklu yalanlarla insanları kandırma gayretidir.

Hülasaten ek bütçenin 217 milyar lirası personel ödemeleri, 154 milyar lirası Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak transferler, 134 milyar lirası vatandaşlarımıza daha uygun fiyatla verilecek elektrik ve doğal gaz giderleri, 105 milyar lirası stratejik yatırımların hızla tamamlanabilmesi, 103 milyar lirası mahalli idarelerin desteklenmesi, 45 milyar lirası dezavantajlı kesimlere yapılacak yardımlar, 37 milyar lirası tarımsal destekler için kullanılacaktır.

Bu vesileyle Cumhurbaşkanı maaşı üzerinden fırtına kopartarak ülkenin ve milletin menfaatlerine olan ek bütçeyi karalamak isteyenlere de bir çift söz söylemek istiyorum. Özellikle Bay Kemal, yandaşı ve taifesine, bu sözlerim özellikle onlaradır. Bizim sistemimizde Cumhurbaşkanı maaşı aynı zamanda emekli milletvekilleri ve eski cumhurbaşkanları ile merhum cumhurbaşkanlarının hak sahibi ailelerine yapılan ödemelerin de göstergesidir. Yani mesela Sayın Kılıçdaroğlu’nun aldığı iki maaştan biri olan emekli milletvekili maaşı, Cumhurbaşkanı ödeneğine endekslidir. Yol açacağı mağduriyetler sebebiyle maaşımızla ilgili bir tasarrufta bulunmamız mümkün olmuyordu. Ancak, son ek bütçe görüşmelerinde muhalefet tarafı işi öylesine zıvanadan çıkardı ki artık bu mihneti daha fazla taşımamız mümkün değildir. Bunun için buradan Türkiye Büyük Millet Meclisine bir çağrıda bulunmak istiyorum; ek bütçenin Genel Kurul’daki görüşmelerinde Cumhurbaşkanı ödeneğiyle ilgili maddenin kanun metninden çıkartılmasını talep ediyorum. Sayın Kılıçdaroğlu başta olmak üzere, bu sebeple hiç kimsenin mağduriyete uğramaması için de gündeme gelecek ilk kanun teklifinde emekli milletvekillerinin maaşlarının başka bir formüle göre düzenlenmesi yerinde olacaktır. Böylece Sayın Kılıçdaroğlu’nun aldığı iki maaş, Cumhurbaşkanı ödeneğini geçmiş olacağı için inşallah artık kendisi bu konuyu yalan yanlış bilgilerle tekrar gündeme getirip de kamuoyunu boşu-boşuna meşgul etmez. Ülkenin onca meselesi arasında vatandaşlarımın karşısına bu tarz bir konuyla çıkmak zorunda kaldığım için de sizlerden helallik diliyorum.

“AMACIMIZ HİÇBİR ÇALIŞANIMIZIN VE EMEKLİMİZİN HAYAT PAHALILIĞININ ALTINDA EZİLMESİNE MÜSAADE ETMEMEKTİR”

Aziz milletim; ülkemizdeki hiçbir kesimi enflasyona ezdirmeme sözümüzü yerine getirmek için her fırsatı değerlendiriyor, her imkânı harekete geçiriyoruz. Geçtiğimiz Ocak ayında asgari ücretin yüzde 50,5 oranında artışından, kamu personeli ve emeklilerinin maaşlarının bir önceki yılın enflasyon oranı üzerinde yükseltilmesine kadar pek çok adım atmıştır. Asgari ücreti artırırken işverenlerin omuzlarındaki kimi vergileri de kaldırarak adil bir yük paylaşımı yapmıştık. Enflasyondaki yükselişin sürmesi bu artışların yetersiz kalmasına yol açmıştır. Bunun için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımızdan işveren tarafıyla görüşülerek asgari ücretin yeniden değerlendirilmesini istedim. Asgari ücret artışı yapılırken Bakanlığımız özellikle belli sayıya kadar personel çalıştıran işverenleri gözetecek bir yöntem de geliştirecektir. Böylece, yapılan artışın istihdamda herhangi bir olumsuz etkiye yol açmasına da meydan verilmeyecektir. İnşallah en kısa sürede bu konuda müjdeli bir haberi işçilerimizle, emekçilerimizle paylaşmayı umut ediyoruz.

Kamu çalışanlarına ve emeklilerimize enflasyon farklarını zaten vereceğiz. Bu düzenlemenin kamu çalışanları ve emeklileri yanında 13,7 milyon emeklimizin tamamını kapsadığının altını özellikle çizmek istiyorum. Amacımız; enflasyon oranı kaç olursa olsun hiçbir çalışanımızın ve emeklimizin hayat pahalılığının altında ezilmesine müsaade etmemektir. Detaylarını bilahare açıklayacağımız bu artışların şimdiden çalışanlarımıza ve emeklilerimize hayırlı olmasını diliyorum ve süratle şu anda Çalışma Bakanım Asgari Ücret Tespit Komisyonu ile bir araya gelecek ve bu çalışmayı da bu hafta sonuna varmadan inşallah bitirecekler. Ve ardından da NATO görüşmelerinden döner dönmez bunu milletimle, tüm işçilerimizle, emeklilerimizle inşallah paylaşma fırsatını bulacağız.

Bu arada inşallah yılbaşında gelişmelere uygun şekilde çalışmalarımızın, çalışanlarımızın ve emeklilerimizin ücretlerini tekrar gözden geçirecek, günün şartlarına göre ne yapılması gerekiyorsa onu da kendilerine vereceğiz. Ayrıca, Temmuz ayı memur maaşlarının Kurban Bayramı öncesinde 8 Temmuz’da zamlı hâliyle ödeneceğini de ifade etmek istiyorum.

Türkiye büyürken, gelişirken, güçlenirken 85 milyon vatandaşımızın bilaistisna her birinin buradan payına düşeni almasını temin etmek boynumuzun borcudur. Milletimiz bizi bunun için Cumhurbaşkanı yapmış, bunun için ülkeyi yönetme yetkisini ve sorumluluğunu bize emanet etmiştir. Bu emanetin gereğini yerine getirmek için arkadaşlarımızla birlikte gece gündüz çalışıyoruz. Bölgemizdeki ve dünyadaki tüm gelişmeleri takip ediyor, milletimize fayda getirecek her hususun üzerine gidiyor, her imkânı ülkemize yönlendiriyoruz. Yeni yatırımlarla, yeni fırsatlarla ve yeni finansman kaynaklarıyla istihdamı ve üretimi destekliyor, ihracatçılarımızı özellikle pazarlarını büyütmeleri konusunda teşvik ediyoruz. Bize ancak mücadele ederek, çalışarak, üreterek, alın teri, hatta yeri geldiğinde kanımızı dökerek kazanmak vardır. Bize yan gelip yatmak yoktur. Dünyada başı dik gezebilmenin tek yolu budur. Türkiye’yi yeniden birilerinin peyki hâline dönüştürmek, yeniden boyun büken, el açan bir ülke hâline getirmek isteyenler için bu mücadele bir anlam ifade etmiyor olabilir, ama milletimiz bizim ne yaptığımızı, nereye varmak istediğimizi, bunun için hangi mücadeleleri verdiğimizi gayet iyi biliyor. Gayret bizden tevfik Allah’tandır.

“SPOR OKULLARIMIZDA 4 MİLYON 100 BİN EVLADIMIZI SPORLA BULUŞTURMAK İÇİN HAZIRLIKLARIMIZI TAMAMLADIK”

Aziz milletim; sözlerine son vermeden önce bazı hususları sizlerle paylaşmak istiyorum. Okulların tatil olması ile birlikte gençlerimizin yaz aylarını verimli şekilde değerlendirmelerine katkı sağlayacağına inandığım iki uygulamayı başlatıyoruz.

İlk olarak, Gençlik ve Spor Bakanlığımıza bağlı spor okulları 81 ilimizin tamamında 5-18 yaş arasındaki evlatlarımıza hizmet verecek şekilde açık olacaktır. Yüzmeden tenise, eskrimden güreşe, jimnastikten judoya kadar sporun her branşında faaliyet gösteren bu okullarımızdan geçtiğimiz yıl 2 milyon 745 bin evladımız istifade etmişti. Bu yıl spor okullarımızda 4 milyon 100 bin evladımızı sporla buluşturmak için hazırlıklarımızı tamamladık. Tüm çocuklarımızı ve gençlerimizi spor okullarımıza davet ediyoruz.

Gençlerimize diğer müjdemiz de; yaz aylarında gönüllerince seyahat edebilmelerine imkân sağlayacak bir kolaylıkla ilgilidir. Yine 81 ilimizin tamamında belirlenen yurtlarımız 15 Temmuz-1 Eylül tarihleri arasında 18-25 yaş arası evlatlarımızın ücretsiz konaklamalarına açık olacaktır. Rezervasyonla bu yurtlardaki konaklama imkânlarından faydalanacak gençlerimizin ülkemizi rahatça gezmelerine, tanımalarına, yeni arkadaşlıklar kurmalarına imkân sağlayacak, kişisel ve sosyal gelişimlerine destek olmalarını hedefliyoruz.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız önümüzdeki aylarda düzenli ve süreli yardım programlarından faydalanan tüm haneleri ziyaret ederek hem insanlarımızı dinleyecek hem ihtiyaç tespiti yapacaktır. Bu tespitlere göre mevcut destek programları gözden geçirilecek ve gerekiyorsa genişletilecektir. Daha önce açıkladığımız 15 milyar liralık ilave bütçeye sahip ve 12 ay süreyle devam edecek olan Aile Destek Programı’nın ilk ödemesini Temmuz ayında yapıyoruz.

Tip-1 diyabet hastası 0-14 yaş arası evlatlarımızla ilgili de bir müjdemiz var. Bu teşhisle insülin tedavisi gören çocuklarımızın hayat kalitelerini artırmak amacıyla yaklaşık 11 bin 500 kişiye sürekli glikoz ölçüm cihazı veya ikamesi bir cihaz temin edeceğiz.

“YAŞLI VE ENGELLİ AYLIKLARI BAYRAM ÖNCESİ ÖDENECEK”

Bir diğer yeni adımımız, başarıyla uygulanan yaşlı ve engelli bakım projelerimizi millî bir programa dönüştürmektir. Türkiye genelinde uygulanacak bu programla yaşlı ve engelli vatandaşlarımızın ev temizliğinden kişisel bakımına kadar tüm zaruri ihtiyaçlarını karşılayacağız. Hâlihazırda 496 ilçemizde 32 bin vatandaşımı kapsayan bu projeyi yeni bir millî programla 60 bin vatandaşımızı daha buna dâhil edecek şekilde genişletiyoruz. Yaşlı ve engelli aylıkları da bayram öncesi ödenecektir.

Öğretmen adaylarımız için de bir müjdemiz var. Bu yıl için söz verdiğimiz 20 bin yeni öğretmen ataması ile ilgili süreç önümüzdeki günlerde Millî Eğitim Bakanlığımız tarafından başlatılacaktır. Böylece hükûmetlerimiz tarafından atanan öğretmen sayısı 730 binden 750 bine çıkacaktır. Bir başka ifade ile ülkemizdeki mevcut 1,2 milyon öğretmenin üçte ikisi bizim dönemlerimizde atanmış oluyor. Yeni atama sürecinin öğretmenlerimize hayırlı olmasını diliyorum. Son olarak Kurban Bayramı tatilini takip eden günler ile 15 Temmuz arasındaki çarşamba ve perşembe günlerinin idari izin kapsamına alınacağının haberini sizlerle paylaşmak istiyorum. Hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Kalın sağlıcakla.”

