Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemiz üzerinde yapılan ve aleyhimize sonuçlar doğuracak her hesabı bozduk”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bölgemiz üzerinde yapılan ve aleyhimize sonuçlar doğuracak her hesabı bozduk, bozuyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM AK Parti Grup Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında, Türkiye’ye yeni eserler ve hizmetler kazandırmak için çalıştıklarını belirtti. Yılbaşından bugüne kadar yaptıkları işlerin, 20 yılda asırlık eser ve hizmetleri nasıl Türkiye’ye kazandırdıklarını göstermek için yeterli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yılbaşından bugüne kadar hizmete sunulan yatırımlara ilişkin bilgi verdi.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAS) Uçak Üretim Tesisi’ni hizmete açtıklarını, Konya-Karaman hızlı tren hattını hizmete sunduklarını, organize sanayi bölgeleri mesleki eğitim merkezlerinin toplu açılışını yaptıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Test, eğitim ve istihbarat gemimiz Ufuk’un hizmete giriş törenine katıldık. Aydın Söke’de ülkemizin en büyük kâğıt fabrikasını hizmete açtık. Giresun Dereli’de afet konutlarını hak sahiplerine teslim ettik. Boğazlara taktığımız dördüncü gerdanlık olan 1915 Çanakkale Köprüsü’nü hizmete sunduk. Tokat Havalimanı’nın açılış törenine katıldık. Malatya çevre yolunu canlı bağlantıyla hizmete açtık. Phaselis Tüneli’nin açılışını canlı bağlantı ile yaptık. Pınarhisar ve Çakıllı çevre yollarının açılış törenine canlı bağlantı ile iştirak ettik” diye konuştu.

“DURMADAN, DİNLENMEDEN YOLUMUZA DEVAM EDİYORUZ”

İdlib’de ve diğer güvenli bölgelerde yapımına başlanan 100 bin briket evden tamamlanan 57 bininin açılış törenine mesajla katıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel eğitim okullarına malzeme dağıtımı töreninde engelliler ve sporcularla buluştuğunu söyledi.

Deniz üzerine inşa edilen Rize-Artvin Havalimanı’nın açılış törenine de katıldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, birçok ilde sayısız toplu açılış törenine, Ankara ve İstanbul’da ise sayısız programa katıldığını hatırlattı.

İstanbul’un fethinin 569. yıl dönümünün coşkusunu, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi müjdesi ve 560 bin kişinin katılımıyla paylaştıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Mevlana hazretleri ‘Güzel günler sana gelmez, sen ona yürü’ diyor. Biz bu çalışmalarımızla ülkemizi aydınlık bir geleceğe doğru taşıyoruz. Fethin bitmeyen bir mücadele olduğunun bilinciyle durmadan, dinlenmeden yolumuza devam ediyoruz. İstanbul’a, sahip çıkılacak bir emanet yerine talan edilecek bir nimet olarak bakanlar, sadece fethin sırrını değil, sadece Osmanlı’yı değil, Cumhuriyet’i de anlayamaz, bugün bizim yaptıklarımızı da anlayamazlar. Her zaman söylediğimiz gibi asıl olan gönüllerin fethedilmesidir. Tarih, fethettiğimiz her yerde güveni, huzuru, hoşgörüyü ve refahı hâkim kılmak için verdiğimiz büyük mücadelenin şahididir. Bugün de ecdadımızdan aldığımız ilhamla kendi vatanımızı ve bayrağımızı dalgalandırdığımız her yeri esenlik yurdu hâline getirmenin mücadelesini veriyoruz. İşte bunun için 29 Mayıs 1453’ü maziden atiye kurduğumuz köprünün en önemli ayaklarından biri olarak görüyoruz.”

“AYASOFYA, MEDENİYETİMİZDEKİ SEÇKİN YERİNİ TEKRAR ALMIŞTIR”

Ayasofya’yı 84 yıl sonra asli hürriyetine yeniden kavuşturarak, fethin bağrında açılan yarayı kapattıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Boynu bükük, gözü yaşlı, yüreği yaslı, mahzun Ayasofya ezanıyla, salatıyla, salavatıyla İstanbul’un kalbinde yükselen bir sancak olarak medeniyetimizdeki seçkin yerini tekrar almıştır” ifadesini kullandı.

Fetihten itibaren uzun bir süredir harap vaziyette olan İstanbul’un, kısa zamanda büyüleyici bir güzelliğe büründürülmesinin Avrupalıların da ufkunu genişlettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rönesans’ın izini takip ettiğinizde kendinizi bu topraklarda bulursunuz. Aradan geçen onca asra rağmen İstanbul hâlâ yedi tepesi, boğazı, tarihten miras kalan ve yeni inşa edilen abide eserleriyle şairlerin, bestekârların, ressamların ilham kaynağı olmayı sürdürüyor” görüşünü paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çamlıca Tepesi’nde yapılan çalışmalara da değinerek, şöyle devam etti: “O demir kulelerle vesaire bir kirlilik abidesiydi, tamamen bir rezaletti. Çevrecilik adına konuşanların hiçbirisi kalkıp da ‘Biz ne yapıyoruz, burada bir çevre katliamı var’ demediler. Biz geldik ve bütün oradaki demir yığınlarını kaldırdık, oraya şu andaki muhteşem bir tasarım olan Çamlıca Kulesi’ni diktik. Her renkten, her kökenden, her inançtan, her meşrepten insanın dünyanın dört bir yanından gelip İstanbul’da yaşamayı, üretmeyi, okumayı tercih etmesi bize yük değil tam tersine kazançtır. Biz böyle bakarken ana muhalefet nasıl bakıyor? ‘Bunlar kaçkın, bunları buraya alamayız’ diyor. ‘Biz geldiğimizde bunları geldikleri yere göndereceğiz’ diyor. İşte bizim aramızdaki fark bu. Bunlar medeni değil, bunlar gayri medeni. Medeniyetimizin başkenti İstanbul’a ne yapsak, hangi hizmeti getirsek, hangi eseri kazandırsak borcumuzu ödeyemeyiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, adını Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi olarak tescilledikleri eserin, İstanbul’un en yoğun nüfusuna sahip bölgesinde şehrin bir nefes borusu, vahası ve güzellik anıtı olarak vatandaşlara hizmet vereceğini söyledi.

Medeniyet hayalini bile çınar ağacının kökleri, dalları, yaprakları üzerinden kuran bir millete yakışanın, en büyük şehrini böyle bir eserle taçlandırmak olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın en modern, en büyük, en işlevsel havalimanlarının başında gelen İstanbul Havalimanı’nın her geçen yıl artan yolcu sayısı ve prestijiyle ülkenin yüz akı eseri olarak faaliyetlerine devam ettiğini, Atatürk Havalimanı’nın ise askerî havalimanı, hizmete açık sivil pisti, havacılık faaliyetlerinin sürdüğü diğer birimleriyle kısmen bu vasfını sürdürdüğünü ve sürdüreceğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mesela biz, yurt içi ve yurt dışı seyahatlerimizde Atatürk Havalimanı’nı kullanıyoruz. Aynı şekilde yabancı devlet başkanları da burada karşılanıyor ve uğurlanıyor. Havalimanı içindeki acil durum hastanesine yapılan uçuşlar da buradaki pistten gerçekleştiriliyor” diye konuştu

Atatürk Havalimanı’na üç ayda 1006 odalı hastane inşa ettirdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bize yakışan budur. Biz ana muhalefetin, affedersiniz, kalkıp da adeta hâl binasını hastane diye takdim etmek suretiyle milleti aldatma yarışı içinde değiliz. Onlara o yakışır. Bize de üç ayda Atatürk Havalimanı’nda işte 1006 odalı hastane yapmak yakışır” ifadelerini kullandı.

“ATATÜRK HAVALİMANI’NI ESKİ FONKSİYONUYLA DEVAM ETTİRMEYE ÇALIŞMAK İSTANBULLULARA BÜYÜK HAKSIZLIK OLACAKTI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hastanenin, içinde MR, ultrasonografi ve tomografinin bulunduğu eksiksiz sayılabilecek bir tesis olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aynı şekilde, aynı süre içerisinde Sancaktepe’de yine aynı oda sayısına, aynı iç donanıma sahip şehir hastanesini yaptık. Tabii onunla yetinmeyeceğiz. Bunların özelliği şu, her ikisinde de havaalanı var. Yurt dışında, Hollanda’da, Almanya’da, şurada, burada ölüme terk edilen vatandaşlarımız vardı. ‘İşte bu entübe, artık kurtulmaz’ dediklerini bizler, oradan ambulans uçağımızla aldık, ülkemize getirdik ve şimdi burada tedavileri devam ediyor. Elhamdülillah, Allah’ın verdiği ömrü kimse bir an öne bir an sonraya alamaz. Dün yeni bir haber daha geldi. Almanya’da yaşlı ama ‘Artık bunun için ölüm vaki’ dedikleri bir hastamız var. Herhalde Bakanımız onu da takip ediyordur. Televizyonda gördüm, duydum. Biz yine elimizden geleni yapacağız. Bize düşen nedir? Biz esbaba tevessül ederiz, netice Rabbimize aittir. Biz, Batı’nın veya Batılının yaptığı gibi ölümü gözleyenlerden değiliz. Biz her an ölecekmiş gibi hazırız ama kalkıp bir hasta için de ‘Bu entübedir, dolayısıyla her an gidebilir.’ diye ağıtlar yakmayız. Rabb’in bize verdiği emaneti, en güzel şekliyle bizler kullanmaya mecburuz, memuruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un en yoğun yerleşim yerlerinin ortasında kalan Atatürk Havalimanı’nı eski fonksiyonuyla devam ettirmeye çalışmanın, hem İstanbul’a hem de İstanbullulara büyük haksızlık olacağını belirtti.

Gürültüden hava kirliliğine, şehir ve hava trafiğinin yoğunluğundan kapasitesinin sonuna gelinmesine kadar pek çok sebeple Türkiye’nin ve İstanbul’un artık daha uygun bir yerde yeni bir havalimanına ihtiyacı olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ihtiyacı karşılayacak bir eseri Yap-İşlet-Devret yöntemiyle Hazineye hiçbir yük getirmeden, tam tersine girdi sağlayarak ülkeye kazandırdıklarını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Kısa adı İGA olan bu havalimanımız, şu anda dünyada ilklerde. Modern, lüks her yönüyle. Bu havalimanımızı şu anda daha geliştiriyoruz. Zira orada, bu havalimanımızın gelen-giden yolcularla ilgili otel ihtiyaçlarına yönelik de yüklenici firmaya gerekli desteği vereceğiz. O otelleri yapmak suretiyle İGA çok daha güçlü hâle gelecek. Bunun yanında tabii pistler noktasındaki eksiğini de inşallah giderecekler. Böylece İGA dünyada belki de bir numara olacak. Sadece ticaretin bel kemiği olan kargo kısmı Atatürk Havalimanı kadar olan yeni havalimanımızı, etap etap büyütmeye devam ediyoruz.”

Atatürk Havalimanı arazisinin kullanılmaya devam eden kısımları dışında kalan 5 milyon metrekarenin üzerindeki alanını, Millet Bahçesi yaparak İstanbul’un hizmetine sunduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu bölgeye Fetih yılını çağrıştırması için 145 bin 300 fidan ve ağaç dikeceklerini, vatandaşların kitap okumadan yürüyüşe, fuardan müzeye, spordan pikniğe her türlü ihtiyacını karşılayacak altyapı kuracaklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşlısıyla, çocuğuyla, engellisiyle her kesimden kardeşimizin huzur içinde vakit geçirebileceği, günde 1 milyon insanın yararlanabileceği bir eser ortaya çıkartıyoruz. Bu arada 350 yaşında bir zeytin ağacının da dikimini yaptık. Onunla da oraya farklı bir şahsiyet, farklı bir onur kazandırıyoruz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen pazar günü gerçekleştirilen İstanbul’un fethinin yıl dönümü ve Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nin temel atma törenine ilişkin video görüntülerinin izletilmesinin ardından, “Nasıl?” sorusunu yöneltti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kayıtlara göre, Emniyet’in verdiği resmî rakam, 560 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz program. Bay Kemal dikkat et, ‘Zulüm 1453’te başladı’ dediniz. Senin avanen, İstanbul’umuzun başta Kadıköy olmak üzere bütün buralarda duvarlara bunları yazdı” dedi.

“BUNLARIN DERDİ ÇEVRE DEĞİL, BUNLARIN DERDİ AĞAÇ DEĞİL”

Yalan ve iftira ile Millet Bahçesi üzerinden kendilerine saldıranlara da en güzel cevabı, pazar günü verdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünyanın hiçbir yerinde bir şehre böylesine bir yeşil alan kazandırılması projesine karşı çıkacak aklı başında tek bir kişi bulamazsınız. Bulursunuz da… Ülkemizde birileri, böyle bir hizmeti dahi siyasi husumet aracı hâline getirebilecek kadar akıllarını, vicdanlarını, ahlaklarını kaybetmiştir. Bu ülkede güya işi, ağaç dikmeyi teşvik etmek olan, çevrenin ve yeşilin korunmasını savunmak olan, şehirlerimizi daha yaşanabilir yerler hâline getirebilecek projeler üretmek olan pek çok kuruluş var. Ancak bunlar çevrecilik ve ağaç sevgisi adına, bizim yaptığımız her projede, her hayırlı yatırımda, attığımız her adımda karşımıza dikilmişlerdir. Beklerdik ki aynı çevreler, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi konusunda yanımızda olsun, karşı çıkanlara ‘Durun, ne yapıyorsunuz? Böyle bir projeye karşı mı çıkılır?’ desinler.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İşte üstat adeta bunları ve bugünü okudu. Biz, inşallah bu süreci çalışarak; durmadan, yılmadan, usanmadan devam ettireceğiz. Peki, bunlardan Millet Bahçesi tartışmalarında bıraktım eylemi, en küçük bir ses çıktığını gördünüz mü, duydunuz mu? Göremezsiniz, duyamazsınız. Çünkü bunların derdi çevre değil, bunların derdi ağaç değil. Kendi kısır ideolojik saplantılarına, kendi hastalıklı yaşam biçimi dayatmalarına çevreyi ve ağacı malzeme yapanların maskeleri, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi tartışmasında bir kez daha düşmüştür. Açık konuşuyorum; bu ülkede bizden daha samimi ve gayretli çevreci de yoktur, ağaç sevgisi bizden daha fazla kimse de yoktur. Bu iş bizim işimiz. Biz, kimin ne dediğine, kimin kendini nasıl paraladığına bakmadan eser ve hizmet kervanımızı yürütmeyi sürdürüyoruz. İnşallah önümüzdeki yıl fethin 570. yıldönümü törenlerini, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nin tamamlanan kısımları üzerinde yaparak bu kifayetsiz muhterislere hak ettikleri cevabı bir kez daha vereceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylesine önemli bir projenin hayata geçirilmesinde emeği geçen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile diğer tüm kurumları tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her eser gibi İstanbul’daki Millet Bahçesi’ne de çamur atan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Van’da terör örgütünün ağzıyla konuşarak, “aklınca Kandil’e selam çaktığını” ifade etti.

“BUGÜNE KADAR VAN’A EN AZ 35 MİLYAR HARCAMA YAPTIK”

Van’ın dışlanmışlığından, terk edilmişliğinden söz ederken, bu şehri 2011’deki depremin ardından adeta sıfırdan yeniden inşa ettiklerinden bile haberi olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu depremden sonra Van’ın ne hâlde olduğunu biliyor musun sen Bay Kemal? Acaba sen ondan sonra kaç kere Van’a gittin? Kaç kere Erciş’e gittin, kaç kere Edremit’e gittin, kaç kere acaba Van’ın merkezini dolaştın?” diye sordu.

Bugüne kadar Van’a en az 35 milyar harcama yaptıkları bilgisini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Altyapısı, üstyapısı, hele hele Edremit adeta denize nazır villa diyeceğim, bu hâle geldi. O binalar villa görüntüsünde, oraya böyle bir estetik kazandırıyor. Erciş’e geliyorsunuz, öyle. Çünkü biz biliyorsunuz ‘Van Gölü’ demiyoruz, ‘Van denizi’ diyoruz. Bütün bunları en güzeliyle bir taraftan Van Gölü Bitlis’e bakıyor; Erciş, Edremit bütün buralara bakan yer ama Bay Kemal’e sorsanız, Kağıthane’ye ‘Kağıttepe’ dediği gibi, buraya da herhalde benzer bir şey söyler. Haritadaki yerini bile gösteremez” değerlendirmesinde bulundu.

Siyasi ömrünün büyük bir kısmının buralara sık sık yaptığı ziyaretlerle geçtiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz böyle çalıştık. Hâlâ da böyle çalışıyoruz. Van’da eğer PKK örgütünün uzantısı olanlar görevde olmuş olsaydı, inanın şu anda suyu olan bir Van bulamazdınız. Onların döneminde bile buraya, DSİ’nin böyle bir görevi yok, olmadığı hâlde Van’a suyu biz götürdük” dedi.

Büyükşehir Belediyesi statüsünde olduğu için suyu kendisinin temin etme zorunluluğu olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İstanbul’da aldığımız zaman İstanbul’da su var mıydı? Yoktu. Susuz bir İstanbul vardı. Kimden almıştık? CHP’den. CHP’den aldığınız İstanbul’da elhamdülillah susuzluğu en kısa zamanda giderdik ve İstanbul’u suya kavuşturduk ama Bay Kemal bunları bilmez. Bu, bilgi fukarasıdır, siyasetin fukarasıdır, anlamaz bu işlerden. CHP’ye gönül veren kardeşlerime de sesleniyorum, İstanbul’u yaşadınız, Ankara’yı yaşadınız; Van’daki kardeşlerime sesleniyorum, siz de Van’daki o felaketi yaşadınız. Daha ilk geceden itibaren Van’da sizin yanınızda olanlar kimlerdi? Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarıydı. Aslında bunların hepsinden haberi var ama bunların gözleri vardır görmez, kulakları vardır duymaz, ağzı, dili var konuşamaz. Niye? Kalpleri mühürlüdür.

“BU ÜLKEDE YARGI VAR, BİZ BİR HUKUK DEVLETİYİZ”

Devletin kaynaklarının terör örgütüne aktarılmasının önünü kesmek için kullandığımız belediye başkanvekili yöntemini öyle anlatıyor ki sanırsınız ses Kandil’den geliyor. Kendi belediye başkanlarının güya hizmetlerini anlatırken, doğrusunu yanlışını bir kenara bırakarak söylüyorum, öyle rakamlar veriyor ki toplamı bizim bir ilçe belediyemizin yaptıklarına denk gelmiyor. Arkadaşlar, Bay Kemal, suyu akmayan musluğu açmak suretiyle çok büyük yatırım yaptığını söyleyecek kadar zavallı. ‘Kimseye ayrım yapmadan veriyoruz’ dediği sosyal desteklerin toplamı, bizim herhangi ortalama bir il veya büyükçe ilçe belediyemizin seviyesine çıkamıyor. CHP’li belediyelerdeki yolsuzluk operasyonlarını, ‘millete hizmet için verilen kaynakları çalanın yakasına önce ben yapışırım’ diyerek destekleyeceği yerde, bunları ‘belediyeleri engelleme çabası’ diye takdim ediyor. Milletin parasını çalan hırsızdır. Hırsızın sırtını sıvazlayan ise daha büyük hırsızdır. Kılıçdaroğlu, CHP’li belediyelerdeki yolsuzluk operasyonlarına karşı çıkarak safını belli etmiştir. Van’ı överken, bu şehri İranlılar için nasıl cazip hâle getireceğini anlatan da Kılıçdaroğlu; ülkemize gelen yabancı yatırımcıları en aşağılık şekilde tehdit eden de yine Kılıçdaroğlu. Niye biliyor musunuz? Çünkü bu zat inanın yalancı. Çünkü bu zat omurgasız, çünkü bu zat bir proje. Çünkü bu zat bir aparat. Bu zatın partisinin başına kaset komplosu ile geçirildiği günden beri Türkiye’nin millî çıkarlarına karşı sinsi bir savaş vermekten başka iş yaptığını gördünüz mu? Yine bu zatın ülkede yapılan tüm eserleri ve hizmetleri engellemeye çalışmaktan başka bir gayretine şahit oldunuz mu?

Ana muhalefet, yavru muhalefet; ne diyorlar? Gelmeyecekler de ‘Biz gelirsek, bunların verdiği işi alan müteahhitlere ödemeleri yapmayacağız.’ Siz ne cinssiniz ya? Devlette devamlılık esastır. Bunu nasıl dersin? Söke söke… Bu ülkede yargı var, biz bir hukuk devletiyiz. Nasıl vermezsin? Şakır şakır ödemeye mecbursun. CHP’nin milletvekili olmuş olan müteahhitlerine, ‘Bu CHP’li müteahhit, dolayısıyla ben buna ödeme yapmam.’ demedik. Hepsinin ödemesini şakır şakır yaptık ve iş de verdik. Niye? Bizde böyle bir kin yok. Bizde, gerçekten, samimi olarak işini yapana, yatırım yapana her zaman destek var.”

“TURKEN VAKFI’NIN YURT BİNASI AMERİKA’DA EĞİTİM GÖRECEK ÖĞRENCİLERE HİZMET VERMEK ÜZERE YAPILDI”

“Bu zatın Demirtaş’ından Kavala’sına, FETÖ’cülerinden PKK’lılarına kadar ülke ve millet düşmanı teröristleri savunmaktan, hatta bunun için Ankara’dan İstanbul’a yürümekten başka bir çabası var mı?” sorusunu yönelten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TURKEN Vakfı’nın Amerika’daki yurt binasının inşaatını diline dolayan Kılıçdaroğlu’nun, mesela FETÖ’nün oradaki okul görünümlü fitne yuvalarından, PKK’nın oradaki faaliyetlerinden şikâyetçi olduğunu hiç görmedik” diye konuştu.

Bu yurdun Amerika’da eğitim görecek öğrencilere hizmet vermek üzere yapıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peki Kılıçdaroğlu bu yurdu bin bir türlü iftirayla diline dolayarak kime hizmet ediyor dersiniz? Rahmetli Muhammed Ali’nin çiftliğini de aynı vakfımız vasıtasıyla öğrencilerimizin hizmetine sunarak bu zatı daha da çatlatacağız daha da kıvrandıracağız” dedi.

“Bu zatın eğitim faaliyeti yürüten vakfımıza yaptığı her iftirayı burnundan fitil fitil getirmek de öteki dünyada yakasına yapışmak da boynumuzun borcudur” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim çoluğumuzla çocuğumuzla uğraşmayı ailemizle uğraşmayı adet hâline getiren bu zatın cemaziyülevvelini ortaya dökmesini de biliriz, bize yakışmaz, onun için sesimizi çıkarmıyoruz. Yalan olduğu ilgili kurumlar tarafından da mahkemeler tarafından da defalarca ispatlanmış konuları sanki ilk defa söylüyormuş gibi sürekli tekrarlama ısrarı, şahsiyetli bir adamın yapacağı iş değil” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun, Tank Palet Fabrikası’ndan Merkez Bankası rezervlerine, “kaçacak” iddiasından yurt binasına kadar pek çok meselenin etrafında dönüp durmasının, ancak bir projenin parçası olarak yapılabileceğini söyledi.

Bunun, bizzat sahiplerinin alenen ifade ettiği şekilde, Türkiye’deki yönetimi yalanla, iftirayla, çarpıtmayla, medya manipülasyonlarıyla, sosyal medya kampanyalarıyla değiştirme projesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu tipler omurgasız oldukları için önce kendilerine verilen senaryoya, sonra da karşılarındaki kitlenin rengine göre önce her şeyi söylerler, sonra dönüp inkâr ederler. Kapısından içeriye giremediği yerlerdeki sefil hâlini, ‘korkudan içeri kaçtılar’ diyerek anlatacak kadar şahsiyet fukarası bu karikatür tip için harcadığımız her nefese acıyoruz. Rabbim bu israfımızdan dolayı hepimizi affetsin. Fakat gerektiğinde hadsize haddini bildirmenin, 40 yetime kaftan giydirmekten daha üstün olduğunu da gayet iyi biliyoruz. Biz doğruları yüzlerine çarpmayınca, meydanı boş bulup sürekli daha büyük yalanlara, daha büyük iftiralara sarılan bu hadsizlere zaman zaman ağızlarının payını verme eziyetine maalesef katlanıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun hakkını yememek gerektiğini, onun, Haziran 2023’te yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi için rakip gördüğü herkesi ya aynı masa etrafında toplayarak kendine tabi kıldığını ya da ince manevralarla saf dışı bırakmaya başladığını belirtti.