Dünya

“Türkiye, 2023 vizyonunu siyaseti ve ekonomisiyle dünyanın en büyükleri arasında yer alma hedefi üzerine inşa etmektedir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti 21. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye, 2023 vizyonunu, artık demokraside ve kalkınmada eksiklerini tamamlama değil, siyaseti ve ekonomisiyle dünyanın en büyükleri arasında yer alma hedefi üzerine inşa etmektedir. Dışarıdaki hasımların, içimizdeki gafillerin bizi bu yoldan alıkoymasına kesinlikle izin vermeyeceğiz. Ülkemize, eski Türkiye’nin hastalıkları, oyunları ve tuzaklarıyla irtifa kaybettirilmesine asla rıza göstermeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium’da düzenlenen AK Parti 21. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yunus’tan ilham ile eğer söyleyecek olursak, bir idik yirmi bir olduk, birbirimize kardeş olduk, millete hizmetkâr olduk, yürüdük elhamdülillah, vardığımız illere, yâd ellere, girdiğimiz yüce gönüllere sevgiyi, muhabbeti kalplere saçtık elhamdülillah. Dirildik pınar olduk, irkildik ırmak olduk, dünya ile yarışır olduk, aştık elhamdülillah, beri gel kucaklaşalım, uzak isek yakınlaşalım, ülkemizi daha da büyütelim, azmettik elhamdülillah” ifadelerini kullandı.

Bundan 21 yıl önce, “Artık Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diyerek AK Parti’nin kuruluşunun müjdesini milletle paylaştıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim önümüzü, okuduğumuz bir şiiri bahane ederek kesmek isteyenlere cevabımızı milletimizle birlikte AK Parti’yi kurarak verdik” diye konuştu.

Girdikleri ilk seçimde, kendilerini yüzde 34 oyla iktidara getiren milletin bugüne kadar AK Parti’yi sandıktan hep yüzde 40 ile yüzde 50 arasındaki oy oranlarıyla birinci çıkardığını da hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve halk oylamalarında bu oranların, yüzde 52’lere hatta yüzde 69’lara kadar çıktığını söyledi.

“GELECEĞİN DÜNYASININ ALTYAPISINI KURARAK, ÜLKEMİZİ HEP YUKARIYA TAŞIDIK”

Türkiye’nin siyasi, ekonomik, sosyal açıdan en sıkıntılı döneminde AK Parti’nin kurucular kurulunda yer alan arkadaşlarına şahsı ve milleti adına şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’ye oy veren ve destek olanlara da teşekkür etti.

AK Parti içerisinde yer alıp hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne sebeple olursa olsun bu kutlu çatının dışına çıkarak kendine başka yollar çizenlere de geçmişteki hizmetleri için teşekkür ediyorum. Son nefesine kadar büyük davanın bugünkü bayraktarı olan AK Parti saflarında sadakatle hizmet etme kararlılığında olan milyonlarla birlikte biz kendi yolumuzda ilerlemeyi sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek yıl partisinin kuruluş yıl dönümü kutlamalarını Ankara Kapalı Spor Salonu’nda yapacaklarını belirterek, şöyle devam etti: “Her şey gibi bu büyük davanın mensubu olmak da bir nasip işidir. AK Parti kadroları olarak rabbimizin bize bahşettiği nasibe hamdederek kendi işimize bakacağız, kendi sorumluluklarımızın gereğini yerine getirmenin mücadelesini vereceğiz. Sizlerin de yakından bildiği gibi AK Parti, 21 yıl önce siyaset sahnesine adım atmakla Türkiye’de yeni bir dönemi başlatmış, bu ülkeyi uçurumun eşiğinden kurtarmıştır. Bu sürenin yaklaşık 20 yılı da iktidarda geçmiştir. Milletin teveccühüne mazhar olarak, hamdolsun asırlık eksikleri tamamlayarak geleceğin dünyasının altyapısını kurarak ülkemizi hep yukarıya taşıdık.”

“IRKÇI VE MEZHEPÇİ NEFRETİN, MİLLETİMİZİN EBEDİ KARDEŞLİĞİNİ ZEDELEMESİNE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilçelere, mahallelere, beldelere ve 81 vilayete eser, yatırım ve projelerle damga vurduklarını belirterek, şunları kaydetti: “İnancımızın ve insanlığımızın gereği olarak yürüttüğümüz bu kutlu mücadeleyi 2023 seçimlerini de kazanarak inşallah taçlandıracağız. Türkiye, 2023 vizyonunu, artık demokraside ve kalkınmada eksikliklerini tamamlama değil, siyaseti ve ekonomisiyle dünyanın en büyükleri arasında yer alma hedefi üzerine inşa etmektedir. Dışarıdaki hasımların, içimizdeki gafillerin bizi bu yolda alıkoymasına kesinlikle izin vermeyeceğiz. Ülkemize, eski Türkiye’nin hastalıkları, oyunları ve tuzaklarıyla irtifa kaybettirilmesine asla rıza göstermeyeceğiz. Hele hele son günlerde ne idüğü belirsiz tipler tarafından körüklenmek istenen ırkçı ve mezhepçi nefretin milletimizin birliğini, beraberliğini, ebedi kardeşliğini zehirlemesine zinhar müsaade etmeyeceğiz. Eşref-i mahlûkat olan insanın renginden, mensubiyetinden, kimliğinden dolayı hor gören Ebu Cehil zihniyetinden ülkemizi ve milletimizi ne pahasına olursa olsun korumakta kararlıyız. Bunu da son 21 yılda olduğu gibi değerlerimizi yüceltip, insanımızın kalbine girerek, kapı kapı dolaşarak, muhalefetin yalan ve iftiraları karşısında hakkı hep yukarıda tutarak yapacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçime kalan 10 ayda, ana kademeyle, kadın kollarıyla, gençlik kollarıyla beraber büyük bir gayretle koşacaklarını söyledi.

AK Parti’nin genel başkanından teşkilatına, sandıkta oy veren seçmenine kadar tüm mensuplarının bu büyük sorumluluğun vebalini üstlendiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Genel merkezimiz tüm organlarıyla davamızın karargâhıdır. İl başkanlarımız, davamızın illerdeki sancak beyleridir, il yönetimlerimiz partimizin sahadaki Alperenleridir, belediye başkanlarımız şehirlerimizin hizmet erleridir. AK Parti’de görev alan, üye olan her bir kardeşim kutlu mücadelemizin kendi mahallindeki temsilcileridir. Bu anlayışla tüm yol arkadaşlarımdan ‘İbrahim’in ateşine su taşıyan karınca’ misali, ‘Benim olmadığım yerde kimse yoktur’ şuuruyla, var gücüyle çalışmasını, çabalamasını bekliyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın katılımcılarına yönelik sözlerini şöyle sürdürdü: “Gençler, unutmayın omuzlarınızda ağır bir yük taşıyorsunuz. Sadece 85 milyonun değil, gönül coğrafyamızdaki 100 milyonlarca kardeşimizin de umudunu taşıyorsunuz. Helal rızık peşinde koşan emekçilerimizin, ülkeye hayırlı evlatlar yetiştiren anaların, hayatının baharındaki gençlerimizin, güneşin altında ter döken çiftçilerimizin, devlete hizmet eden kamu görevlilerimizin, eli tetikte gözü ufukta nöbet bekleyen askerimizin, polisimizin, jandarmamızın, güvenlik korucularımızın, al bayrağımızı dünyanın dört bir ucunda gururla dalgalandıran resmî ve özel tüm temsilcilerimizin, ülkenin geleceğine yatırım yapan girişimcilerimizin, ciğerparelerine kavuşmak için 1080 gündür evlat nöbeti tutan Diyarbakır Anneleri’nin, 15 Temmuz gecesi çıplak elleriyle tankları durduran kahraman milletin, velhasıl 85 milyonla birlikte yüzlerce milyon dostumuzun da mesuliyetini taşıyorsunuz.”

“YAPACAK ÇOK İŞİMİZ, ÇOK HİZMETİMİZ VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her adımda, her faaliyette bu şuurla hareket edildiğine yürekten inandığını belirterek, “Bizim bu ülkeye daha yapacak çok işimiz var, bizim bu millete getirecek daha çok hizmetimiz var, bizim evlatlarımızın geleceğinin inşasında atacak daha çok adımımız var. Bizim Orta Asya’dan Balkanlar’a, Afrika’dan dünyanın dört bir yanına kadar gözünü ve kalbini Türkiye’ye yöneltmiş 100 milyonlara verecek daha çok umudumuz var. Bizim maziden atiye kurduğumuz köprümüzü uzatacak daha çok yerimiz var” dedi.

Cumartesi günü Çorum ve ardından Nevşehir’de Hacı Bektaş Veli’nin Hakk’a Yürüyüşünün 751. Yıl Dönümü Anma Programı’na katıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir olduk, iri olduk, diri olduk, kardeş olduk, hep birlikte Türkiye olduk” ifadelerini kullandı ve daha yapacak çok işlerinin olduğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sıkı sıkıya sarıldığımız müddetçe Allah’ın izniyle bunların hepsini de hayata geçireceğiz. AK Parti’nin bundan sonraki yıl dönümlerini işte bu adımların eşliğinde daha büyük bir gururla, sevinçle, çok daha büyük bir coşkuyla kutlayacağız. Çünkü biz bu yüce milletin sinesinden doğmuş, onun gösterdiği istikamet dışında hiçbir yola tevessül etmemiş, kaderini onunla bütünleştirmiş bir hareketiz. Herkes gibi biz de bir gün bu fani âlemden göçüp gideceğiz. İki metreküplük bir mezar bekliyor bizi ve geride tıpkı bugün bizim ecdada yaptığımız gibi nesiller boyunca hep hayırla yâd edilmemizi sağlayacak eserler, hizmetler, başarılar, zaferler bırakmış olmayı ümit ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin, Türkiye’nin asırlık demokrasi ve kalkınma eksiklerini tamamlamakla kalmadığını, 20’nci yüzyılın ilk çeyreğinin kalıplarına sıkışıp kalan Türk siyasetini de 21’inci yüzyıla taşıma başarısını gösterdiğini söyledi.

Türkiye’yi geriye götürmek isteyenler olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ne kadar birileri hâlâ ülkemizi, 20’nci yüzyılın yoksulluğu ve yoksunluğu körükleyen, hak ve özgürlüklere düşman, milletin değerlerine husumet besleyen, eser ve hizmet düşmanı, manda ve onun gölgesi vesayet özlemcisi, kavgadan, kamplaşmadan, çatışmadan beslenen, dünyadan kopuk, vizyonsuz, hedefsiz, muhabbetsiz, hiçbirimizin hatırlamak bile istemediği puslu iklimine geri döndürmek istiyorsa da inşallah bunu başaramayacaklar” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeyi yönetme müktesebatları 1940’ların tek parti faşizminden, iktidara gelme pratikleri 27 Mayıs Darbesi’nden ibaret olanların çırpınışlarının boşuna olduğunu belirterek, “Şahsi hırslarının ürünü ajandaları sebebiyle bunların kurduğu masaya payanda olanlara ise biz sadece acıyoruz. Biz Türkiye’yi bir asır öne çıkarmaya çalışırken bir asır geriye götürmeye kalkanlara dünyayı tersine döndüremeyeceklerini beraberce göstereceğiz” diye konuştu.