Ülkenin ve milletin hayrına hiçbir eylemine, sözüne, destek beyanına şahit olmadıkları Kılıçdaroğlu’nun, konu kendi siyasi ikbali olunca “ya benimle olun ya önümden çekilin” diyerek nasıl şahinleştiğini ibretle takip ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerçi bu zatın her ağzını açtığında hakkını savunduğu biri, cezaevinden altılı masanın tüm taraflarına ‘utanmıyor musunuz, kendinize gelin’ diye ayar verdi. Ama süt dökmüş kedi misali hiçbirinin sesi çıkmadı. Herhalde soluk borularını tutan el, ses çıkarmalarına izin vermedi” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu partilerin kimlerle, hangi masa etrafında toplanacaklarının, kimi aday göstereceklerinin kendi bilecekleri iş olduğunu, kendilerinin ise böyle bir sorunlarının bulunmadığını bildirdi.

Kılıçdaroğlu’na birkaç soru sormak istediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu sorulara öyle kıvırtarak, laf çevirerek, yuvarlak sözler ederek değil, kesin, kati, net cevap vermesini bekliyorum. Şayet bu delikanlılığı yaparsa kendisini siyaseten ve tıbben mazur görmekten vazgeçip muhatap almaya başlayabiliriz.” sözlerini sarf etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorularını şöyle sıraladı: “Birinci soru; PKK’dan YPG’ye bölücü terör örgütünün bütün unsurlarını, DHKP-C’den TİKKO’ya, FETÖ’den DEAŞ’a tüm terör örgütlerini, siyası uzantıları, medya destekçileri, yurt dışında bağlantılarıyla birlikte en şiddetli şekilde lanetliyor mu lanetlemiyor mu?

İkinci soru; Türkiye’nin PKK ve YPG’ye karşı yürüttüğü sınır ötesi harekâtlarını destekliyor mu desteklemiyor mu?

Üçüncü soru; İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği tartışmalarında bir kez daha ortaya çıkan, Batı’nın terör örgütlerine ve ülkemizin millî çıkarlarına yönelik riyakâr tutumuna karşı kendi devletinin izlediği politikaların yanında mı değil mi?

Dördüncü soru; Türkiye’nin Akdeniz ve Ege’de, sınır hattından kalıcı ekonomik bölgeler oluşturma çabalarına kadar verdiği millî mücadelede, ülkesinin safında mı karşımızdakilerin safında mı?

Beşinci soru; Dünyanın salgın ve savaş sebebiyle yaşadığı krizin ekonomik boyutunun ülkemize etkilerine karşı sürdürdüğümüz mücadeleye en azından ilkesel düzeyde destek veriyor mu vermiyor mu?

Altıncı soru; Mahkeme kararları ve kurum açıklamalarıyla yalan olduğu tescillenmiş iddiaları bir kenara bırakıp, siyaseti ülkenin ve milletin adil çıkarları üzerinden yürütmeye var mı yok mu?

Yedinci soru; Siyasi stratejilerini yabancı ülke temsilcilerine hazırlatmak ve onaylatmak yerine kendi partisinin mensuplarıyla ve ülke kamuoyuyla belirlemeye yönelecek mi yönelmeyecek mi?

Sekizinci soru; Bin yıldır, kanlarımızla sulayarak, ebedi vatanımız hâline getirdiğimiz bu toprakların tüm değerleri, sembolleri, birikimleri ve kazanımlarıyla asil bir devletin evladı gibi hareket etmeyi kabul ediyor mu etmiyor mu?

Dokuzuncu soru; Partisi içindeki her türden terör örgütü destekçisini, her türden hırsızı, tacizciyi, tecavüzcüyü, istismarcıyı tasfiye etmeyi düşünüyor mu düşünmüyor mu?

Onuncu soru; Yüreği yetip 2023’te cumhurbaşkanı adayı olacak mı olmayacak mı?”

Bu soruları uzatmanın mümkün olduğunu, ancak bu kadarına verilecek cevaplara da razı olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer bu soruların cevaplarını milletimizin huzurunda, Bay Kemal dikkat, amasız, fakatsız, lakinsiz, samimiyetle ve açık bir şekilde verirse biraz önce de söylediğim gibi kendisiyle ilgili tutumuzu gözden geçireceğiz. Aksi takdirde ‘yalancıdan siyasetçi olmaz’ demeye, ‘yalancıdan genel başkan olmaz’ demeye, ‘gâvurun kılıcını çalandan adam olmaz’ demeye, ‘kendi ülkesini başkalarına şikâyet edenden vatandaş olmaz’ demeye, ‘karikatür tiplerin hezeyanlarına millet mahkûm edilmez’ demeye, ‘kifayetsiz muhterislere ülke teslim edilmez’ demeye devam edeceğiz” ifadesini kullandı.

“2023 HEDEFLERİ VE 2053 VİZYONUYLA BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’NİN İNŞASINI SÜRDÜRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmeti iş, milleti güç kabul ederek durmadan, dinlenmeden yollarında ilerleyeceklerini, 2023 hedefleri ve 2053 vizyonuyla büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını sürdüreceklerini belirtti.

“Varsın onlar milletin geleceğini kâbusa çevirmek için şeytanın aklına gelmeyecek ayak oyunlarıyla uğraşsınlar” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak milletin hayallerini gerçeğe dönüştürmek için engelleri birer birer aşarak Cumhuriyet’in 100. yılına, İstanbul’un Fethi’nin 600. yılına, Malazgirt’in 1000. yılına hazırlanmaya devam edeceklerini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Tarihimize ‘Gezi Olayları’ adıyla bir ihanet, bir utanç, bir vandallık vesikası olarak geçen hadiselerin dokuzuncu yılındayız. Olaylar, İstanbul’da Gezi Parkı’ndaki birkaç ağacın kesildiği iddiasıyla 2013’ün Mayıs sonu Haziran başı gibi alevlendirilmişti. Ağaç bahanesiyle çakılan kıvılcım, bir anda Türkiye’nin hükümetini, millî projelerini, uluslararası çıkarlarını hedef alan bir kalkışmaya dönüşmüştü. Düşünün, Dolmabahçe Bezmialem Valide Sultan Camii’nin içinde bu eşkıyalar, bu teröristler, bira şişeleriyle, bira kutularıyla adeta caminin içini pislemişti. Bunlar böyle, bunlar çürük, bunlar sürtük. Bunlar için ulu mabet nedir, ne değildir, böyle bir şey yok. Kamu binalarının, polis araçlarının, ambulansların, iş yerlerinin, sivil araçların, belediye otobüslerinin, sokakların, parkların, yakılıp, yıkıldığı Gezi Olaylarının arkasında hangi güçlerin olduğunu biz zaten biliyoruz da, tarih de yazacaktır. Bay Kemal orada mıydı, oradaydı. Niye? Çünkü başı çeken oydu. Bunlardan millete, vatana hayır gelmez. Bunlar ancak terör sevicilerle beraber çünkü kendileri de terör sevici. Siz bakmayın birilerinin Gezi Olaylarının arkasındaki karanlık tiplere ‘demokrasi kahramanı’ muamelesi yaptığına, bunların hepsi de yaptıkları ihanetin bilincinde olan beşinci kol elemanlarıydı.”

“MİLLETİMİZİ BİRBİRİNE DÜŞÜRMEYE ÇALIŞANLARI, SİNSİ TUZAKLARINDA BOĞMAKTA KARARLIYIZ”

TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve milletvekilleri Ahmet Şık ile Sera Kadıgil’in 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne astıkları pankartı kaldırmak isteyen polis ekiplerine mukavemet göstermesine ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dün 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne çıkıp görevini yapan polislere hakaret ederek, fiziki saldırı yaparak pankart asmaya çalışan tipler, bunun somut örnekleridir. HDP ve CHP listelerinden Meclis’e sokulan bu siyasetçi kılıklı provokatörler yaptıkları terbiyesizliğin hesabını hukuka ve milletimize vereceklerdir. Bu ne densizlik, bu ne edepsizliktir. Devletin polisine görevini yaparken yaptıkları iş, ‘Ben milletvekiliyim’, sen milletvekili olsan ne yazar? Şehitler Köprüsü’nde böyle bir pankartı sen, polise rağmen asamazsın, astırmazlar. Ne oldu, asamadınız, asamayacaksınız. Ayrıca hukuk önünde de bunun hesabını vereceksiniz. Aynı şekilde kültür sanat etkinlikleri üzerinden yaygara kopartarak milletimizi birbirine düşürmeye çalışanları, kendi sinsi tuzaklarında boğmakta kararlıyız” ifadelerini kullandı.

Beyoğlu Kültür Yolu Festivali’nin hükûmetin sanata ve sanatçıya yaklaşımını gösteren en güzel organizasyon olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Haziran’a kadar sürecek bu festivalin 53 farklı kültür sanat kurumunun iştirakiyle 84 farklı noktada 5 bine yakın sanatçının katılımıyla 1500’den fazla etkinliğe ev sahipliği yaptığını anlattı.

“GEZİ OLAYLARI, MASUM BİR İTİRAZ DEĞİL, PLANLI VE ALÇAK BİR KALKIŞMA”

Başkent Kültür Yolu Festivali’nin de Ulucanlar’dan Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası binasına kadar önemli tüm kültür sanat yapılarını içine alacak şekilde 560 etkinliğin, 6 bine yakın sanatçıyla gerçekleştirileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tıpkı çevre konusunda olduğu gibi kültür sanat konusunda da ülkemize bizden daha çok hizmet getiren kimse olmadığına yürekten inanıyoruz” dedi.

Gezi Olayları’nın masum bir itiraz değil “planlı ve alçak bir kalkışma” olduğunu boşuna söylemediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası yatırımcıların ülkeden çıkışından borçlanma faizlerinin artışına, borsanın düşüşünden döviz kurunun yükselmeye başlamasına kadar hâlen boğuşulan pek çok sorunun başlangıç noktasının Gezi hadisesi olduğunun altını çizdi. Türkiye’ye sadece yol açtığı maddi tahribatın bedeli 1,5 milyar dolar, dolaylı maliyeti yüzlerce milyar dolar olan bu hadisenin, arkasından gelen tüm oyunların ve tuzakların da işaret fişeği hüviyeti taşıdığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatırlarsanız, Gezi Olaylarıyla yapamadıklarını, birkaç ay sonra FETÖ’nün emniyet yargı darbe girişimiyle, millî iradeyi devre dışı bırakıp, ülkenin meşru hükümetini devirmeye kalkarak tekrar denediler. Burada da başarılı olamayınca PKK’yı ve siyasi uzantılarını harekete geçirip Güneydoğu bölgemizdeki çeşitli il ve ilçelerimizde çukurlar açmak suretiyle maalesef o bölgenin güzelliklerini rezil ettiler. Sinsi senaryolar, sandıkta halkımızın iradesine çarpıp paramparça olunca 15 Temmuz’da FETÖ’cü hainler vasıtasıyla askerî darbe yapma cüretinde bulundular” diye konuştu.

“Biz, milletimizle birlikte darbecilere sokakları dar ederek bu planı da bozunca oyunların merkezi yurt dışına taşındı” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sınırlarımız boyunca terör koridoru oluşturma gayretlerini, DEAŞ’lı ve PKK’lı teröristlerin inlerine girerek yaptığımız sınır ötesi harekâtlarımızla akamete uğrattık. Bunu Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te, Bestler Dereler’de yaptık mı? Yaptık, yapmaya da devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

“HİÇBİR İNSANIMIZI YOKLUĞUN, YOKSULLUĞUN, ÇARESİZLİĞİN PENÇESİNE TERK ETMEYECEĞİZ”

Ekonomiyi kur-faiz-enflasyon şer üçgeni üzerinden hedef alan saldırılara karşı tüm imkânlar ve kararlılıkla mücadele ettiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel sağlık ve güvenlik krizlerinin etkisiyle ekonomide büyük bedeller ödendiğini söyledi. Buna rağmen yeni yollar, yeni araçlar bularak yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyümeyi sürdürecek Türkiye Ekonomi Programı’nı hayata geçirmeyi başardıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçtiğimiz yılı yüzde 11 büyümeyle kapatmıştık. Dün 2022 yılının ilk çeyrek büyüme rakamı açıklandı. Ne kadar, yüzde 7,3 olarak açıklandı. Hedeflerimize uygun bir seviyede çıktı. İstihdamda 30 milyonu geçerek tarihimizin rekorunu kırdık” dedi.

Hayat pahalılığın yükü altında canı yanan vatandaşların sıkıntılarını bildiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ancak küresel ekonomik dalgalanmaların sınır tanımaz etkisiyle benzer sıkıntıların gelişmiş ülkeler başta olmak üzere tüm dünyada yaşandığını da unutmamalıyız. Tıpkı vesayetle, terörizmle mücadelemizde, tıpkı darbelere karşı mücadelemizde olduğu gibi birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sıkı sıkıya sarılarak çalışmaya devam edersek, inşallah bu süreci de en az hasarla atlatmayı başaracağız. Vatandaşlarımız müsterih olsun. Hiçbir insanımızı yokluğun, yoksulluğun, çaresizliğin pençesine terk etmeyeceğiz” değerlendirmesini yaptı.

Şu an itibarıyla Tarım Kredi Kooperatifleri’nin açtığı market sayısının 1300’e ulaştığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedef; bunu da süratle ilk etapta 1500, 2 bin, 3 bine doğru çoğaltmak ve böylece Tarım Kredi Kooperatiflerimizden vatandaşlarımızın daha ucuz, daha sağlıklı ürünler elde etmesini sağlamak” dedi.

İstihdamı destekleyerek, sosyal yardım şemsiyesini genişleterek, çalışan ve üreten herkesin yanında yer alarak, enflasyondan kaynaklanan refah kaybını adım adım telafi edecek tedbirleri hayata geçireceklerini açıklayan Hiçbir insanımızı yokluğun, yoksulluğun, çaresizliğin pençesine terk etmeyeceğiz” Erdoğan, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” ilkesini bu dönemde çok daha öne çıkaracaklarını kaydetti.

İşçisi, işvereni, esnafı, çiftçisi, memuru ve emeklisiyle her kesimin sıkıntılarına çare olacak paketler hazırladıklarını, uygulamaya koyduklarına dikkati çeken Hiçbir insanımızı yokluğun, yoksulluğun, çaresizliğin pençesine terk etmeyeceğiz” Erdoğan, “Gerek gençlerimize gerek kadınlarımıza gerek esnafımıza başta devlet bankalarımız olmak üzere her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. İnşallah önümüzdeki haftalarda ve aylarda bu çerçevede yeni müjdelerle milletimizin karşısında olacağız. Bu ülkenin en garip insanının da karnının tok, üstünün pek, gönlünün huzurlu olduğunu görmeden bize rahat uyku uyumak haramdır” diye konuştu.

“BÖLGEMİZ ÜZERİNDE YAPILAN VE ALEYHİMİZE SONUÇLAR DOĞURACAK HER HESABI BOZDUK, BOZUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesel ve küresel krizleri Türkiye için fırsata çevirmeyi sağlayacak çalışmaları ihmal etmediklerini söyledi.

Libya’dan Karabağ’a kadar, Türkiye’nin kardeşlerine destek verdiği her yerde zafer nidaları yükseldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemiz üzerinde yapılan ve aleyhimize sonuçlar doğuracak her hesabı bozduk, bozuyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilahi adaleti de unutmamak gerektiğini ifade ederek, Arapların “men dakka dukka” diyerek işaret ettiği hakikatin eninde sonunda herkesin kapısına dayandığını vurguladı.

Türkiye’nin güney sınırları boyunca yaşanan güvenlik sorunlarına ve insani trajedilere kayıtsız kalan Batı dünyasının, Karadeniz’in kuzeyinde başlayan bir sıcak çatışmayla kendini benzer bir krizin tam ortasında bulduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bizim, 11 yıldır taşıdığımız yükün çok küçük bir kısmıyla henüz 3 aydır yüzleşenler şimdiden feveran etmeye başladılar. Türkiye’nin yıllarca tüm yükünü çektiği, güvenlik ittifaklarına katkı vermek yerine imkânlarını kendi refahlarını artırmak için kullananlar, Ukrayna krizi sonrası NATO’nun kapısına dayandı. Tekrar ediyorum ekranları başında bizi izleyen vatandaşlarıma, uluslararası camiaya; İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyelik başvurusu işte böyle bir sürecin ürünüdür. Biz, her iki ülkenin de NATO üyeliğine, terör örgütü PKK’ya ve uzantısı kuruluşlara verdikleri destek sebebiyle karşı olduğumuzu hemen ve açıkça ilan ettik. NATO bir güvenlik kuruluşudur. NATO, terör örgütlerine destek kuruluşu değildir. Dolayısıyla bu terör örgütlerine bu ülkelerin, İsveç, Finlandiya, Almanya, Fransa, Hollanda… Polisleriyle beraber bunları koruma altına alıyorlar ve terör örgütü başının posterleriyle birlikte bu yürüyüşleri yapıyorlar. Almanya’da, Hollanda’da, Fransa’da, İsveç’te böyle. Hatta hatta kendi parlamentolarında bunların başlarını konuşturuyorlar. Daha ileri gidiyorlar, AİHM önünde çadırlar kurmak suretiyle para topluyorlar. Bütün bunlar göz önündeyken biz nasıl olur da bunlara ‘buyurun, gelin girin’ diyebiliriz?”

Daha önce Türkiye’deki yönetimlerin Yunanistan’ın NATO’ya girişini desteklediğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’nin dokuz üssünün Yunanistan’da kurulmasına imkân hazırlandığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bir süre önce Yunanistan ile “Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey” anlaşması yaptığını anımsatarak, şunları söyledi: “Dün Dışişleri Bakanıma da söyledim. Biz, Yunanistan ile Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey anlaşmamızı bozduk. Zira biz şahsiyetli dış politikadan yanayız. Eğer dış politikada şahsiyetini kaybetmiş olanlar varsa onlarla birlikte olmayı asla düşünemeyiz.

İkide bir uçaklarınla kalk, bize gösteri yap. Ne yapıyorsun sen? Kendine gel. Tarihten hiç ders almıyor musun? Tarihte neredeydin, şimdi neredesin. Ondan sonra başlıyorsun ağlayıp sızlamaya. Türkiye ile dans etmeye kalkma, yorulur, yolda kalırsın. Onun için de bu anlaşmayı ortadan kaldırmak suretiyle, arkadaşlarıma da söyledim, bunlarla artık ikili görüşmeleri de yapmıyoruz ve yapmayacaksınız. Çünkü bu Yunanistan yola gelmeyecek. Neymiş, Amerika’da Rum lobisiymiş, oraya gidecek, orada kongrede konuşma yapacak, o kongrede aleyhimize sözler sarf edecek. Arkadan Davos’a gidecek. Biz artık bunlardan bıktık. Dürüst olacaksan karşımızda koltuğun hazır ama dürüst olmazsan kusura bakma.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin muvafakati olmadan İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyeliği mümkün olmadığı için yoğun bir diplomasi trafiği yaşandığına işaret ederek, “Arayan arayana. Niçin bu ülkelerin üyeliğine karşı olduğumuzu örnekleri ve gerekçeleriyle anlattık. Şu ana kadar da önümüze bizim ihtirazı kayıtlarımızı izale edecek somut herhangi bir belge konabilmiş değildir. AB üyeliği sürecimiz başta olmak üzere pek çok acı tecrübeyle belgeye bağlanmamış sözlere inanmamız asla mümkün değildir” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin, İsveç ve Finlandiya ile bu ülkelerin üyeliği konusunda ısrarcı olanlardan terör örgütleriyle bağlantılı tüm kurumların kapılarına kilit vurmalarını istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmiş bir yana bu günlerde dahi Avrupa’da ve bu ülkelerde, terör örgütü yandaşlarının şımarıklıklarına, Türkiye aleyhtarı faaliyetlerine nasıl göz yumulduğu ve destek verildiğinin ortada olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütü PKK ve uzantısı kuruluşların temsilcilerini en üst düzeyde ağırlayanların, Türkiye’nin terörle mücadele hassasiyetlerine saygı duyduklarına dair sözlerinin inandırıcı olmadığını söyledi.

İsveç ve Finlandiya’nın heyet gönderdiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çok enteresandır. Görüşmeyi yaptıkları gün, akşam İsveç devlet televizyonunda Salih Müslim ile söyleşi yapıyorlar. Bu nasıl bir duruştur, bu nasıl bir samimiyettir? Harf oyunlarıyla PKK’yı PYD, YPG yaparak veya başka isimlerle gizleyerek meşrulaştırmaya çalışanlar bizi değil kendilerine kandırıyorlar” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa’nın terör örgütlerine desteğini anlatan bir video gösteriminin ardından konuşmasına şöyle devam etti: “Dünyanın en eli kanlı terör örgütünü demokrasi havarisi gibi göstermeye uğraşanlar, bizim nezdimizde PKK’nın öldürdüğü bebeklerin, kadınların, yaşlıların, öğretmenlerin, güvenlik güçlerimizin katilleriyle aynı saftadır. Çocukları örgüt ve onun siyasi görünümlü yapısı tarafından dağa kaçırılan Diyarbakır annelerinin çığlıklarına kulaklarını kapatan Avrupa’nın, silahlı katil teröristlerden ekolojik kahraman çıkarma gayretleri beyhudedir. PKK yandaşlarının faaliyetlerini sivil toplum görünümüne sokarak desteklerken, bizim insanımızın camileri, dernekleri, organizasyonları üzerinde baskı kuranlar demokrat değil, en ilkelinden birer faşisttir. Türkiye’ye parasıyla vermedikleri silahları, teçhizatları, savunma sanayi ürünlerini terör örgütüne bilabedel aktaranlar hukuk devleti değil, terör devleti sıfatını hak eder.

“KENDİLERİNE VERDİĞİMİZ LİSTELERDEKİ TERÖRİSTLERİ TAKİP DAHİ EDEMEYENLER NATO’YA NASIL BİR KATKI VEREBİLİR Kİ?”

Ülkelerinde devşirilen, ideolojik ve fiziki eğitime tabi tutulan teröristlere her türlü kolaylığı gösteren, bizim kendilerine verdiğimiz listelerdeki teröristleri bile takip dahi edemeyenler NATO’ya nasıl bir katkı verebilir ki? Biz önce samimiyet arıyoruz. Ortak güvenlik şemsiyesi içindeki samimiyetin yolu evvelemirde terörle mücadeledeki samimiyetten geçer. Teröriste böylesine pervasızca ve kolayca yol veren bir ülke mi bir tehdit karşısında bizimle ortak mücadele edecek? Terör örgütleriyle bu kadar iç içe geçen bir ülke mi ortak düşmana karşı dirayetli duruş sergileyecek? Bizim güney sınırlarımızı teröristlere karşı korumak için yürüttüğümüz harekâtlara ‘işgal’ diyecek kadar meseleden uzak olanlar mı ortak düşmana karşı yanımızda yer alacak? Hani biz koalisyon güçlerinde beraberdik. Ne oldu? Böyle bir beraberlik var mı? Yok. Bu sorulara tatmin edici, kesin, net cevaplar bulmadan ve bağlayıcı belgeler görmeden tavrımızı değiştirmeyeceğiz.

İşte buradan bir kez daha tekrar ediyorum; güney sınırlarımız boyunca 30 kilometre derinliğinde güvenli bölge oluşturma kararımızın yeni bir safhasına geçiyoruz. Tel Rıfat ve Münbiç’i teröristlerden temizliyoruz. Ardından da aşama aşama diğer bölgelerde aynısını yapacağız. Türkiye’nin bu meşru güvenlik adımlarına bakalım kimler destek verecek, kimler köstek olmaya çalışacak, göreceğiz.”

Türkiye’nin İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği konusundaki yaklaşımının fırsatçılık değil terörle mücadele konusunda ilkeli bir duruş olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ümit ediyoruz ki hem bu iki ülke hem de onların üyeliği için canhıraş uğraş gösterenler Türkiye’nin güvenlik hassasiyetlerini anlar ve gereğini yapar. Böyle bir durumda bugüne kadar NATO içindeki yükümlülüklerini bihakkın yerine getiren bir ülke olarak biz de üzerimize düşeni yaparız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Herkesin lafını ettiği, istismarını yaptığı Ukrayna krizinin çözümüne katkılarımız bile tek başına müttefiklerimizin ve dostlarımızın güvenliğine katkıda bulunma konusunda sözümüzün eri olduğumuzun ispatıdır” dedi.

Dünya

“Türkiye, 2023 vizyonunu siyaseti ve ekonomisiyle dünyanın en büyükleri arasında yer alma hedefi üzerine inşa etmektedir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti 21. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye, 2023 vizyonunu, artık demokraside ve kalkınmada eksiklerini tamamlama değil, siyaseti ve ekonomisiyle dünyanın en büyükleri arasında yer alma hedefi üzerine inşa etmektedir. Dışarıdaki hasımların, içimizdeki gafillerin bizi bu yoldan alıkoymasına kesinlikle izin vermeyeceğiz. Ülkemize, eski Türkiye’nin hastalıkları, oyunları ve tuzaklarıyla irtifa kaybettirilmesine asla rıza göstermeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium’da düzenlenen AK Parti 21. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yunus’tan ilham ile eğer söyleyecek olursak, bir idik yirmi bir olduk, birbirimize kardeş olduk, millete hizmetkâr olduk, yürüdük elhamdülillah, vardığımız illere, yâd ellere, girdiğimiz yüce gönüllere sevgiyi, muhabbeti kalplere saçtık elhamdülillah. Dirildik pınar olduk, irkildik ırmak olduk, dünya ile yarışır olduk, aştık elhamdülillah, beri gel kucaklaşalım, uzak isek yakınlaşalım, ülkemizi daha da büyütelim, azmettik elhamdülillah” ifadelerini kullandı.