AK Parti’nin 2023 hedeflerinin karşısına tek parti CHP’si devrinin zulüm ve sefalet uygulamalarının güzellemeleriyle çıkanlara artık kimsenin itibar etmediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yine bizim 2053 vizyonumuzun karşısına, inşa ettiğimiz eserleri yıkma, yaptığımız hizmetleri tersine döndürme vaadiyle çıkanlara kimse kulak vermiyor. Tek sermayesi AK Parti, Cumhur İttifakı ve Tayyip Erdoğan husumeti olanlar, sadece her tarafı buram buram manipülasyon kokan sosyal medya mecralarında ve Türkiye düşmanı çevrelerde revaç buluyor. Tabii bir de bunların yanında PKK’sından FETÖ’süne tüm terör örgütleriyle bunların sivil görünümlü uzantıları var.”

“MİLLETİMİZ ÜLKEYE KAZANDIRILAN ESERLERE VE HİZMETLERE BAKACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin, iradesini sandığa yansıtırken gözettiği ölçülerin çok başka olduğunu söyleyerek, şunları kaydetti: “Milletimiz sandığa gittiğinde önce bugüne kadar ülkeye kazandırılan eserlere ve hizmetlere bakacaktır. Eğitimde AK Parti iktidarı neler yaptı, sağlıkta neler yaptı, adalette neler yaptı, bunun yanında ulaşımda neler yaptı, tarımda neler yaptı, dış politikada neler yaptı? A’dan Z’ye bütün bunları benim milletim gözden geçirmeyecek mi? Geçirecek. Ardından kendisi ve evlatları için en iyi geleceği kimin hazırlayacağına bakacaktır. Kardeşlerim, gençlik için en önemli olan nedir? Birinci derecede eğitim öğretimdir. Bunu başarıyla Türkiye’de gerçekleştiren hangi iktidar olmuştur? Biz olduk, biz.”

Kendisinin 75 kişilik sınıflarda okuduğunu, o dönemde 100-110 kişilik sınıfların da olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu an ise öğrencilerin 15-20 kişilik sınıflarda eğitim öğretim gördüğüne işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidara geldiklerinde Türkiye’de 76 üniversite olduğunu hatırlatarak, şu anda 81 ilin tamamında toplam 208 üniversite bulunduğunu ama CHP’lilerin “Bu kadar üniversiteye ne gerek var?” dediğini belirtti.

“HASTANELERİMİZİN OLMADIĞI İL VE İLÇE KALMADI”

İbrahim Tatlıses’in, “Şanlıurfa’da Oxford vardı da okumadık mı?” sözlerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bunu kimseye dedirtmek istemiyoruz. Hakkâri’de de üniversite var, Şırnak’ta da üniversitemiz var, Iğdır’da da üniversitemiz var. Hangi ilimiz olursa olsun, hepsinde elhamdülillah üniversitemiz var. Artık öğrencilerimizin ayağına profesörlerimiz, doçentlerimiz geliyor ve onlara bulundukları illerde dersini veriyor. Bunu biz hallettik” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıkları sağlık yatırımlarını da hatırlatarak, “Şu anda 19 tane dev şehir hastanemiz var. Şu anda hastanelerimizin olmadığı il ve ilçe kalmadı. Derdimiz ne? İstiyoruz ki hiçbir ilimizde bu sıkıntı yaşanmasın. Şimdi Ankara’da önümüzdeki aya inşallah yetişecek, ikinci şehir hastanesini de açıyoruz. İstanbul’da zaten Çam ve Sakura Şehir Hastanemiz var ama bunun yanında Ataköy Havalimanı’nda ve Sancaktepe’de de yine aynı şekilde üç ayda bitirdiğimiz şehir hastanelerimiz var. Bunları biz yaptık. Bu tür hizmetleri yapmak AK Parti’ye yaraşır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan 19 şehir hastanesinin 25 bin 298 yatak kapasitesinin bulunduğunu söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Kılıçdaroğlu, sen bu ülkede Sosyal Sigortalar Kurumu’nun başındaydın. Allah aşkına çık de ki ‘Şu hastaneyi de ben yaptım, ben bitirdim’ de. O dönemde hastanelerde maalesef, Savaş Ay’ın o meşhur programında adeta dalga geçer gibi bununla dalga geçiyor. Zaten Sayın Kılıçdaroğlu’nu SSK Genel Müdürlüğü’nü, o kurumu çökertmesi yeter” diye konuştu.

Gençlik merkezi sayısının dokuzdan 412’ye, spor tesisi sayısının 1575’ten 4 bin 133’e, yükseköğrenim yurt yatak kapasitesinin 182 binden 746 bine çıkarıldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 20 yılda 539 milyar liranın üzerinde sosyal yardım yaptıklarını anlattı.

Adalet hizmetlerinin daha iyi yürütülmesi için 276 yeni hizmet binası inşa edildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, hâkim ve savcı sayısının da 9 binden 23 bine yükseltildiğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörle mücadeleyi sınırlarımız dışına taşıyarak, organize suç örgütlerinin başını ezerek, asayişten uyuşturucuya, uyuşturucuyla mücadeleye tüm emniyet hizmetlerinin etkinliğini artırarak vatandaşlarımızın huzurunu sağladık” şeklinde konuştu.

“HAVALİMANLARIMIZIN SAYISI 56’YA ULAŞTI”

AK Parti iktidara geldiğinde 6 bin 101 kilometre bölünmüş yol bulunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda bölünmüş yol uzunluğunun 28 bin 700 kilometre olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “1714 kilometreden devraldığımız otoyol uzunluğumuzu 3 bin 532 kilometreye çıkardık. Kara yolu tünel sayımız 83’tü, 468’e, kara yolu tünel uzunluğumuz 50 kilometreden 661 kilometreye, köprü ve viyadük uzunluğumuz 311 kilometreden 729 kilometreye ulaştı. Son 20 yılda ülkemize kazandırdığımız ulaştırma eserlerimizden bazıları şunlar, köprülerde Osmangazi, Yavuz Sultan Selim, Adıyaman Nissibi, Elazığ Ağın, Tohma, Hasankeyf-2, Çanakkale 1915. Tünellerde ne yaptık biliyor musunuz? Bolu Dağı, Avrasya, Ilgaz 15 Temmuz İstiklal, İzmir Konak, Erkenek, Cankurtaran, Sabuncubeli, Ovit, Kızılcahamam-Çerkeş, Salarha, Pirinkayalar. Otoyollarda İstanbul-Bursa-İzmir, Kuzey Marmara, Menemen-Aliağa-Çandarlı, Ankara-Niğde, Kınalı-Tekirdağ, Çanakkale-Savaştepe…26 havalimanından devraldık, şimdi havalimanlarımızın sayısı 56’ya ulaştı. Nereden nereye? Daha devam ediyor, açılışlarını yapacağımız havalimanları var. Havalimanlarından hızlı tren projelerine, banliyö hatlarından metrolara kadar saymakla bitiremeyeceğimiz nice eserlerimizle ülkemizin 81 şehrine mührümüzü vurduk.”

Şehircilik alanında yapılanları da anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün Türkiye genelinde 452 millet bahçesi yapıyoruz. Bunlardan 137’sini tamamlayarak hizmete sunduk. Kalan millet bahçelerimizde ise çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “TOKİ kanalıyla ülkemize tam 1 milyon 170 bin konut ve iş yeriyle beraber içerisinde stadyum, hastane, okul, öğrenci yurdu bulunan toplam 25 bin sosyal eser kazandırdık. Buradan şimdi bir müjde veriyorum, Toplu Konut İdaresi’nden milletimiz konut almaya hazırsa Çevre Şehircilik Bakanlığımız olarak süratle bu konutları yapacak ve milletimizin satın almasına sunacağız. Bunu da biz yaparız. Tarımsal gayrisafi millî hasılamızı 2002’de 37 milyar seviyesinden geçtiğimiz yıl 407 milyar liraya çıkardık. Baraj sayımızı 276’dan 930’a, içme suyu tesisi sayımızı 84’ten 370’e, taşkın koruma tesisi sayımızı 5 binden 10 bin 267’ye, sulamaya açılan arazi miktarını ise yaklaşık 5 milyon hektardan yaklaşık 7 milyon hektara yükselttik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracatı 36 milyar dolardan aldıklarını, 2021’de 225 milyar dolara çıkardıklarını, şimdi ise 250 milyar dolar sınırına ulaştırdıklarını belirtti.

Savunma sanayii projelerinin bütçesini 5,5 milyar dolardan 75 milyar dolara çıkardıklarını ve dünyanın önde gelen kara, hava, deniz platformları satıcılarından biri hâline geldiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin dört bir yanında 142 yeni organize sanayi bölgesi, 25 endüstri bölgesi, 87 teknopark kurduklarını söyledi.

“ÜLKEMİZE KAZANDIRDIĞIMIZ ESERLER VE HİZMETLER SAYMAKLA BİTMİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzay yarışında yer almak için Uzay Ajansı’nı faaliyete geçirdiklerini, yerli elektrikli otomobilin üretim sürecinin devam ettiğini ifade etti.

TOGG’un hazır olduğunu, 29 Ekim 2022’de Türkiye’nin otomobilinin Gemlik Fabrikası’nın resmî açılışını ve ilk seri üretim aracının banttan inme törenini yapacaklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “2023’ün ilk çeyreğinde otomobilimizi yollarda görmeye başlayacağız. Enerjide toplam kurulu gücümüzü 31 bin 846 megavattan 102 bin megavat seviyesine getirdik. Karadeniz’de toplam 540 milyar metreküp doğal gaz rezervini keşfettik. 2023’ün ilk 3 ayında günlük 10 milyon metreküp doğal gazı millî iletim sistemimize aktarmış olacağız. Dördüncü sondaj gemimiz olan Abdülhamid Han’ı geçtiğimiz hafta Akdeniz’deki görev yerine uğurladık. Turizmde salgın şartlarına rağmen geçtiğimiz yıl sayımızı 30 milyonun üzerine, turizm gelirimizi 24,5 milyar dolara çıkardık. Bu yıl inşallah çok daha yüksek rakamlara ulaşacağız. Gördüğünüz gibi ne kadar özetlersek özetleyelim ülkemize kazandırdığımız eserler ve hizmetler saymakla bitmiyor. Şehirlerimize yaptığımız ziyaretlerde de benzer bir tablo ile karşılaşıyoruz. “

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirlere kazandırdıkları eser ve hizmetleri anlatmakla bitiremeyeceklerini belirterek, “Milletimize söyleyecek sözümüz, anlatacak eser ve hizmetimiz olmasa da birilerinin yaptığı gibi kuru gürültüyle, havanda su dövmekle, avara kasnak gibi boş konuşmakla vakit geçirseydik hâlimiz nice olurdu. İşte o zaman hâlimiz yaman olurdu” diye konuştu.

EKONOMİ PROGRAMI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkeyi büyüme esasına dayanan ekonomi programının gayet sağlam teorik zemine, bütüncül yapıya ve gerçekçi uygulama planına sahip olduğunu dile getirdi.

Dünyadaki değişimleri, ülkenin her alanda kat ettiği mesafeyi, küresel krizlerin önlerine getirdiği fırsatları göremeyenlerin; bugünkü Türkiye’ye artık sahiplerinin bile vazgeçtiği 40 yıl, 70 yıl öncesinin kabulleriyle baktığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Hâlbuki bugün dünya ve Türkiye, bırakınız o kadar eskileri, 10 yıl öncesine göre bile çok farklı bir yerde bulunuyor. Bizim uyguladığımız ekonomi programı, geçmişin değil, geleceğin üzerine kuruludur. Esasen dünyada her ülkeye uyacak tek tip bir ekonomi modeli yok. Her ülke bizim de yakından takip ettiğimiz genel yaklaşımlardan istifadeyle kendi şartlarına, imkânlarına, ihtiyaçlarına, hedeflerine göre kendi ekonomi programını geliştirir ve hayata geçirir. Kur garantili millî paradan bahsediyoruz ama bunu hazmedemiyorlar. İktisatçıların bazıları bu gerçekleri bildikleri hâlde sahiplerine yaranmak için programımızı kötülerken, bir kısmı cehaletleri sebebiyle bize kör düşmanlık yapıyor. Ellerinde sadece çekiç olduğu için her şeyi çivi gibi görenler misali, bildikleri tek ekonomi teorisiyle Türkiye’yi değerlendirenleri kendi kısır dünyaları ile baş başa bırakıyoruz.”

Önlerinde dokuz ay gibi bir sürenin olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir olacağız, iri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” diyerek sözlerini tamamladı.

OKUMAYA DEVAM EDİN

Dünya

“Bugün millî menfaatlerini her zeminde korkusuzca savunan diplomasisi etkili bir Türkiye var”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bugün millî menfaatlerini Birleşmiş Milletler ve NATO dâhil her zeminde korkusuzca savunan, netice alan diplomasisi etkili bir Türkiye var” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında partinin kuruluşunun 21. yıl dönümüne kavuşmanın haklı gururunu yaşadıklarını belirtti.

Bu akşam düzenleyecekleri geniş katılımlı toplantıyla hem 21. yaşlarını kutlayacaklarını hem de 21 yılın kısa bir değerlendirmesini yapacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu toplantıda ülkenin geleceğine dair hedeflerini, ideallerini bir kez daha milletle paylaşma imkânı bulacaklarını söyledi.

“BİZİ BİZ YAPAN KADİM PRENSİPLERDEN TAVİZ VERMEDEN YOLCULUĞUMUZU SÜRDÜRDÜK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti olarak 21 sene önce milletin umudu olarak kurulmuş kutlu bir davanın günümüzdeki temsilcileri olarak yola revan olduklarını, aradan geçen süre zarfında kurucu değerlerden, kadim prensiplerden taviz vermeden yolculuklarını sürdürdüklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geride kalan 21 senenin her anı, her günü mücadeleyle geçti. İlk günden itibaren vesayet odaklarından devlet içine çöreklenmiş çetelere, kimi medya organlarından karanlık lobilere, terör örgütlerinden darbe heveslerine kadar millet ve memleket düşmanlarının hedefi olduk. Cumhuriyet mitinglerinden Gezi olaylarına, 17-25 Aralık darbe girişiminden 15 Temmuz darbe girişimine kadar millî iradeye kasteden tüm saldırıları, milletimizle omuz omuza vererek beraberce püskürttük. Yasakçılara rağmen milletimizin özgürlük alanlarını genişlettik. Terör örgütlerine rağmen güvenliği ve adaleti tahkim ettik. Vesayetçilere rağmen millî iradenin üstünlüğünü bu ülkede biz hâkim kıldık. Milletin kesesinden geçinen tufeylilere rağmen ekonomimizi her yıl büyütmeyi başardık. Batı’ya lejyonerlik yapmayı marifet sanan içimizdeki mandacılara rağmen dış politikamızı güçlendirdik, itibar ve öz güven kazandırdık.”

“BU BAŞARILARIN TAMAMI HEPİMİZİNDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi başta olmak üzere hayata geçirdikleri reformlarla sessiz bir devrime imza attıklarını dile getirdi. Türkiye’nin kendi dönemlerinde, sadece ayağına vurulmuş asırlık prangalarını kırmadığını, aynı zamanda mevcut sistemin merkezine yerleştirilmiş kast düzeninden de kurtulduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıllarca millete “kendi öz yurdunda parya” muamelesi yapıldığını, milletin çocuklarının okumasının, üniversiteye gitmesinin, belli konumlara gelip belli meslekleri yapmasının suni sebeplerle engellendiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sen işçisin işçi kal, sen köylüsün köyünde kal, sen fakirsin fakir kal’ dediler. Darbe dönemlerinde sermayeyi renklere bölerek ülkemizin gelişmesini, büyümesini, dünyada hak ettiği yeri almasını sabote ettiler. Kadınlarımızın başörtülü, başörtüsüz diye ayrımcılığa uğradığı, evlatlarımızın kılık kıyafetlerinden dolayı üniversite kapılarından kovulduğu, gençlerimizin okullarından dolayı adaletsizliğe maruz kaldığı, temel hak ve hürriyetlerin belli toplum kesimlerine, yalnızca elitlere mahsus imtiyazlar olarak görüldüğü işte bu kast sistemine biz son verdik. Devletin, siyasetin, bürokrasinin ve iş dünyasının kapılarını hangi kökene, bölgeye, siyasi görüşe sahibi olursa olsun bu ülkenin tüm evlatlarına biz açtık. Elini vicdanına koyan herkes kabul edecektir ki bugünün Türkiye’si 21 yıl öncesine göre daha demokratik, özgür, fırsat eşitliğinin olduğu bir Türkiye’dir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün 2002’ye göre daha huzurlu, daha müreffeh bir Türkiye’nin olduğunu aktardı.

“Bugün millî menfaatlerini Birleşmiş Milletler ve NATO dâhil her zeminde korkusuzca savunan, netice alan diplomasisi etkili bir Türkiye var ” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün kendi kendine çıkardığı krizler içinde boğulan değil en zor şartlarda dahi büyümesini sürdürerek herkesin önüne geçen bir Türkiye var. Bugün IMF kapılarında borç dilenen değil kalkınma ve insani yardımlarda dünyaya örnek olan, örnek gösterilen bir Türkiye var. Bugün kendi millî güvenliği için yurt içinde ve dışında hiç kimsenin icazetini aramadan operasyon düzenleyen, ordusu güçlü bir Türkiye var. Bugün, eğitimden enerjiye, ulaştırmadan sağlığa, savunma sanayiinden teknolojiye, her alanda tarih yazan, destan yazan, gıptayla takip edilen bir Türkiye var. Bütün bunlar ayakları bu topraklara basan, milletin değerleriyle barışık ehil kadrolar elinde Türkiye’nin neleri başarabileceğini işaretidir. Bunlar aynı zamanda yıllarca ötelenen, kenarda tutulan, sistemin dışına itilen ülkemizin potansiyelinin büyüklüğünün en somut göstergesidir. Şüphesiz bu başarıların tamamı hepimizindir, hepimizin eseridir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu başarılarda, 21 yılda girdikleri her seçimde desteğini ve duasını esirgemeyen milletin de çok büyük payının olduğunu vurguladı.

Ne yaptılarsa, neyi başardılarsa önce Allah’ın yardımına sonra da mensubu olmaktan iftihar ettikleri milletin desteğine borçlu olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hakikati hem kendilerine hem de farklı kademelerde görev yapan yol arkadaşlarına sık sık hatırlattıklarını ifade etti.

“ÜLKEMİZE AŞKLA HİZMET ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

“Buralara nerelerden ve nasıl geldiğimizi, bu makamlarda ne için oturduğumuzu, omuzlarımızdaki yükün ne kadar ağır bir yük olduğunu bir an olsun unutmamalı, unutturmamalıyız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Elde ettiğimiz her başarının gerisinde Rabbimizin inayeti ve milletimizin desteği olduğunun bilinciyle hep daha çok çalışmamız daha çok gayret göstermemiz gerekiyor. Unutmayın ‘Hesaba çekilmeden nefsinizi hesaba çekin’ buyurun bir inancın mensupları olarak son 21 yılda ülkemize kazandırdıklarımıza baktığımızda Rabbimize hamdediyoruz. Bizlere bu aziz millete hizmet etme, hizmetkâr olma şerefi bahşettiği için, mazlum ve mağdurlara sahip çıkma imkânı verdiği için Allah’a hamdediyoruz. Bu vesileyle partimizin kuruluşundan itibaren davamıza destek olmuş, omuz vermiş, katkı sunmuş, teşkilatlarımızda görev almış herkese tüm yol arkadaşlarıma buradan teşekkür ediyorum. Dar-ı bekaya uğurladığımız büyüklerimizin, abilerimizin, dostlarımızın hepsine de Mevla’dan rahmet ve mağfiret niyaz ediyorum. Geride hoş bir seda bırakarak bu dünya yolculuğunu tamamlayan bu kardeşlerimizin emaneti olan AK Parti sancağını daha da yüceltmeye, davamıza, ülkemize ve şehrimize aşkla hizmet etmeye devam edeceğiz. Allah bizi sırat-ı müstakimden, devlete, millete, ümmete ve insanlığa hizmet yolundan ayırmasın. Rabbim sevgimizi, dayanışmamızı, kardeşliğimizi daim eylesin diye dua ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında imar ve ihya etmenin zor, yıkmanın ve yok etmenin kolay olduğunu anlattı.

Mehmet Akif Ersoy’un, “Gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen iki kazma kürek iki de ırgat yeter. Hadi gel yapalım geri şunu desen bir Sinan gerek bir de Süleyman” şiirini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu çarpıcı hakikati 2019 mahalli idareler seçimlerinde el değiştiren belediyelerin beceriksizliğinden, savunma sanayiindeki gururumuz olan İHA, SİHA ve Akıncılara yönelik tehditlere kadar her alanda görüyoruz. Bu hakikati gönüllü kuruluşlarımızı hedef alan linç kampanyalarında, her gün dozu biraz daha artırılan hesaplaşma çağrılarında, 28 Şubat bakiyesi kimi kendini bilmezlerin başörtülü kadınlarımıza yönelik hezeyanlarında görüyoruz. Milletimize kurşun sıkmış FETÖ’cü alçaklarla fotoğraf verme yarışından, bölücü örgütün uzantılarıyla iş birliği yapma pervasızlıklarına kadar pek çok alanda bunu görüyoruz.”