Bundan 21 yıl önce, “Artık Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diyerek AK Parti’nin kuruluşunun müjdesini milletle paylaştıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim önümüzü, okuduğumuz bir şiiri bahane ederek kesmek isteyenlere cevabımızı milletimizle birlikte AK Parti’yi kurarak verdik” diye konuştu.

Girdikleri ilk seçimde, kendilerini yüzde 34 oyla iktidara getiren milletin bugüne kadar AK Parti’yi sandıktan hep yüzde 40 ile yüzde 50 arasındaki oy oranlarıyla birinci çıkardığını da hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve halk oylamalarında bu oranların, yüzde 52’lere hatta yüzde 69’lara kadar çıktığını söyledi.

“GELECEĞİN DÜNYASININ ALTYAPISINI KURARAK, ÜLKEMİZİ HEP YUKARIYA TAŞIDIK”

Türkiye’nin siyasi, ekonomik, sosyal açıdan en sıkıntılı döneminde AK Parti’nin kurucular kurulunda yer alan arkadaşlarına şahsı ve milleti adına şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’ye oy veren ve destek olanlara da teşekkür etti.

AK Parti içerisinde yer alıp hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne sebeple olursa olsun bu kutlu çatının dışına çıkarak kendine başka yollar çizenlere de geçmişteki hizmetleri için teşekkür ediyorum. Son nefesine kadar büyük davanın bugünkü bayraktarı olan AK Parti saflarında sadakatle hizmet etme kararlılığında olan milyonlarla birlikte biz kendi yolumuzda ilerlemeyi sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek yıl partisinin kuruluş yıl dönümü kutlamalarını Ankara Kapalı Spor Salonu’nda yapacaklarını belirterek, şöyle devam etti: “Her şey gibi bu büyük davanın mensubu olmak da bir nasip işidir. AK Parti kadroları olarak rabbimizin bize bahşettiği nasibe hamdederek kendi işimize bakacağız, kendi sorumluluklarımızın gereğini yerine getirmenin mücadelesini vereceğiz. Sizlerin de yakından bildiği gibi AK Parti, 21 yıl önce siyaset sahnesine adım atmakla Türkiye’de yeni bir dönemi başlatmış, bu ülkeyi uçurumun eşiğinden kurtarmıştır. Bu sürenin yaklaşık 20 yılı da iktidarda geçmiştir. Milletin teveccühüne mazhar olarak, hamdolsun asırlık eksikleri tamamlayarak geleceğin dünyasının altyapısını kurarak ülkemizi hep yukarıya taşıdık.”

“IRKÇI VE MEZHEPÇİ NEFRETİN, MİLLETİMİZİN EBEDİ KARDEŞLİĞİNİ ZEDELEMESİNE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilçelere, mahallelere, beldelere ve 81 vilayete eser, yatırım ve projelerle damga vurduklarını belirterek, şunları kaydetti: “İnancımızın ve insanlığımızın gereği olarak yürüttüğümüz bu kutlu mücadeleyi 2023 seçimlerini de kazanarak inşallah taçlandıracağız. Türkiye, 2023 vizyonunu, artık demokraside ve kalkınmada eksikliklerini tamamlama değil, siyaseti ve ekonomisiyle dünyanın en büyükleri arasında yer alma hedefi üzerine inşa etmektedir. Dışarıdaki hasımların, içimizdeki gafillerin bizi bu yolda alıkoymasına kesinlikle izin vermeyeceğiz. Ülkemize, eski Türkiye’nin hastalıkları, oyunları ve tuzaklarıyla irtifa kaybettirilmesine asla rıza göstermeyeceğiz. Hele hele son günlerde ne idüğü belirsiz tipler tarafından körüklenmek istenen ırkçı ve mezhepçi nefretin milletimizin birliğini, beraberliğini, ebedi kardeşliğini zehirlemesine zinhar müsaade etmeyeceğiz. Eşref-i mahlûkat olan insanın renginden, mensubiyetinden, kimliğinden dolayı hor gören Ebu Cehil zihniyetinden ülkemizi ve milletimizi ne pahasına olursa olsun korumakta kararlıyız. Bunu da son 21 yılda olduğu gibi değerlerimizi yüceltip, insanımızın kalbine girerek, kapı kapı dolaşarak, muhalefetin yalan ve iftiraları karşısında hakkı hep yukarıda tutarak yapacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçime kalan 10 ayda, ana kademeyle, kadın kollarıyla, gençlik kollarıyla beraber büyük bir gayretle koşacaklarını söyledi.

AK Parti’nin genel başkanından teşkilatına, sandıkta oy veren seçmenine kadar tüm mensuplarının bu büyük sorumluluğun vebalini üstlendiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Genel merkezimiz tüm organlarıyla davamızın karargâhıdır. İl başkanlarımız, davamızın illerdeki sancak beyleridir, il yönetimlerimiz partimizin sahadaki Alperenleridir, belediye başkanlarımız şehirlerimizin hizmet erleridir. AK Parti’de görev alan, üye olan her bir kardeşim kutlu mücadelemizin kendi mahallindeki temsilcileridir. Bu anlayışla tüm yol arkadaşlarımdan ‘İbrahim’in ateşine su taşıyan karınca’ misali, ‘Benim olmadığım yerde kimse yoktur’ şuuruyla, var gücüyle çalışmasını, çabalamasını bekliyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın katılımcılarına yönelik sözlerini şöyle sürdürdü: “Gençler, unutmayın omuzlarınızda ağır bir yük taşıyorsunuz. Sadece 85 milyonun değil, gönül coğrafyamızdaki 100 milyonlarca kardeşimizin de umudunu taşıyorsunuz. Helal rızık peşinde koşan emekçilerimizin, ülkeye hayırlı evlatlar yetiştiren anaların, hayatının baharındaki gençlerimizin, güneşin altında ter döken çiftçilerimizin, devlete hizmet eden kamu görevlilerimizin, eli tetikte gözü ufukta nöbet bekleyen askerimizin, polisimizin, jandarmamızın, güvenlik korucularımızın, al bayrağımızı dünyanın dört bir ucunda gururla dalgalandıran resmî ve özel tüm temsilcilerimizin, ülkenin geleceğine yatırım yapan girişimcilerimizin, ciğerparelerine kavuşmak için 1080 gündür evlat nöbeti tutan Diyarbakır Anneleri’nin, 15 Temmuz gecesi çıplak elleriyle tankları durduran kahraman milletin, velhasıl 85 milyonla birlikte yüzlerce milyon dostumuzun da mesuliyetini taşıyorsunuz.”

“YAPACAK ÇOK İŞİMİZ, ÇOK HİZMETİMİZ VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her adımda, her faaliyette bu şuurla hareket edildiğine yürekten inandığını belirterek, “Bizim bu ülkeye daha yapacak çok işimiz var, bizim bu millete getirecek daha çok hizmetimiz var, bizim evlatlarımızın geleceğinin inşasında atacak daha çok adımımız var. Bizim Orta Asya’dan Balkanlar’a, Afrika’dan dünyanın dört bir yanına kadar gözünü ve kalbini Türkiye’ye yöneltmiş 100 milyonlara verecek daha çok umudumuz var. Bizim maziden atiye kurduğumuz köprümüzü uzatacak daha çok yerimiz var” dedi.

Cumartesi günü Çorum ve ardından Nevşehir’de Hacı Bektaş Veli’nin Hakk’a Yürüyüşünün 751. Yıl Dönümü Anma Programı’na katıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir olduk, iri olduk, diri olduk, kardeş olduk, hep birlikte Türkiye olduk” ifadelerini kullandı ve daha yapacak çok işlerinin olduğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sıkı sıkıya sarıldığımız müddetçe Allah’ın izniyle bunların hepsini de hayata geçireceğiz. AK Parti’nin bundan sonraki yıl dönümlerini işte bu adımların eşliğinde daha büyük bir gururla, sevinçle, çok daha büyük bir coşkuyla kutlayacağız. Çünkü biz bu yüce milletin sinesinden doğmuş, onun gösterdiği istikamet dışında hiçbir yola tevessül etmemiş, kaderini onunla bütünleştirmiş bir hareketiz. Herkes gibi biz de bir gün bu fani âlemden göçüp gideceğiz. İki metreküplük bir mezar bekliyor bizi ve geride tıpkı bugün bizim ecdada yaptığımız gibi nesiller boyunca hep hayırla yâd edilmemizi sağlayacak eserler, hizmetler, başarılar, zaferler bırakmış olmayı ümit ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin, Türkiye’nin asırlık demokrasi ve kalkınma eksiklerini tamamlamakla kalmadığını, 20’nci yüzyılın ilk çeyreğinin kalıplarına sıkışıp kalan Türk siyasetini de 21’inci yüzyıla taşıma başarısını gösterdiğini söyledi.

Türkiye’yi geriye götürmek isteyenler olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ne kadar birileri hâlâ ülkemizi, 20’nci yüzyılın yoksulluğu ve yoksunluğu körükleyen, hak ve özgürlüklere düşman, milletin değerlerine husumet besleyen, eser ve hizmet düşmanı, manda ve onun gölgesi vesayet özlemcisi, kavgadan, kamplaşmadan, çatışmadan beslenen, dünyadan kopuk, vizyonsuz, hedefsiz, muhabbetsiz, hiçbirimizin hatırlamak bile istemediği puslu iklimine geri döndürmek istiyorsa da inşallah bunu başaramayacaklar” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeyi yönetme müktesebatları 1940’ların tek parti faşizminden, iktidara gelme pratikleri 27 Mayıs Darbesi’nden ibaret olanların çırpınışlarının boşuna olduğunu belirterek, “Şahsi hırslarının ürünü ajandaları sebebiyle bunların kurduğu masaya payanda olanlara ise biz sadece acıyoruz. Biz Türkiye’yi bir asır öne çıkarmaya çalışırken bir asır geriye götürmeye kalkanlara dünyayı tersine döndüremeyeceklerini beraberce göstereceğiz” diye konuştu.

AK Parti’nin 2023 hedeflerinin karşısına tek parti CHP’si devrinin zulüm ve sefalet uygulamalarının güzellemeleriyle çıkanlara artık kimsenin itibar etmediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yine bizim 2053 vizyonumuzun karşısına, inşa ettiğimiz eserleri yıkma, yaptığımız hizmetleri tersine döndürme vaadiyle çıkanlara kimse kulak vermiyor. Tek sermayesi AK Parti, Cumhur İttifakı ve Tayyip Erdoğan husumeti olanlar, sadece her tarafı buram buram manipülasyon kokan sosyal medya mecralarında ve Türkiye düşmanı çevrelerde revaç buluyor. Tabii bir de bunların yanında PKK’sından FETÖ’süne tüm terör örgütleriyle bunların sivil görünümlü uzantıları var.”

“MİLLETİMİZ ÜLKEYE KAZANDIRILAN ESERLERE VE HİZMETLERE BAKACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin, iradesini sandığa yansıtırken gözettiği ölçülerin çok başka olduğunu söyleyerek, şunları kaydetti: “Milletimiz sandığa gittiğinde önce bugüne kadar ülkeye kazandırılan eserlere ve hizmetlere bakacaktır. Eğitimde AK Parti iktidarı neler yaptı, sağlıkta neler yaptı, adalette neler yaptı, bunun yanında ulaşımda neler yaptı, tarımda neler yaptı, dış politikada neler yaptı? A’dan Z’ye bütün bunları benim milletim gözden geçirmeyecek mi? Geçirecek. Ardından kendisi ve evlatları için en iyi geleceği kimin hazırlayacağına bakacaktır. Kardeşlerim, gençlik için en önemli olan nedir? Birinci derecede eğitim öğretimdir. Bunu başarıyla Türkiye’de gerçekleştiren hangi iktidar olmuştur? Biz olduk, biz.”