“MİLLETİMİZİN TAKDİRİNE HAVALE EDİYORUZ”

“Son 21 yılda yaşanan onca değişime rağmen millete tepeden bakan, üstenci CHP zihniyeti yerinde saymayı sürdürüyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin katettiği onca mesafeye karşın CHP ve yandaşlarının değişmemekte, kendilerini yenilememekte ısrar ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha önce de farklı vesilelerle ifade ettim, bu ülkenin en büyük açığı demokrasiyi içselleştirmiş, milletin değerleri ile barışmış, yerli ve millî muhalefet açığıdır” ifadelerini kullanarak, Türkiye’nin en önemli sorunlarından birinin siyasetin tabiatında var olan rekabeti, husumetten ibaret gören kutuplaştırıcı siyaset tarzı olduğunu dile getirdi.

Türkiye’yi ve Türk demokrasisini bekleyen asıl tehlikenin inşa, imar ve ihya yerine yıkmayı ve yok etmeyi siyasetlerinin merkezine yerleştiren rövanşist yaklaşımlar olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Girdikleri her seçimde sandıkta milletten tokat yiyenler maalesef iktidara gelmek için darbelerden, sokak olaylarından, dış desteklerden hatta FETÖ’cü alçaklardan bile medet ummuşlardır. 27 Mayıs’tan itibaren demokrasimizin askıya alındığı vesayet girişimlerinin hepsinin arkasında işte bu baskıcı, jakoben ve dayatmacı zihniyet var. Geriye dönüp baktığımızda bunların siluetini darbelerden iç karışıklıklara, sokak olaylarından siyasi cinayetlere kadar her hadisede görebiliyoruz. 2023’e giden süreçte benzer senaryoların tekrar tedavüle konulduğuna şahit oluyoruz” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye ağır bedeller ödeten “meşrep tartışmalarının”, eski Türkiye heveslisi kesimler tarafından medya ve sosyal medya üzerinde yeniden alevlendirilmeye çalışıldığını belirterek, şöyle konuştu: “Polisimizin tüm yönleriyle açığa çıkardığı adli vakalar, tıpkı 80 öncesinde olduğu gibi insanlarımızı birbirine kışkırtmanın vasıtası hâline getiriliyor. Türkiye’nin geride bıraktığı toplumsal fay hatları yine bu çevreler tarafından kaşınarak provokasyon aracı olarak kullanılıyor. Ülkeye ve millete hizmetten başka hiçbir gayesi olmayan bürokratlar, Bay Kemal tarafından çok açık, net tehdit ediliyor, devletimizin iş yapamaz hâle getirilmesi isteniyor. Millet iradesini temsil eden kurumlar hedef alınarak ve kasıtlı bir şekilde yıpratılarak, siyaset kurumuna olan güven sarsılmaya çalışılıyor. Zaman değişse de aktörler değişse de ifadeler değişse de oynanan oyun değişmiyor. Milletimizin birliğine, toplumumuzun huzuruna, devletimizin güvenliğine ve demokrasimizin kazanımlarına yönelik bu saldırıların başrolünü son 70 yıldır olduğu gibi bugün de yine CHP üstlenmektedir. Farklı düşünen, farklı giyinen ve farklı siyasi tercihlerde bulunan insanlar CHP ve ortakları tarafından tehdit edilmekte, sindirilmeye ve korkutulmaya çalışılmaktadır. Bunu da hep yaptıkları gibi hiçbir ilke, ahlak ve sorumluluk gözetmeden yapıyorlar. Yaşanan her hadise bunların çeşitli maskelerin arkasına gizledikleri faşist yüzlerini, baskıcı, diktacı ve nobran karakterlerini açıkça gösteriyor. Tüm bunlar dün gibi ortadayken siyasi hırsları sebebiyle muhalefetin yıkım masasında garnitür olarak yer almakta hiçbir beis görmeyenleri milletimizin takdirine havale ediyoruz.”

“KARDEŞLİĞİMİZİ TEYİT EDEREK YOLUMUZA DEVAM ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz günlerde Çorum ve Nevşehir’e gerçekleştirdiği ziyareti anımsatarak, “Çorum’da nefis bir menü koymuşlar pankartla, o menüyle beraber de bu yuvarlak masada olanlara biz de orada ‘afiyet olsun’ dedik. Hamdolsun, Çorum’da resmî rakam olarak söylüyorum 50 bin kişinin katılımıyla muhteşem bir mitingi gerçekleştirdik. Oradan Hacıbektaş’a geçtik, Hacıbektaş’ta da yine verilen rakam 10-15 bin kişi oradaki bizim programa iştirak ettiler. Burada Kültür ve Turizm Bakanlığımıza da teşekkür ediyorum. Onlar da gerçekten güzel bir program hazırladılar ve o akşam Hacıbektaş’ta hakikaten gerek oradaki tüm meşrep ve mezhep ayrımı gözetmeden kardeşlerimizle birleştik, bütünleştik, bir olduk, iri olduk ve diri olduk kardeşliğimizi tescil ve teyit ederek yolumuza devam ettik” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çorum’da da il teşkilatlarının yeni binasının açılışını yaptıklarını belirterek, hayırlı olmasını temenni etti.

Milletle birlikte hak yolda ilerlemeye, ülkeye eser ve hizmet kazandırmaya devam edeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP’li yazar ve siyasetçilerden her gün zılgıt yedikleri hâlde üç kuruşluk menfaatleri için geçmişlerini reddedenleri kendi hâllerine bırakıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21. kuruluş yıl dönümü törenlerinde de tüm bu konuları etraflıca ele alacaklarını bildirdi.

Parti teşkilatlarından durmadan, usanmadan, yılmadan mücadeleyi sürdürmelerini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki günlerde Manisa’da toplu açılış ve miting yapacaklarını belirterek, “25’inde Ahlat’tayız, 26’sında Malazgirt’te olacağız. Malazgirt’te inşallah Cuma namazını Diyanet İşleri Başkanımızla beraber orada kılacağız. Hazırlıklarımızı ona göre yapalım. Ahlat ve Malazgirt’te de Cumhur İttifakı olarak birlikte hareket edeceğiz. Yolunuz, yolumuz açık olsun” ifadelerini kullandı.

OKUMAYA DEVAM EDİN

Dünya

“Eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, ticarette, enerjide Türkiye’ye çağ atlattık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çorum’daki toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, ticarette, enerjide ve daha pek çok alanda Türkiye’ye âdeta çağ atlattık” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çorum Kadeş Barış Meydanı’nda düzenlenen toplu açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına tüm vatandaşları selamlayarak ve Çorum’da dün meydana gelen depremden dolayı geçmiş olsun dileklerini ileterek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 3,5 yıllık hasretin ardından Çorumlularla birlikte olmanın memnuniyeti içerisinde olduğunu söyledi.

Çorum yöresine ait türkünün “Gezsem de dünyanın dört bucağını / Vallahi gözüme yine boş gelir / Gönül arzu eder dostu, cananı / Sızlar eski yaram gözden yaş gelir” dizelerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz de işte yüreği yanık bu aşık gibi siz dostlarımızı, gönüldaşlarımızı görmeye geldik. Hasbihal edelim, hasret giderelim, ahdimizi ve kavlimizi tazeleyelim istedik” ifadelerini kullandı.

“ÇORUM’LA BİRLİKTE 81 VİLAYETİMİZİN TAMAMINA ESERLERİMİZLE MÜHRÜMÜZÜ VURMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

Tüm ilçe ve köyleriyle Avrupa’dan, Amerika ve Avustralya’ya kadar gurbeti sılaya çeviren Çorumluları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çorum’a olan bir şükran borcumu burada huzurlarınızda ifade etmek istiyorum. 2019 mahalli idareler seçimleri öncesinde 12 Şubat’ta bize verdiğiniz söze sahip çıktığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. O gün kışın soğuğuna ve ayazına rağmen meydanlara sığmamıştık. Maşallah, Çorum bugün de yine destan yazıyor, tarih yazıyor. Duruşuyla, vakalarıyla dosta güven aşılıyor. Coşkunuz, sevdanız, aşkınız için her birinize teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kardeşinizi bağrınıza bastığınız için, bizi muhabbetle kucakladığınız, bize güvendiğiniz, inandığınız için sizlere şükranlarımı sunuyorum. Milletin adamı, milletin partisi Cumhur İttifakı varken gayrısına meyletmeyen tüm Çorumlulardan Allah razı olsun diyorum. Biliyorum yine birileri çıkacak şu sevdaya çamur atmaya kalkacak. Yine bazı kendini bilmezler çıkacak aramızdaki muhabbete kara çalmaya niyetlenecek. Kapalı otel salonlarını dahi dolduramayanlar meydanlardan sokaklara taşan şu sevgi selini hafife alacaklar. Varsın onlar bizim birbirimizi Allah için sevmemizin sırrına eremesinler. Varsın onlar bizim nasıl bir millet aşkı, nasıl bir memleket sevdası içinde olduğumuzu anlayamasınlar. Varsın onlar bizim bu yola başımızı, canımızı, yüreğimizi koyduğumuzu idrak edemesinler. Biz gözü olup görmeyen, kulağı olup işitmeyen, dili olup söyleyemeyen, kalbi nasır tutmuş gafillere rağmen muhabbetimizi güçlendireceğiz. Millete hizmetten nasibi olmayanlara inat Çorum’la birlikte 81 vilayetimizin tamamına eserlerimizle mührümüzü vurmayı sürdüreceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karşımdaki coşku var olduğu müddetçe, bu heyecan sürdüğü müddetçe, sizin hayır dualarınız yanımızda olduğu müddetçe bize durmak yok, bize duraklamak yok, bize rehavet yok” dedi.

RESMÎ AÇILIŞI YAPILAN ESER VE HİZMETLER

Çorum’a eli boş gelmediklerini ve ziyaret vesilesiyle güncel yatırım bedeli 3 milyar 263 milyon lirayı aşan 78 kalem eser ve hizmetin resmî açılışını bugün yapacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitimde, Çorum merkezde yapımı tamamlanan okulları, Kur’an kurslarını, sağlıkta, ilçelerimizdeki aile sağlığı merkezleriyle, 112 istasyonlarını, kültürde, Osmancık İlçe Halk Kütüphanesi’ni Çorum’un emrine veriyoruz. Hitit Üniversitemiz kuzey kampüsü, ilahiyat fakültesi ile Oğuzlar Yerleşkesi’nin ilk etabını tamamladık. Daha önceki Çorum ziyaretimizde şehrimize modern bir stadyum kazandırmanın sözünü vermiştik. Hamdolsun 15 bin kapasiteli Çorum Şehir Stadyumu’nu tamamlayarak Çorumspor’un ve sporcu gençlerimizin kullanımına açtık” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çorum’dan geçen herkesi görkemiyle selamlayan stadyumumuzun şehrimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Stadyumun yanı sıra Alaca, Oğuzlar, İskilip ilçelerimizle Çorum merkezdeki spor yatırımlarının da hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet Su İşlerimiz, Osmancık İncesu Göleti Sulaması, Koçhisar Barajı İkinci Kısım İçme Suyu İsale Hattı, Alaca Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Projelerini, Obruk Barajı Mansap Düzenlemesi ve Kızılırmak-Osmancık geçişini bitirdi. Çevre ve Şehircilik Müdürlüğümüzün hizmet binalarını, millet bahçelerini, güneş enerjisi santralleriyle altyapı ve çevre düzenleme işlerini bugün sizlerin istifadesine sunuyoruz. Biz buyuz, bizde laf yok, bizde iş var iş” ifadesini kullandı.