Kendisinin 75 kişilik sınıflarda okuduğunu, o dönemde 100-110 kişilik sınıfların da olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu an ise öğrencilerin 15-20 kişilik sınıflarda eğitim öğretim gördüğüne işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidara geldiklerinde Türkiye’de 76 üniversite olduğunu hatırlatarak, şu anda 81 ilin tamamında toplam 208 üniversite bulunduğunu ama CHP’lilerin “Bu kadar üniversiteye ne gerek var?” dediğini belirtti.

“HASTANELERİMİZİN OLMADIĞI İL VE İLÇE KALMADI”

İbrahim Tatlıses’in, “Şanlıurfa’da Oxford vardı da okumadık mı?” sözlerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bunu kimseye dedirtmek istemiyoruz. Hakkâri’de de üniversite var, Şırnak’ta da üniversitemiz var, Iğdır’da da üniversitemiz var. Hangi ilimiz olursa olsun, hepsinde elhamdülillah üniversitemiz var. Artık öğrencilerimizin ayağına profesörlerimiz, doçentlerimiz geliyor ve onlara bulundukları illerde dersini veriyor. Bunu biz hallettik” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıkları sağlık yatırımlarını da hatırlatarak, “Şu anda 19 tane dev şehir hastanemiz var. Şu anda hastanelerimizin olmadığı il ve ilçe kalmadı. Derdimiz ne? İstiyoruz ki hiçbir ilimizde bu sıkıntı yaşanmasın. Şimdi Ankara’da önümüzdeki aya inşallah yetişecek, ikinci şehir hastanesini de açıyoruz. İstanbul’da zaten Çam ve Sakura Şehir Hastanemiz var ama bunun yanında Ataköy Havalimanı’nda ve Sancaktepe’de de yine aynı şekilde üç ayda bitirdiğimiz şehir hastanelerimiz var. Bunları biz yaptık. Bu tür hizmetleri yapmak AK Parti’ye yaraşır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan 19 şehir hastanesinin 25 bin 298 yatak kapasitesinin bulunduğunu söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Kılıçdaroğlu, sen bu ülkede Sosyal Sigortalar Kurumu’nun başındaydın. Allah aşkına çık de ki ‘Şu hastaneyi de ben yaptım, ben bitirdim’ de. O dönemde hastanelerde maalesef, Savaş Ay’ın o meşhur programında adeta dalga geçer gibi bununla dalga geçiyor. Zaten Sayın Kılıçdaroğlu’nu SSK Genel Müdürlüğü’nü, o kurumu çökertmesi yeter” diye konuştu.

Gençlik merkezi sayısının dokuzdan 412’ye, spor tesisi sayısının 1575’ten 4 bin 133’e, yükseköğrenim yurt yatak kapasitesinin 182 binden 746 bine çıkarıldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 20 yılda 539 milyar liranın üzerinde sosyal yardım yaptıklarını anlattı.

Adalet hizmetlerinin daha iyi yürütülmesi için 276 yeni hizmet binası inşa edildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, hâkim ve savcı sayısının da 9 binden 23 bine yükseltildiğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörle mücadeleyi sınırlarımız dışına taşıyarak, organize suç örgütlerinin başını ezerek, asayişten uyuşturucuya, uyuşturucuyla mücadeleye tüm emniyet hizmetlerinin etkinliğini artırarak vatandaşlarımızın huzurunu sağladık” şeklinde konuştu.

“HAVALİMANLARIMIZIN SAYISI 56’YA ULAŞTI”

AK Parti iktidara geldiğinde 6 bin 101 kilometre bölünmüş yol bulunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda bölünmüş yol uzunluğunun 28 bin 700 kilometre olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “1714 kilometreden devraldığımız otoyol uzunluğumuzu 3 bin 532 kilometreye çıkardık. Kara yolu tünel sayımız 83’tü, 468’e, kara yolu tünel uzunluğumuz 50 kilometreden 661 kilometreye, köprü ve viyadük uzunluğumuz 311 kilometreden 729 kilometreye ulaştı. Son 20 yılda ülkemize kazandırdığımız ulaştırma eserlerimizden bazıları şunlar, köprülerde Osmangazi, Yavuz Sultan Selim, Adıyaman Nissibi, Elazığ Ağın, Tohma, Hasankeyf-2, Çanakkale 1915. Tünellerde ne yaptık biliyor musunuz? Bolu Dağı, Avrasya, Ilgaz 15 Temmuz İstiklal, İzmir Konak, Erkenek, Cankurtaran, Sabuncubeli, Ovit, Kızılcahamam-Çerkeş, Salarha, Pirinkayalar. Otoyollarda İstanbul-Bursa-İzmir, Kuzey Marmara, Menemen-Aliağa-Çandarlı, Ankara-Niğde, Kınalı-Tekirdağ, Çanakkale-Savaştepe…26 havalimanından devraldık, şimdi havalimanlarımızın sayısı 56’ya ulaştı. Nereden nereye? Daha devam ediyor, açılışlarını yapacağımız havalimanları var. Havalimanlarından hızlı tren projelerine, banliyö hatlarından metrolara kadar saymakla bitiremeyeceğimiz nice eserlerimizle ülkemizin 81 şehrine mührümüzü vurduk.”

Şehircilik alanında yapılanları da anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün Türkiye genelinde 452 millet bahçesi yapıyoruz. Bunlardan 137’sini tamamlayarak hizmete sunduk. Kalan millet bahçelerimizde ise çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “TOKİ kanalıyla ülkemize tam 1 milyon 170 bin konut ve iş yeriyle beraber içerisinde stadyum, hastane, okul, öğrenci yurdu bulunan toplam 25 bin sosyal eser kazandırdık. Buradan şimdi bir müjde veriyorum, Toplu Konut İdaresi’nden milletimiz konut almaya hazırsa Çevre Şehircilik Bakanlığımız olarak süratle bu konutları yapacak ve milletimizin satın almasına sunacağız. Bunu da biz yaparız. Tarımsal gayrisafi millî hasılamızı 2002’de 37 milyar seviyesinden geçtiğimiz yıl 407 milyar liraya çıkardık. Baraj sayımızı 276’dan 930’a, içme suyu tesisi sayımızı 84’ten 370’e, taşkın koruma tesisi sayımızı 5 binden 10 bin 267’ye, sulamaya açılan arazi miktarını ise yaklaşık 5 milyon hektardan yaklaşık 7 milyon hektara yükselttik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracatı 36 milyar dolardan aldıklarını, 2021’de 225 milyar dolara çıkardıklarını, şimdi ise 250 milyar dolar sınırına ulaştırdıklarını belirtti.

Savunma sanayii projelerinin bütçesini 5,5 milyar dolardan 75 milyar dolara çıkardıklarını ve dünyanın önde gelen kara, hava, deniz platformları satıcılarından biri hâline geldiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin dört bir yanında 142 yeni organize sanayi bölgesi, 25 endüstri bölgesi, 87 teknopark kurduklarını söyledi.

“ÜLKEMİZE KAZANDIRDIĞIMIZ ESERLER VE HİZMETLER SAYMAKLA BİTMİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzay yarışında yer almak için Uzay Ajansı’nı faaliyete geçirdiklerini, yerli elektrikli otomobilin üretim sürecinin devam ettiğini ifade etti.

TOGG’un hazır olduğunu, 29 Ekim 2022’de Türkiye’nin otomobilinin Gemlik Fabrikası’nın resmî açılışını ve ilk seri üretim aracının banttan inme törenini yapacaklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “2023’ün ilk çeyreğinde otomobilimizi yollarda görmeye başlayacağız. Enerjide toplam kurulu gücümüzü 31 bin 846 megavattan 102 bin megavat seviyesine getirdik. Karadeniz’de toplam 540 milyar metreküp doğal gaz rezervini keşfettik. 2023’ün ilk 3 ayında günlük 10 milyon metreküp doğal gazı millî iletim sistemimize aktarmış olacağız. Dördüncü sondaj gemimiz olan Abdülhamid Han’ı geçtiğimiz hafta Akdeniz’deki görev yerine uğurladık. Turizmde salgın şartlarına rağmen geçtiğimiz yıl sayımızı 30 milyonun üzerine, turizm gelirimizi 24,5 milyar dolara çıkardık. Bu yıl inşallah çok daha yüksek rakamlara ulaşacağız. Gördüğünüz gibi ne kadar özetlersek özetleyelim ülkemize kazandırdığımız eserler ve hizmetler saymakla bitmiyor. Şehirlerimize yaptığımız ziyaretlerde de benzer bir tablo ile karşılaşıyoruz. “

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirlere kazandırdıkları eser ve hizmetleri anlatmakla bitiremeyeceklerini belirterek, “Milletimize söyleyecek sözümüz, anlatacak eser ve hizmetimiz olmasa da birilerinin yaptığı gibi kuru gürültüyle, havanda su dövmekle, avara kasnak gibi boş konuşmakla vakit geçirseydik hâlimiz nice olurdu. İşte o zaman hâlimiz yaman olurdu” diye konuştu.

EKONOMİ PROGRAMI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkeyi büyüme esasına dayanan ekonomi programının gayet sağlam teorik zemine, bütüncül yapıya ve gerçekçi uygulama planına sahip olduğunu dile getirdi.

Dünyadaki değişimleri, ülkenin her alanda kat ettiği mesafeyi, küresel krizlerin önlerine getirdiği fırsatları göremeyenlerin; bugünkü Türkiye’ye artık sahiplerinin bile vazgeçtiği 40 yıl, 70 yıl öncesinin kabulleriyle baktığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Hâlbuki bugün dünya ve Türkiye, bırakınız o kadar eskileri, 10 yıl öncesine göre bile çok farklı bir yerde bulunuyor. Bizim uyguladığımız ekonomi programı, geçmişin değil, geleceğin üzerine kuruludur. Esasen dünyada her ülkeye uyacak tek tip bir ekonomi modeli yok. Her ülke bizim de yakından takip ettiğimiz genel yaklaşımlardan istifadeyle kendi şartlarına, imkânlarına, ihtiyaçlarına, hedeflerine göre kendi ekonomi programını geliştirir ve hayata geçirir. Kur garantili millî paradan bahsediyoruz ama bunu hazmedemiyorlar. İktisatçıların bazıları bu gerçekleri bildikleri hâlde sahiplerine yaranmak için programımızı kötülerken, bir kısmı cehaletleri sebebiyle bize kör düşmanlık yapıyor. Ellerinde sadece çekiç olduğu için her şeyi çivi gibi görenler misali, bildikleri tek ekonomi teorisiyle Türkiye’yi değerlendirenleri kendi kısır dünyaları ile baş başa bırakıyoruz.”

Önlerinde dokuz ay gibi bir sürenin olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir olacağız, iri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” diyerek sözlerini tamamladı.

OKUMAYA DEVAM EDİN

Dünya

“Bugün millî menfaatlerini her zeminde korkusuzca savunan diplomasisi etkili bir Türkiye var”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bugün millî menfaatlerini Birleşmiş Milletler ve NATO dâhil her zeminde korkusuzca savunan, netice alan diplomasisi etkili bir Türkiye var” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında partinin kuruluşunun 21. yıl dönümüne kavuşmanın haklı gururunu yaşadıklarını belirtti.

Bu akşam düzenleyecekleri geniş katılımlı toplantıyla hem 21. yaşlarını kutlayacaklarını hem de 21 yılın kısa bir değerlendirmesini yapacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu toplantıda ülkenin geleceğine dair hedeflerini, ideallerini bir kez daha milletle paylaşma imkânı bulacaklarını söyledi.

“BİZİ BİZ YAPAN KADİM PRENSİPLERDEN TAVİZ VERMEDEN YOLCULUĞUMUZU SÜRDÜRDÜK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti olarak 21 sene önce milletin umudu olarak kurulmuş kutlu bir davanın günümüzdeki temsilcileri olarak yola revan olduklarını, aradan geçen süre zarfında kurucu değerlerden, kadim prensiplerden taviz vermeden yolculuklarını sürdürdüklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geride kalan 21 senenin her anı, her günü mücadeleyle geçti. İlk günden itibaren vesayet odaklarından devlet içine çöreklenmiş çetelere, kimi medya organlarından karanlık lobilere, terör örgütlerinden darbe heveslerine kadar millet ve memleket düşmanlarının hedefi olduk. Cumhuriyet mitinglerinden Gezi olaylarına, 17-25 Aralık darbe girişiminden 15 Temmuz darbe girişimine kadar millî iradeye kasteden tüm saldırıları, milletimizle omuz omuza vererek beraberce püskürttük. Yasakçılara rağmen milletimizin özgürlük alanlarını genişlettik. Terör örgütlerine rağmen güvenliği ve adaleti tahkim ettik. Vesayetçilere rağmen millî iradenin üstünlüğünü bu ülkede biz hâkim kıldık. Milletin kesesinden geçinen tufeylilere rağmen ekonomimizi her yıl büyütmeyi başardık. Batı’ya lejyonerlik yapmayı marifet sanan içimizdeki mandacılara rağmen dış politikamızı güçlendirdik, itibar ve öz güven kazandırdık.”