Çorum Belediyesinin şehri güzelleştirmek için taş üstüne taş koymaya devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Belediyemizin tamamladığı Recep Tayyip Erdoğan Caddesi’ni, yarı olimpik yüzme havuzlarını, Veli Paşa Hanı ve Dikiciler restorasyonunu, Cenaze ve Defin Binasını, millet kıraathanelerini, semt sahalarını resmen hizmete alıyoruz. İl Özel İdaremiz toplam 729 milyon lira yatırım bedeliyle Çorum ve köylerine sulama tesisleri, yol işleri, içme göletleri, 112 acil çağrı merkezi müdürlüğü hizmet binasını kazandırdı. Bu eserlerin resmî açılışını da bugün yapıyoruz. Tüm bu hizmetleri şehrimize kazandıran bakanlıklarımızı, valiliğimizi, il özel idaremizi ve Çorum Belediyemizi tebrik ediyorum.”

“ZORLUKLARLA KARŞILAŞSAK DA TÜRKİYE’YE HİZMET DAVAMIZDAN ASLA GERİ ADIM ATMADIK”

İki yıl önce vefat eden eski Çorum belediye başkanlarından Prof. Dr. Arif Ersoy’ı rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Arif Ersoy, hem iki dönem belediye başkanı hem de akademisyen olarak şehrimize ve ülkemize takdire şayan hizmetlerde bulundu. Çorum’un manevi muhafızı Suheybi Rumi Hazretlerine, evliyaullahtan Kerebi Gazi ve Ubeydi Gazi Hazretlerine, Fatih’in Hocası Akşemseddin Hazretlerine, son devrin en büyük âlimlerinden İskilipli Atıf Hoca’mıza Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. 15 Temmuz şehidimiz, değerli yol ve dava arkadaşım Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip’i de burada bir kez daha şükranla, özlemle yâd ediyorum şehitlerimizin ruhu şad, mekânları cennet olsun. Rabbim bizleri de âlimlerimizin ve şehitlerimizin yolunda ayırmasın.”

Yarın AK Parti’nin 21. kuruluş yıl dönümü olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Pazartesi günü Ankara’da 21. yaşımızı, şanımıza, şerefimize uygun bir şekilde idrak edeceğiz. Merhum Neşet Ertaş, ‘Aşk ile çalışan yorulmaz.’ diyordu. Biz de 14 Ağustos 2001’de hangi heyecanla yola çıktıysak bugün de aynı heyecanı yüreğimizde taşıyoruz” dedi.

Mitingin düzenlendiği meydanda yer alan “Altılı masa menüsü” yazan pankartı gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Siz bu menüyü görmüşsünüzdür. Ne var bu menüde? Yalan çorbası var. Koltuk kebabı var. Kandil dolması var. Laf salatası var. Selo kahvaltısı var. Başka? Washington Portakalı var. Ye yiyebildiğin kadar. Burada da yine çok enteresan, ‘Leblebi koydum tasa, doldurdum basa basa, ağzınızla kuş tutsanız size oy yok altılı masa.’ Burası yiğidin harman olduğu yer, kolay değil. Bundan 21. sene önce gönülleri fethetmek, kalpleri kazanmak için nasıl bir azme sahipsek bugün de aynı kararlılıkla yolumuzda yürüyoruz. Aradan geçen yıllarda zorluklarla karşılaşsak da Türkiye’ye hizmet davamızdan asla geri adım atmadık. Saldırılara maruz kalsak da milletimiz ve ülkemiz için hayal kurmaktan vazgeçmedik. Hep daha iyiye, daha güzele ulaşmanın göz bebeğimiz Çorum’u hak ettiği konuma getirmenin mücadelesini verdik. Yol, çevre, konut projeleriyle şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırırken, gelecek kuşaklara daha müreffeh, daha itibarlı bir ülke bırakmak için gece gündüz demeden gayret gösterdik.”

“BİZ ESER, HİZMET VE MİLLETİMİZİN DERTLERİNE DERMAN ÜRETİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geriye dönüp bakıldığında ve geçmişle mukayese edildiğinde Türkiye’nin her karış toprağında mühürlerinin olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Birileri masa kurup sabah akşam iftira üretirken biz eser, hizmet ve milletimizin dertlerine derman üretiyoruz. Birileri sahte gündemlerin peşinde ömür tüketirken biz Türkiye’yi dünyanın ilk ekonomisinden biri yapmanın mücadelesini veriyoruz. Yeri geliyor Ukrayna’dayız, yeri geliyor Rusya’dayız. Niye? Çünkü biz Türkiye’yiz. Sınırlarımız içerisinde terör örgütlerine nefes aldırmadığımız gibi sınırlarımız dışında da terör bataklığını kurutmak için teröristlerin tepelerine tepelerine biniyoruz. Bunu da bizden önce yapıldığı gibi başkalarının emanet silahlarıyla değil, yerli ve millî imkânlarla imal ettiğimiz helikopterlerle, SİHA’larla yapıyoruz. 21 yıl önce savunma sanayii yüzde 70 dışa bağımlı bir ülkeyi, dünyanın en modern silahlarını tasarlayan, üreten, ihraç eden bir ülke hâline getirdik.”

“DİPLOMASİDE TÜRKİYE’NİN KONUMUNU GÜÇLENDİRDİK”

Eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, ticarette, enerji ve daha pek çok alanda Türkiye’ye âdeta çağ atlattıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Kurduğumuz ilişkilerle diplomaside Türkiye’nin konumunu güçlendirdik. Hadiseleri tribünden seyretmek yerine krizlere müdahil oluyor, çözüm geliştiriyor, savaşan tarafları dahi aynı zeminde buluşturabiliyoruz. Avrupalılar ‘Kışı nasıl geçireceğiz?’ diye kara kara düşünürken, biz şimdiden enerji arz güvenliğimizi garantiye alacak stratejik çalışmalar yürütüyoruz. Hayata geçirdiğimiz boru hattı projeleriyle ülkemizi doğu ile batı arasındaki en önemli enerji köprülerinden birine dönüştürdük. Daha önce kiralama veya benzeri yöntemlerle gerçekleştirdiğimiz arama-sondaj faaliyetlerini artık kendi gemilerimizle icra ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şu anda dört tane sondaj gemimiz var. Abdülhamid Han sıfır kilometre, iki tane sismik araştırma gemimiz var. Bu altı gemimizle şu anda Akdeniz’de, Karadeniz’de arama-tarama çalışmalarını yapıyoruz. İnşallah doğal gazı çıkarttığımız andan itibaren bu ülke bambaşka olacak çok daha güçlü olacak. Halkımıza bunun yansıması da şüphesiz ki farklı olacak. Salı günü dünyanın en ileri teknolojisine sahip dördüncü sondaj gemimiz Abdülhamid Han’ı Mersin Taşucu Limanı’ndan Mavi Vatan’a yolcu ettik. Şimdi kendisinden müjdeli haberler bekliyoruz. İnşallah Karadeniz’deki 540 milyar metreküplük doğal gaz keşfimiz gibi Abdülhamid Han’ın da milletimize güzel haberler vereceğine inanıyorum. Nasıl savunma sanayiinde ülkemizin makûs talihini yenmişsek enerjide de Türkiye’yi çok farklı bir konuma taşıyacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayattaki hemen her şey gibi ülkeye ve millete hizmetin de nasip işi olduğunu kaydederek “Atalarımız bunun için ‘Zorla güzellik olmaz.’ demişler. AK Parti olarak biz de ‘Memleket işi, gönül işi.’ demişiz. Hizmette gözü olmayanların içler acısı hâlini sizler de görüyorsunuz. Biz gecemizi gündüzümüze katarken, birilerinin nelerle uğraştığını, nelere vakit harcadığını sizler de takip ediyorsunuz” dedi.

İnsanlığın son asrın en ağır ekonomik fırtınalarından birini yaşadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP ve maşa arkadaşları sabah akşam birbirlerine laf yetiştiriyor, boşuna uğraşmayın” diye konuştu.

“40 ÇEŞİT ÜRÜNDE TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİNDE İNDİRİME GİDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, koyun ve kuzu eti fiyatında yüzde 25 indirim yapıldığını hatırlatarak, “Pazartesiden itibaren büyük başta da yüzde 30-35 indirime gidiyoruz. 40 çeşit üründe inşallah Tarım Kredi Kooperatiflerinde ciddi manada indirime gidiyoruz. Tarım Kredi Kooperatiflerinden alışverişlerinizi rahatlıkla yapabilirsiniz.” bilgisini verdi.

Şekerden pirince, zeytinyağına ve ayçiçek yağına kadar pek çok ürünün Tarım Kredi Kooperatiflerinden alınabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Piyasaları böylece daha da rahatlatacağız. Bazı zincir marketler vesaire onlar da kendilerini buna göre ayarlayacak. Artık CHP ve şürekâsı bırakın ortaya fikir sunmayı, Türkiye’nin kazanımlarını engellemeyi, bundan sonra arkadan nal toplayacaklar. Zaten yaptıkları bir şey yok, ortaya koydukları bir eser yok. Sadece laf, sadece iftira. Hepsini aşacağız.”

“POLİSİMİZE, ASKERİMİZE EL KALDIRANLARIN YANINDA YER ALANLARDAN BİR ŞEY OLMAZ”

İktidarlarının Türkiye’nin çıkarlarını gözetmekten başka bir derdi olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ancak CHP’nin belediyelerindeki yolsuzluklar, hırsızlık, ahlaksızlık vakaları almış başını gidiyor. Zaten Bay Kemal, Sayın Baykal’ı bir gece kasetle devirerek gelmedi mi? Böyle bu, bunun mesleği bu. Şimdi ise o oturduğu koltuktan tabii ki kalkamıyor ve kasetle genel başkan olunan bir partinin, milletvekili adaylarını hangi kritere göre belirlediği bizzat kendileri tarafından ikrar edilmeye başlandı. Hizmetleri veya eserleriyle konuşulmak yerine her gün yeni bir skandalla ülkenin gündemini meşgul ediyorlar.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçen günlerde işsizlikle ilgili bir iddia ortaya attığını ancak iddiasını ispat edecek rakamları dahi bulup söyleyemediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: “Bu zat bahar aylarında elektriğe kafayı takmış, faturasını ödemediği için kendini günlerce karanlığa mahkûm etmişti. Güya vatandaş ziyaretleri adı altında milleti kandırmaya çalışmıştı. Şimdi anlıyoruz ki sadece milleti değil, evlerine misafir oldukları kişileri de aldatmışlar. Çeşitli vaatlerde bulunup vatandaşa alçakça ve açıkça yalan söyleyerek, yalan söyleterek utanmadan, sıkılmadan insanımızı siyasi şovlarına alet etmişler. Kim var bunların yanında? PKK terör örgütünün siyasi uzantısı HDP, İP, kendisi ve yanında bir de eh işte ufak tefek birileri daha var.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Normalde bu zatın siyasi ahlakı olsa çıkar milletten açıkça özür diler ama bunlar milletten af dileyecekleri yerde işi pişkinliğe, arsızlığa vurarak, paçayı kurtarmaya çalışıyorlar. Aynı ikiyüzlülüğü, aynı tutarsızlığı ülkemizin beka meselesi olan terörle mücadelede de sergiliyorlar. İç Anadolu’ya gelince Kandil’i yerle bir etmekten bahseden Bay Kemal, Ankara’ya dönünce Kandil’in siyasi uzantıları karşısında kâğıttan kaplana dönüşüyor. Bay Kemal unutma, bu terör örgütlerinden sana yar olmaz. Bunların hepsini Gabar’da, Cudi’de, Tendürek’te, Bestler Dereler’de nasıl yerle bir ettiysek, bundan sonra da yerle bir etmeye devam edeceğiz.”

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarının durumunu gördükçe CHP’ye ve ona oy veren vatandaşlar adına üzüldüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Polisimize, askerimize el kaldıranların yanında yer alanlardan bir şey olmaz. Kaldı ki bu CHP, terörle, teröristlerle mücadelede parlamentoda ‘ret’ oyu veren değil mi? Bu kadar kıvırmayı bırakın insan belini, rüzgâr gülü bile buna dayanamaz. İradesi ipotek altına alınmış, etrafı kuşatılmış, hırsının esiri olmuş, Türkiye’ye dair hiçbir ideali bulunmayan bir muhalefetle karşı karşıyayız. Mehmet Akif, bakınız bunları nasıl anlatıyor, ‘Şarka bakmaz, garbı bilmez ilimden yok payesi/ Bir kızarmaz yüz, yaşarmaz göz bütün sermayesi.’ Bunların da tek sermayesi kızarmayan yüzleri, yaşarmayan gözleri.”

Vatandaşların son 20 yılda girdikleri 15 seçimin tamamında kendilerine sahip çıktığını ve rekor oy oranıyla desteğini esirgemediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de son 20 senedir kamu ve belediye yatırımlarıyla Çorum’un çehresini değiştirdiklerini anlattı.

“ÇORUM’A 20 YILDA TOPLAM 23,5 MİLYAR LİRA TUTARINDA YATIRIM YAPTIK”

Bugün “Çorum” denilince akla artık sadece tarımın gelmediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanayisi, ihracatı, ticareti, çevre düzenlemesi, parkları, yolları, tünelleri, geniş caddeleri, modern kamu binaları, spor tesisleriyle Türkiye’nin yüz akı bir şehrin akla geldiğini vurguladı.

Son 20 yılda Çorum’un katettiği mesafe ve Çorumluların başarılarından gurur duyduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşı 40’ın üzerinde olanların 20 yıl öncesi ile bugünün Çorum’unu çok iyi mukayese edeceklerini, 2002 öncesindeki ülke ve kentin durumunu gençlere anlatmalarını istedi.

Çorum’a son 20 yılda bugünün rakamlarıyla toplam 23,5 milyar lira tutarında yatırım yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde bin 698 yeni derslik inşa ettiklerini ve şehre Hitit Üniversitesini kazandırdıklarını anlattı.

Toplam 5 bin 220 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtıklarını ve toplam 26 spor tesisi yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sosyal yardımlarda Çorumlu ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza toplam 3 milyar lira tutarında kaynakla destek olduk. Sağlıkta 14’ü hastaneden oluşan toplam 29 sağlık tesisi inşa ettik. Şehir hastanesi standartlarında toplam 805 yataklı Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni sizlerin hizmetine verdik. Çevre ve şehircilikte Çorum’da 7 bin 858 konut projesini hayata geçirdik. Bu konutların 6 bin 97’sini tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Kalan bin 761 konutun yapımına devam ediyoruz. Şehrimizin beş millet bahçesi projesi var. Bunlardan Çepni Millet Bahçesi’ni tamamlayıp hizmete aldık. Kalan dört millet bahçemizle ilgili çalışmalarımız sürüyor. Eski Çorum Stadı’nın olduğu 56 bin metrekarelik alanı da şehrimizin marka değerini artıran vizyoner bir projeyle değerlendiriyoruz. Yer altı ve yer üstü parkları, bisiklet ve koşu yolları, çocuk oyun alanlarının yanı sıra her türlü spor tesisinin yer alacağı bu millet bahçesi projemizle ilgili adımları yakında atıyoruz.”

HIZLI TREN PROJESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İç Anadolu’yu Karadeniz’e bağlayan Kırkdilim Geçidi’nde yaşanan acıları, kaybolup giden hayatları en iyi Çorumluların bileceğine işaret ederek, “Özellikle yapımı devam eden ve hızlı tren noktasında da atılacak adım konusunda Ulaştırma Bakanımız bu çalışmaları sürdürüyor” dedi.

Merzifon-Amasya tarafındaki yol çalışmalarını devam ettirdiklerini, Samsun-Amasya-Çorum-Kırıkkale hızlı tren projesini daha önce açıkladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Saatte 200 kilometre hız yapacak hızlı tren hattımızın Çorum’a kadar ki kesimini yatırım programına aldık” diye konuştu.

“ÇORUM’U ÜLKEMİZİN EN İDDİALI ALANLARININ BAŞINDA GELEN SAVUNMA SANAYİİNDE ÖNE ÇIKARIYORUZ”

Tarımda, Çorum’a 13 baraj, üç gölet inşa ettiklerini, üç baraj ve bir gölet daha inşa edeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Enerjide Çorum, Alaca, Dodurga, İskilip, Mecitözü, Merkez, Oğuzlar, Osmancık ve Sungurlu’ya doğal gaz arzını sağladık. Önümüzdeki birkaç yıl içinde Aşdağul, Bayat, Laçin ve Ortaköy’e de doğal gaz arzı sağlamayı planlıyoruz. Şimdi bir müjdeyi sanayi ile ilgili verelim. Çorum’u ülkemizin en iddialı alanlarının başında gelen savunma sanayiinde öne çıkarıyoruz. Sungurlu Organize Sanayi Bölgesi’nde 6 milyar liralık bir yatırımla barut, fişek ve kapsül üretim tesisi kuruyoruz. Üç ayrı fabrikadan oluşan ve ilk etabını 2023 Mayıs’ında hizmete almayı planladığınız bu yatırım, savunma sanayiine ayrı bir güç katacaktır. Cumhur İttifakı olarak, tam kapasiteyle Çorum’un genelinde el ele vererek, bir olacağız, beraber, olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.”

Kadeş Barış Meydanı’ndaki toplu açılış töreninde vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra AK Parti Çorum İl Başkanlığı’nı ziyaret etti.

OKUMAYA DEVAM EDİN

Dünya

Dev yatırımlar | “Denizlerde, dünyada eşine az rastlanır bir sondaj filosuna sahibiz”

Hey maşallah ….

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Abdülhamid Han Sondaj Gemisi uğurlama töreninde yaptığı konuşmada, “Ülkemizin 2023 hedeflerini belirlerken, öncelikle çözmemiz gereken sorunların başında enerjideki dışa bağımlılığımızın geldiğini gördük. Yıllarca açılıp üzeri betonla kapatılan kuyuların sebep olduğu yılgınlığı ortadan kaldırmak için, kendi insan gücümüzle, kendi veri altyapımızla ve kendi teknolojik araçlarımızla bu süreci yürütme kararı aldık. Şimdi varız. Dört tane sondaj gemimiz, iki sismik araştırma gemimizle artık biz de bu alanda varız. Denizlerde, dünyada eşine az rastlanır bir sondaj filosuna sahibiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Taşucu Limanı’nda yapılan “Abdülhamid Han Sondaj Gemisini İlk Görev Yerine Uğurlama Töreni”ne katıldı.

Konuşmasına tüm katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dördüncü sondaj gemisi Abdülhamid Han’ı görev yerine uğurlamak üzere bir arada olduklarını belirterek, “Bugün burada karşımızda duran fotoğraf, Türkiye’nin son 20 yıllık serencamının adeta bir özetidir. Doğrusu ben heyecanlıyım, heyecanlı olduğum kadar da geleceğe bakışımız ve bu noktada ufkumuz çok daha aydınlık” diye konuştu.

“GEMİMİZ, TÜRKİYE’NİN ENERJİ ALANINDAKİ YENİ VİZYONUNUN SEMBOLÜDÜR”

Son 20 yılda Türkiye’ye asırlık eser ve hizmetler kazandırdıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sözümüzün somut örneği olan Abdülhamid Han Sondaj Gemimiz, Türkiye’nin enerji alanındaki yeni vizyonunun da sembolüdür. Daha önce paramızla dahi yaptıramadığımız sismik araştırmaları, bakın sondaj demiyorum, sismik araştırmaları, sondaj faaliyetlerini, keşfedilen kaynakların ekonomiye kazandırılması süreçlerini artık kendi imkânlarımızla yürüttüğümüz bir döneme girdik” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Abdülhamid Han Sondaj Gemisi ile Türkiye’nin farklı bir yere geldiğine işaret ederek, Türkiye’nin, dünyanın önde gelen petrol ve doğal gaz sondajcılarından biri hâline gelmesini sağlayan herkese şükranlarını sundu.

Bugünlere bir anda ve kolay bir şekilde gelinmediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uzunca bir süre kimi zaman sinsi oyunlarla kimi zaman iyi niyetli ama cesaretsiz tercihlerle kimi zaman açıkça ihanetlerle oyalandık, vakit ve kaynak kaybettik. Ülkemizin 2023 hedeflerini belirlerken öncelikle çözmemiz gereken sorunların başında enerjideki dışa bağımlılığımızın geldiğini gördük. Yıllarca açılıp üzeri betonla kapatılan kuyuların sebep olduğu yılgınlığı ortadan kaldırmak için kendi insan gücümüzle kendi veri altyapımızla ve kendi teknolojik araçlarımızla bu süreci yürütme kararı aldık. Şimdi varız, dört tane sondaj gemimiz, iki sismik araştırma gemimizle artık biz de bu alanda varız. Denizlerde, dünyada eşine az rastlanır bir sondaj filosuna sahibiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra Akdeniz ve Karadeniz’de sondaj çalışmalarına başladıklarını belirterek, Fatih Sondaj Gemisi’ni “Her arayan bulamaz ama unutmayın bulanlar arayanlardır” şeklinde göreve uğurladıklarını ve bir süre sonra da müjdeli haberi aldıklarını anımsattı.

Karadeniz’de keşfettikleri 540 milyar metreküplük doğal gaz rezervinin Türkiye’ye ve millete maddi karşılığının çok ötesinde bir moral verdiğini ve bir dönüm noktası olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, karaya ulaştığında bu gazı kullanılabilir hâle getirip sisteme aktaracak doğal gaz işleme tesisinin temelini geçen yıl attıklarını ifade etti.