“BU BAŞARILARIN TAMAMI HEPİMİZİNDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi başta olmak üzere hayata geçirdikleri reformlarla sessiz bir devrime imza attıklarını dile getirdi. Türkiye’nin kendi dönemlerinde, sadece ayağına vurulmuş asırlık prangalarını kırmadığını, aynı zamanda mevcut sistemin merkezine yerleştirilmiş kast düzeninden de kurtulduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıllarca millete “kendi öz yurdunda parya” muamelesi yapıldığını, milletin çocuklarının okumasının, üniversiteye gitmesinin, belli konumlara gelip belli meslekleri yapmasının suni sebeplerle engellendiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sen işçisin işçi kal, sen köylüsün köyünde kal, sen fakirsin fakir kal’ dediler. Darbe dönemlerinde sermayeyi renklere bölerek ülkemizin gelişmesini, büyümesini, dünyada hak ettiği yeri almasını sabote ettiler. Kadınlarımızın başörtülü, başörtüsüz diye ayrımcılığa uğradığı, evlatlarımızın kılık kıyafetlerinden dolayı üniversite kapılarından kovulduğu, gençlerimizin okullarından dolayı adaletsizliğe maruz kaldığı, temel hak ve hürriyetlerin belli toplum kesimlerine, yalnızca elitlere mahsus imtiyazlar olarak görüldüğü işte bu kast sistemine biz son verdik. Devletin, siyasetin, bürokrasinin ve iş dünyasının kapılarını hangi kökene, bölgeye, siyasi görüşe sahibi olursa olsun bu ülkenin tüm evlatlarına biz açtık. Elini vicdanına koyan herkes kabul edecektir ki bugünün Türkiye’si 21 yıl öncesine göre daha demokratik, özgür, fırsat eşitliğinin olduğu bir Türkiye’dir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün 2002’ye göre daha huzurlu, daha müreffeh bir Türkiye’nin olduğunu aktardı.

“Bugün millî menfaatlerini Birleşmiş Milletler ve NATO dâhil her zeminde korkusuzca savunan, netice alan diplomasisi etkili bir Türkiye var ” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün kendi kendine çıkardığı krizler içinde boğulan değil en zor şartlarda dahi büyümesini sürdürerek herkesin önüne geçen bir Türkiye var. Bugün IMF kapılarında borç dilenen değil kalkınma ve insani yardımlarda dünyaya örnek olan, örnek gösterilen bir Türkiye var. Bugün kendi millî güvenliği için yurt içinde ve dışında hiç kimsenin icazetini aramadan operasyon düzenleyen, ordusu güçlü bir Türkiye var. Bugün, eğitimden enerjiye, ulaştırmadan sağlığa, savunma sanayiinden teknolojiye, her alanda tarih yazan, destan yazan, gıptayla takip edilen bir Türkiye var. Bütün bunlar ayakları bu topraklara basan, milletin değerleriyle barışık ehil kadrolar elinde Türkiye’nin neleri başarabileceğini işaretidir. Bunlar aynı zamanda yıllarca ötelenen, kenarda tutulan, sistemin dışına itilen ülkemizin potansiyelinin büyüklüğünün en somut göstergesidir. Şüphesiz bu başarıların tamamı hepimizindir, hepimizin eseridir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu başarılarda, 21 yılda girdikleri her seçimde desteğini ve duasını esirgemeyen milletin de çok büyük payının olduğunu vurguladı.

Ne yaptılarsa, neyi başardılarsa önce Allah’ın yardımına sonra da mensubu olmaktan iftihar ettikleri milletin desteğine borçlu olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hakikati hem kendilerine hem de farklı kademelerde görev yapan yol arkadaşlarına sık sık hatırlattıklarını ifade etti.

“ÜLKEMİZE AŞKLA HİZMET ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

“Buralara nerelerden ve nasıl geldiğimizi, bu makamlarda ne için oturduğumuzu, omuzlarımızdaki yükün ne kadar ağır bir yük olduğunu bir an olsun unutmamalı, unutturmamalıyız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Elde ettiğimiz her başarının gerisinde Rabbimizin inayeti ve milletimizin desteği olduğunun bilinciyle hep daha çok çalışmamız daha çok gayret göstermemiz gerekiyor. Unutmayın ‘Hesaba çekilmeden nefsinizi hesaba çekin’ buyurun bir inancın mensupları olarak son 21 yılda ülkemize kazandırdıklarımıza baktığımızda Rabbimize hamdediyoruz. Bizlere bu aziz millete hizmet etme, hizmetkâr olma şerefi bahşettiği için, mazlum ve mağdurlara sahip çıkma imkânı verdiği için Allah’a hamdediyoruz. Bu vesileyle partimizin kuruluşundan itibaren davamıza destek olmuş, omuz vermiş, katkı sunmuş, teşkilatlarımızda görev almış herkese tüm yol arkadaşlarıma buradan teşekkür ediyorum. Dar-ı bekaya uğurladığımız büyüklerimizin, abilerimizin, dostlarımızın hepsine de Mevla’dan rahmet ve mağfiret niyaz ediyorum. Geride hoş bir seda bırakarak bu dünya yolculuğunu tamamlayan bu kardeşlerimizin emaneti olan AK Parti sancağını daha da yüceltmeye, davamıza, ülkemize ve şehrimize aşkla hizmet etmeye devam edeceğiz. Allah bizi sırat-ı müstakimden, devlete, millete, ümmete ve insanlığa hizmet yolundan ayırmasın. Rabbim sevgimizi, dayanışmamızı, kardeşliğimizi daim eylesin diye dua ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında imar ve ihya etmenin zor, yıkmanın ve yok etmenin kolay olduğunu anlattı.

Mehmet Akif Ersoy’un, “Gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen iki kazma kürek iki de ırgat yeter. Hadi gel yapalım geri şunu desen bir Sinan gerek bir de Süleyman” şiirini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu çarpıcı hakikati 2019 mahalli idareler seçimlerinde el değiştiren belediyelerin beceriksizliğinden, savunma sanayiindeki gururumuz olan İHA, SİHA ve Akıncılara yönelik tehditlere kadar her alanda görüyoruz. Bu hakikati gönüllü kuruluşlarımızı hedef alan linç kampanyalarında, her gün dozu biraz daha artırılan hesaplaşma çağrılarında, 28 Şubat bakiyesi kimi kendini bilmezlerin başörtülü kadınlarımıza yönelik hezeyanlarında görüyoruz. Milletimize kurşun sıkmış FETÖ’cü alçaklarla fotoğraf verme yarışından, bölücü örgütün uzantılarıyla iş birliği yapma pervasızlıklarına kadar pek çok alanda bunu görüyoruz.”

“MİLLETİMİZİN TAKDİRİNE HAVALE EDİYORUZ”

“Son 21 yılda yaşanan onca değişime rağmen millete tepeden bakan, üstenci CHP zihniyeti yerinde saymayı sürdürüyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin katettiği onca mesafeye karşın CHP ve yandaşlarının değişmemekte, kendilerini yenilememekte ısrar ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha önce de farklı vesilelerle ifade ettim, bu ülkenin en büyük açığı demokrasiyi içselleştirmiş, milletin değerleri ile barışmış, yerli ve millî muhalefet açığıdır” ifadelerini kullanarak, Türkiye’nin en önemli sorunlarından birinin siyasetin tabiatında var olan rekabeti, husumetten ibaret gören kutuplaştırıcı siyaset tarzı olduğunu dile getirdi.

Türkiye’yi ve Türk demokrasisini bekleyen asıl tehlikenin inşa, imar ve ihya yerine yıkmayı ve yok etmeyi siyasetlerinin merkezine yerleştiren rövanşist yaklaşımlar olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Girdikleri her seçimde sandıkta milletten tokat yiyenler maalesef iktidara gelmek için darbelerden, sokak olaylarından, dış desteklerden hatta FETÖ’cü alçaklardan bile medet ummuşlardır. 27 Mayıs’tan itibaren demokrasimizin askıya alındığı vesayet girişimlerinin hepsinin arkasında işte bu baskıcı, jakoben ve dayatmacı zihniyet var. Geriye dönüp baktığımızda bunların siluetini darbelerden iç karışıklıklara, sokak olaylarından siyasi cinayetlere kadar her hadisede görebiliyoruz. 2023’e giden süreçte benzer senaryoların tekrar tedavüle konulduğuna şahit oluyoruz” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye ağır bedeller ödeten “meşrep tartışmalarının”, eski Türkiye heveslisi kesimler tarafından medya ve sosyal medya üzerinde yeniden alevlendirilmeye çalışıldığını belirterek, şöyle konuştu: “Polisimizin tüm yönleriyle açığa çıkardığı adli vakalar, tıpkı 80 öncesinde olduğu gibi insanlarımızı birbirine kışkırtmanın vasıtası hâline getiriliyor. Türkiye’nin geride bıraktığı toplumsal fay hatları yine bu çevreler tarafından kaşınarak provokasyon aracı olarak kullanılıyor. Ülkeye ve millete hizmetten başka hiçbir gayesi olmayan bürokratlar, Bay Kemal tarafından çok açık, net tehdit ediliyor, devletimizin iş yapamaz hâle getirilmesi isteniyor. Millet iradesini temsil eden kurumlar hedef alınarak ve kasıtlı bir şekilde yıpratılarak, siyaset kurumuna olan güven sarsılmaya çalışılıyor. Zaman değişse de aktörler değişse de ifadeler değişse de oynanan oyun değişmiyor. Milletimizin birliğine, toplumumuzun huzuruna, devletimizin güvenliğine ve demokrasimizin kazanımlarına yönelik bu saldırıların başrolünü son 70 yıldır olduğu gibi bugün de yine CHP üstlenmektedir. Farklı düşünen, farklı giyinen ve farklı siyasi tercihlerde bulunan insanlar CHP ve ortakları tarafından tehdit edilmekte, sindirilmeye ve korkutulmaya çalışılmaktadır. Bunu da hep yaptıkları gibi hiçbir ilke, ahlak ve sorumluluk gözetmeden yapıyorlar. Yaşanan her hadise bunların çeşitli maskelerin arkasına gizledikleri faşist yüzlerini, baskıcı, diktacı ve nobran karakterlerini açıkça gösteriyor. Tüm bunlar dün gibi ortadayken siyasi hırsları sebebiyle muhalefetin yıkım masasında garnitür olarak yer almakta hiçbir beis görmeyenleri milletimizin takdirine havale ediyoruz.”

“KARDEŞLİĞİMİZİ TEYİT EDEREK YOLUMUZA DEVAM ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz günlerde Çorum ve Nevşehir’e gerçekleştirdiği ziyareti anımsatarak, “Çorum’da nefis bir menü koymuşlar pankartla, o menüyle beraber de bu yuvarlak masada olanlara biz de orada ‘afiyet olsun’ dedik. Hamdolsun, Çorum’da resmî rakam olarak söylüyorum 50 bin kişinin katılımıyla muhteşem bir mitingi gerçekleştirdik. Oradan Hacıbektaş’a geçtik, Hacıbektaş’ta da yine verilen rakam 10-15 bin kişi oradaki bizim programa iştirak ettiler. Burada Kültür ve Turizm Bakanlığımıza da teşekkür ediyorum. Onlar da gerçekten güzel bir program hazırladılar ve o akşam Hacıbektaş’ta hakikaten gerek oradaki tüm meşrep ve mezhep ayrımı gözetmeden kardeşlerimizle birleştik, bütünleştik, bir olduk, iri olduk ve diri olduk kardeşliğimizi tescil ve teyit ederek yolumuza devam ettik” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çorum’da da il teşkilatlarının yeni binasının açılışını yaptıklarını belirterek, hayırlı olmasını temenni etti.

Milletle birlikte hak yolda ilerlemeye, ülkeye eser ve hizmet kazandırmaya devam edeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP’li yazar ve siyasetçilerden her gün zılgıt yedikleri hâlde üç kuruşluk menfaatleri için geçmişlerini reddedenleri kendi hâllerine bırakıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21. kuruluş yıl dönümü törenlerinde de tüm bu konuları etraflıca ele alacaklarını bildirdi.