“ADETA SU ALTINDA BİR ENERJİ ÜSSÜ KURUYORUZ”

Haziran ayında da denize boru döşeme işlemine başladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sığ kısımlardaki boru döşeme işlemini bitirdik, derin kısımlardaki 165 kilometrelik kısmın 100 kilometresini tamamladık. Denizin 2 bin 200 metre altında yürütülen bu işlemlerle adeta su altında bir enerji üssü kuruyoruz. Fatih gemimiz hâlen Türkali-10 kuyusundaki sondaj çalışmalarını sürdürüyor, Yavuz gemimiz Türkali-4 kuyusundaki üst işlemleri gerçekleştiriyor, Kanuni gemimiz de Türkali-6 kuyusunun alt tamamlama işlemlerini hamdolsun bitirdi. Böylece Karadeniz gazının ilk etabı için gereken 10 kuyudaki işlemleri birer birer bitirerek buradan gelecek doğal gazı 2023 yılında milletimizin hizmetine vermeyi planlıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı anda üç sondaj gemisinin çalıştığı bu sahanın dünyada üretime en hızlı hazırlanan saha olarak kayıtlara geçtiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Denizlerde elde ettiğimiz başarıyı karadaki keşiflerle taçlandırmak istiyoruz. Bu amaçla hem yeni kuyu açma hem daha önce açılıp üzeri kapatılmış kuyuları tekrar üretime kazandırma faaliyetlerimizi kesintisiz devam ettiriyoruz. Yurt içi petrol üretimimiz 65 bin varile ulaştı, hedefimiz yılsonuna kadar 150 kuyu daha açarak bu rakamı katlayarak artırmaktır. Küresel ekonomik krizde adeta bir silah hâline dönüşen doğal gaz ve petrol kaynaklarımızı ne kadar kısa sürede ne kadar çok artırabilirsek bu kritik süreçte o derece avantaj kazanacağız. Hem enerji bağımsızlığımızı temin hem cari açığımızı kapatma bakımından bu çalışmaları çok önemli görüyoruz. Sadece 2022 enerji faturamızın 100 milyar doları bulacağı göz önüne alındığında yürütülen çalışmaların ve elde edilen sonuçların manası daha iyi anlaşılacaktır.”

“ABDÜLHAMİD HAN GEMİMİZİ MAVİ VATANA, YENİ SONDAJ ROTAMIZ AKDENİZ’E YOLCU EDİYORUZ”

Abdülhamid Han gemisinin en son teknoloji ile teçhiz edilmiş yedinci nesil diye ifade edilen bir sondaj gemisi olduğunu ve diğer üç sondaj gemisinden daha üstün niteliklere sahip bu gemiyi ilk defa Türkiye olarak kullanacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Taşucu Limanı’nda geminin sondaj öncesi tüm hazırlıklarının bitirildiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün Abdülhamid Han gemimizi mavi vatana, yeni sondaj rotamız Akdeniz’e yolcu ediyoruz. Ülkemizde ilk petrol bulunan yer bundan 135 yıl önce yine Akdeniz’deki, unutmayın, İskenderun’du, bu defa da Abdülhamid Han gemimizi ‘Ya Allah, bismillah’ diyerek Gazipaşa’nın 55 kilometre açığındaki Yörükler-1 kuyusuna uğurlayacağız. Yörükler-1 kuyusu, Doğu Akdeniz’deki kapsamlı iş planımızın ilk adımıdır. Milletimizin duası, Abdülhamid Han Sondaj Gemimizde gece gündüz ter dökerek arama yapacak arkadaşlarımızla birlikte olacaktır. İnşallah sizlerden de hayırlı bir haberi en kısa sürede bekliyoruz” dedi.

“NE KUKLALAR NE DE ONLARIN İPLERİNİ ELLERİNDE TUTANLAR AKDENİZ’DE HAKKIMIZ OLANI ALMAMIZI ENGELLEYEMEYECEK”

Geminin buradaki sondaj çalışmalarını bitirince durmayacağını ve diğer kuyulara geçeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu şekilde bulana kadar aramaya devam edeceğiz. Akdeniz’de yaptığımız arama ve sondaj çalışmaları kendi egemenlik alanlarımızdadır. Bunun için kimseden izin veya icazet almaya ihtiyacımız yoktur. Abdülhamid Han gemisi çalışmalarına başladığında arkalarına aldıkları ağababalarını güvenerek bize efelik etmeye yeltenenler muhtemelen çıkacaktır, biz onları ciddiye almayıp, kendimize müsavi ve muhatap görmedikçe şımarıklıklarını artıranların sonu bir gün kafayı duvara çarpıp kendine gelmek olacaktır. Ne kuklalar ne de onların iplerini ellerinde tutanlar Akdeniz’de hakkımız olanı almamızı engelleyemeyecektir. Gerçi Akdeniz’de Abdülhamid Han ismi ile karşılaşan birilerinin aklına herhalde önce Gazi Ethem Paşa ve Dömeke Savaşı gelecektir. Onlar anladı, hiç değilse üzerinden henüz bir asır geçmiş olan Millî Mücadele’yi ne yaparlar, hatırlarlar. Ama hiç merak etmesinler, hiç korkmasınlar, bizim ilkemiz ne hakkımızı yedirmek ne de kimsenin hakkına göz dikmektir. Büyük ve güçlü Türkiye vizyonu öylesine kuşatıcı ve kapsamlıdır ki her gün ay yıldızlı bayrağımızın korkusuyla yatıp kalkanların hezeyanlarıyla uğraşmaya vaktimiz yoktur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, işlerine baktıklarını ve bakmaya devam edeceklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Her konuda olduğu gibi bu konuda da kendi işimizi kendimiz göreceğiz, kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Bu çabalarımıza destek verecek herkesle de birlikte çalışmaya, birlikte yol almaya hazırız. Uluslararası anlaşmalarla garanti altına alınmış olan haklarımızı hariçten gazel okuyarak uydurma haritalarla yok saymak isteyenlere bu lokmanın onların boğazından geçmeyecek kadar büyük olduğunu da hatırlatmak isterim. Haklarımızı korumak için gerektiğinde dişe diş mücadele vermekten çekinmedik, çekinmeyeceğiz. Türkiye’nin dostluğunun ve müttefikliğinin, özellikle karşısında yer almaktan çok daha değerli çok daha kazançlı çok daha doğru bir yaklaşım olduğunu görmek için son dönemdeki gelişmelere bakmak yeterlidir. Kısaca söylemek gerekirse bizimle birlikte yol yürüyen kazanır, bize karşı yol yürüyen ise kaybeder.”

Abdülhamid Han gemisinin yolunun açık, sondajının bereketli olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gemi personeline başarılar diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, el sallayarak Abdülhamid Han Sondaj Gemisi’ni uğurladı.

OKUMAYA DEVAM EDİN

TAKVİM

Haziran 2022
P S Ç P C C P
« May   Tem »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

HABER BURADA

Dünya5 saat Önce

“Türkiye, 2023 vizyonunu siyaseti ve ekonomisiyle dünyanın en büyükleri arasında yer alma hedefi üzerine inşa etmektedir”

Dünya6 saat Önce

“Bugün millî menfaatlerini her zeminde korkusuzca savunan diplomasisi etkili bir Türkiye var”

Dünya1 gün Önce

“Eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, ticarette, enerjide Türkiye’ye çağ atlattık”

Dünya7 gün Önce

Dev yatırımlar | “Denizlerde, dünyada eşine az rastlanır bir sondaj filosuna sahibiz”

Dünya7 gün Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muharrem ayı iftarına katıldı

Dünya1 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli’ye Değer Katanlar Ödül Töreni’nde konuştu

Dünya1 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya geldi

Dünya2 hafta Önce

“Türkiye’nin siyasi, ekonomik, diplomatik gücünü dost-düşman herkese kabul ettirdik”

Dünya3 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT ortak yayınına katıldı

Dünya3 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi Mezuniyet Töreni’ne katıldı

Dünya3 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri’de toplu açılış töreninde konuştu

Dünya3 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önceliğimiz, istihdamın sürmesi ve artmasıdır”

Dünya3 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tahıl Sevkiyatı Anlaşması İmza Töreninde konuştu

Dünya3 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Eyüpsultan’da “41 Ayda 41 Eser Toplu Açılış Töreni”ne katıldı

Dünya3 hafta Önce

Emine Erdoğan’a “İklim ve Kalkınma Liderlik Ödülü” takdim edildi

Dünya4 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Terör örgütleriyle mücadelemiz her daim sürecektir”

Dünya4 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millî güvenliğimize kast eden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız”

Dünya4 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya geldi

Dünya4 hafta Önce

“Türkiye-İran ticaret hacminde, iki ülkenin kararlı yürüyüşüyle 30 milyar dolara ulaşacağız”

Dünya4 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Reisi ile görüştü

Dünya4 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Sadabad Sarayında

Dünya4 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan İran’da

Dünya4 hafta Önce

“Öğrenim kredisi geri ödemeleri, herhangi bir enflasyon farkı veya faiz uygulaması olmaksızın, sadece alınan kredi üzerinden yapılacak”

Dünya4 hafta Önce

DEV YATIRIMLAR | OSMANELİ-YENİŞEHİR-BURSA-BALIKESİR HIZLI TREN PROJESİ’NDE T04 TÜNELİNDE IŞIK GÖRÜNDÜ

Dünya1 ay Önce

“Cumhuriyetimizin, millî iradenin üstünlüğü temeli üzerinde payidar olacağını 15 Temmuz gecesi dosta düşmana bir kez daha ispatladık”

Dünya3 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önceliğimiz, istihdamın sürmesi ve artmasıdır”

Dünya4 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millî güvenliğimize kast eden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız”

Dünya3 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tahıl Sevkiyatı Anlaşması İmza Töreninde konuştu

Dünya4 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Terör örgütleriyle mücadelemiz her daim sürecektir”

Dünya3 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Eyüpsultan’da “41 Ayda 41 Eser Toplu Açılış Töreni”ne katıldı

Dünya4 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Sadabad Sarayında

Dünya4 hafta Önce

“Türkiye-İran ticaret hacminde, iki ülkenin kararlı yürüyüşüyle 30 milyar dolara ulaşacağız”

Dünya4 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan İran’da

Dünya4 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya geldi

Dünya4 hafta Önce

DEV YATIRIMLAR | OSMANELİ-YENİŞEHİR-BURSA-BALIKESİR HIZLI TREN PROJESİ’NDE T04 TÜNELİNDE IŞIK GÖRÜNDÜ

Dünya3 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi Mezuniyet Töreni’ne katıldı

Dünya3 hafta Önce

Emine Erdoğan’a “İklim ve Kalkınma Liderlik Ödülü” takdim edildi

Dünya3 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri’de toplu açılış töreninde konuştu

Dünya4 hafta Önce

“Öğrenim kredisi geri ödemeleri, herhangi bir enflasyon farkı veya faiz uygulaması olmaksızın, sadece alınan kredi üzerinden yapılacak”

Dünya4 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Reisi ile görüştü

Dünya1 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya geldi

Dünya3 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT ortak yayınına katıldı

Dünya2 hafta Önce

“Türkiye’nin siyasi, ekonomik, diplomatik gücünü dost-düşman herkese kabul ettirdik”

Dünya7 gün Önce

Dev yatırımlar | “Denizlerde, dünyada eşine az rastlanır bir sondaj filosuna sahibiz”

Dünya7 gün Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muharrem ayı iftarına katıldı

Dünya1 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli’ye Değer Katanlar Ödül Töreni’nde konuştu

Dünya1 gün Önce

“Eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, ticarette, enerjide Türkiye’ye çağ atlattık”

Dünya5 saat Önce

“Türkiye, 2023 vizyonunu siyaseti ve ekonomisiyle dünyanın en büyükleri arasında yer alma hedefi üzerine inşa etmektedir”

Dünya6 saat Önce

“Bugün millî menfaatlerini her zeminde korkusuzca savunan diplomasisi etkili bir Türkiye var”

Haberler