Parti teşkilatlarından durmadan, usanmadan, yılmadan mücadeleyi sürdürmelerini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki günlerde Manisa’da toplu açılış ve miting yapacaklarını belirterek, “25’inde Ahlat’tayız, 26’sında Malazgirt’te olacağız. Malazgirt’te inşallah Cuma namazını Diyanet İşleri Başkanımızla beraber orada kılacağız. Hazırlıklarımızı ona göre yapalım. Ahlat ve Malazgirt’te de Cumhur İttifakı olarak birlikte hareket edeceğiz. Yolunuz, yolumuz açık olsun” ifadelerini kullandı.

OKUMAYA DEVAM EDİN

Dünya

“Eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, ticarette, enerjide Türkiye’ye çağ atlattık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çorum’daki toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, ticarette, enerjide ve daha pek çok alanda Türkiye’ye âdeta çağ atlattık” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çorum Kadeş Barış Meydanı’nda düzenlenen toplu açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına tüm vatandaşları selamlayarak ve Çorum’da dün meydana gelen depremden dolayı geçmiş olsun dileklerini ileterek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 3,5 yıllık hasretin ardından Çorumlularla birlikte olmanın memnuniyeti içerisinde olduğunu söyledi.

Çorum yöresine ait türkünün “Gezsem de dünyanın dört bucağını / Vallahi gözüme yine boş gelir / Gönül arzu eder dostu, cananı / Sızlar eski yaram gözden yaş gelir” dizelerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz de işte yüreği yanık bu aşık gibi siz dostlarımızı, gönüldaşlarımızı görmeye geldik. Hasbihal edelim, hasret giderelim, ahdimizi ve kavlimizi tazeleyelim istedik” ifadelerini kullandı.

“ÇORUM’LA BİRLİKTE 81 VİLAYETİMİZİN TAMAMINA ESERLERİMİZLE MÜHRÜMÜZÜ VURMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

Tüm ilçe ve köyleriyle Avrupa’dan, Amerika ve Avustralya’ya kadar gurbeti sılaya çeviren Çorumluları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çorum’a olan bir şükran borcumu burada huzurlarınızda ifade etmek istiyorum. 2019 mahalli idareler seçimleri öncesinde 12 Şubat’ta bize verdiğiniz söze sahip çıktığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. O gün kışın soğuğuna ve ayazına rağmen meydanlara sığmamıştık. Maşallah, Çorum bugün de yine destan yazıyor, tarih yazıyor. Duruşuyla, vakalarıyla dosta güven aşılıyor. Coşkunuz, sevdanız, aşkınız için her birinize teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kardeşinizi bağrınıza bastığınız için, bizi muhabbetle kucakladığınız, bize güvendiğiniz, inandığınız için sizlere şükranlarımı sunuyorum. Milletin adamı, milletin partisi Cumhur İttifakı varken gayrısına meyletmeyen tüm Çorumlulardan Allah razı olsun diyorum. Biliyorum yine birileri çıkacak şu sevdaya çamur atmaya kalkacak. Yine bazı kendini bilmezler çıkacak aramızdaki muhabbete kara çalmaya niyetlenecek. Kapalı otel salonlarını dahi dolduramayanlar meydanlardan sokaklara taşan şu sevgi selini hafife alacaklar. Varsın onlar bizim birbirimizi Allah için sevmemizin sırrına eremesinler. Varsın onlar bizim nasıl bir millet aşkı, nasıl bir memleket sevdası içinde olduğumuzu anlayamasınlar. Varsın onlar bizim bu yola başımızı, canımızı, yüreğimizi koyduğumuzu idrak edemesinler. Biz gözü olup görmeyen, kulağı olup işitmeyen, dili olup söyleyemeyen, kalbi nasır tutmuş gafillere rağmen muhabbetimizi güçlendireceğiz. Millete hizmetten nasibi olmayanlara inat Çorum’la birlikte 81 vilayetimizin tamamına eserlerimizle mührümüzü vurmayı sürdüreceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karşımdaki coşku var olduğu müddetçe, bu heyecan sürdüğü müddetçe, sizin hayır dualarınız yanımızda olduğu müddetçe bize durmak yok, bize duraklamak yok, bize rehavet yok” dedi.

RESMÎ AÇILIŞI YAPILAN ESER VE HİZMETLER

Çorum’a eli boş gelmediklerini ve ziyaret vesilesiyle güncel yatırım bedeli 3 milyar 263 milyon lirayı aşan 78 kalem eser ve hizmetin resmî açılışını bugün yapacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitimde, Çorum merkezde yapımı tamamlanan okulları, Kur’an kurslarını, sağlıkta, ilçelerimizdeki aile sağlığı merkezleriyle, 112 istasyonlarını, kültürde, Osmancık İlçe Halk Kütüphanesi’ni Çorum’un emrine veriyoruz. Hitit Üniversitemiz kuzey kampüsü, ilahiyat fakültesi ile Oğuzlar Yerleşkesi’nin ilk etabını tamamladık. Daha önceki Çorum ziyaretimizde şehrimize modern bir stadyum kazandırmanın sözünü vermiştik. Hamdolsun 15 bin kapasiteli Çorum Şehir Stadyumu’nu tamamlayarak Çorumspor’un ve sporcu gençlerimizin kullanımına açtık” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çorum’dan geçen herkesi görkemiyle selamlayan stadyumumuzun şehrimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Stadyumun yanı sıra Alaca, Oğuzlar, İskilip ilçelerimizle Çorum merkezdeki spor yatırımlarının da hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet Su İşlerimiz, Osmancık İncesu Göleti Sulaması, Koçhisar Barajı İkinci Kısım İçme Suyu İsale Hattı, Alaca Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Projelerini, Obruk Barajı Mansap Düzenlemesi ve Kızılırmak-Osmancık geçişini bitirdi. Çevre ve Şehircilik Müdürlüğümüzün hizmet binalarını, millet bahçelerini, güneş enerjisi santralleriyle altyapı ve çevre düzenleme işlerini bugün sizlerin istifadesine sunuyoruz. Biz buyuz, bizde laf yok, bizde iş var iş” ifadesini kullandı.

Çorum Belediyesinin şehri güzelleştirmek için taş üstüne taş koymaya devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Belediyemizin tamamladığı Recep Tayyip Erdoğan Caddesi’ni, yarı olimpik yüzme havuzlarını, Veli Paşa Hanı ve Dikiciler restorasyonunu, Cenaze ve Defin Binasını, millet kıraathanelerini, semt sahalarını resmen hizmete alıyoruz. İl Özel İdaremiz toplam 729 milyon lira yatırım bedeliyle Çorum ve köylerine sulama tesisleri, yol işleri, içme göletleri, 112 acil çağrı merkezi müdürlüğü hizmet binasını kazandırdı. Bu eserlerin resmî açılışını da bugün yapıyoruz. Tüm bu hizmetleri şehrimize kazandıran bakanlıklarımızı, valiliğimizi, il özel idaremizi ve Çorum Belediyemizi tebrik ediyorum.”

“ZORLUKLARLA KARŞILAŞSAK DA TÜRKİYE’YE HİZMET DAVAMIZDAN ASLA GERİ ADIM ATMADIK”

İki yıl önce vefat eden eski Çorum belediye başkanlarından Prof. Dr. Arif Ersoy’ı rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Arif Ersoy, hem iki dönem belediye başkanı hem de akademisyen olarak şehrimize ve ülkemize takdire şayan hizmetlerde bulundu. Çorum’un manevi muhafızı Suheybi Rumi Hazretlerine, evliyaullahtan Kerebi Gazi ve Ubeydi Gazi Hazretlerine, Fatih’in Hocası Akşemseddin Hazretlerine, son devrin en büyük âlimlerinden İskilipli Atıf Hoca’mıza Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. 15 Temmuz şehidimiz, değerli yol ve dava arkadaşım Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip’i de burada bir kez daha şükranla, özlemle yâd ediyorum şehitlerimizin ruhu şad, mekânları cennet olsun. Rabbim bizleri de âlimlerimizin ve şehitlerimizin yolunda ayırmasın.”

Yarın AK Parti’nin 21. kuruluş yıl dönümü olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Pazartesi günü Ankara’da 21. yaşımızı, şanımıza, şerefimize uygun bir şekilde idrak edeceğiz. Merhum Neşet Ertaş, ‘Aşk ile çalışan yorulmaz.’ diyordu. Biz de 14 Ağustos 2001’de hangi heyecanla yola çıktıysak bugün de aynı heyecanı yüreğimizde taşıyoruz” dedi.

Mitingin düzenlendiği meydanda yer alan “Altılı masa menüsü” yazan pankartı gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Siz bu menüyü görmüşsünüzdür. Ne var bu menüde? Yalan çorbası var. Koltuk kebabı var. Kandil dolması var. Laf salatası var. Selo kahvaltısı var. Başka? Washington Portakalı var. Ye yiyebildiğin kadar. Burada da yine çok enteresan, ‘Leblebi koydum tasa, doldurdum basa basa, ağzınızla kuş tutsanız size oy yok altılı masa.’ Burası yiğidin harman olduğu yer, kolay değil. Bundan 21. sene önce gönülleri fethetmek, kalpleri kazanmak için nasıl bir azme sahipsek bugün de aynı kararlılıkla yolumuzda yürüyoruz. Aradan geçen yıllarda zorluklarla karşılaşsak da Türkiye’ye hizmet davamızdan asla geri adım atmadık. Saldırılara maruz kalsak da milletimiz ve ülkemiz için hayal kurmaktan vazgeçmedik. Hep daha iyiye, daha güzele ulaşmanın göz bebeğimiz Çorum’u hak ettiği konuma getirmenin mücadelesini verdik. Yol, çevre, konut projeleriyle şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırırken, gelecek kuşaklara daha müreffeh, daha itibarlı bir ülke bırakmak için gece gündüz demeden gayret gösterdik.”

“BİZ ESER, HİZMET VE MİLLETİMİZİN DERTLERİNE DERMAN ÜRETİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geriye dönüp bakıldığında ve geçmişle mukayese edildiğinde Türkiye’nin her karış toprağında mühürlerinin olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Birileri masa kurup sabah akşam iftira üretirken biz eser, hizmet ve milletimizin dertlerine derman üretiyoruz. Birileri sahte gündemlerin peşinde ömür tüketirken biz Türkiye’yi dünyanın ilk ekonomisinden biri yapmanın mücadelesini veriyoruz. Yeri geliyor Ukrayna’dayız, yeri geliyor Rusya’dayız. Niye? Çünkü biz Türkiye’yiz. Sınırlarımız içerisinde terör örgütlerine nefes aldırmadığımız gibi sınırlarımız dışında da terör bataklığını kurutmak için teröristlerin tepelerine tepelerine biniyoruz. Bunu da bizden önce yapıldığı gibi başkalarının emanet silahlarıyla değil, yerli ve millî imkânlarla imal ettiğimiz helikopterlerle, SİHA’larla yapıyoruz. 21 yıl önce savunma sanayii yüzde 70 dışa bağımlı bir ülkeyi, dünyanın en modern silahlarını tasarlayan, üreten, ihraç eden bir ülke hâline getirdik.”

“DİPLOMASİDE TÜRKİYE’NİN KONUMUNU GÜÇLENDİRDİK”

Eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, ticarette, enerji ve daha pek çok alanda Türkiye’ye âdeta çağ atlattıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Kurduğumuz ilişkilerle diplomaside Türkiye’nin konumunu güçlendirdik. Hadiseleri tribünden seyretmek yerine krizlere müdahil oluyor, çözüm geliştiriyor, savaşan tarafları dahi aynı zeminde buluşturabiliyoruz. Avrupalılar ‘Kışı nasıl geçireceğiz?’ diye kara kara düşünürken, biz şimdiden enerji arz güvenliğimizi garantiye alacak stratejik çalışmalar yürütüyoruz. Hayata geçirdiğimiz boru hattı projeleriyle ülkemizi doğu ile batı arasındaki en önemli enerji köprülerinden birine dönüştürdük. Daha önce kiralama veya benzeri yöntemlerle gerçekleştirdiğimiz arama-sondaj faaliyetlerini artık kendi gemilerimizle icra ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şu anda dört tane sondaj gemimiz var. Abdülhamid Han sıfır kilometre, iki tane sismik araştırma gemimiz var. Bu altı gemimizle şu anda Akdeniz’de, Karadeniz’de arama-tarama çalışmalarını yapıyoruz. İnşallah doğal gazı çıkarttığımız andan itibaren bu ülke bambaşka olacak çok daha güçlü olacak. Halkımıza bunun yansıması da şüphesiz ki farklı olacak. Salı günü dünyanın en ileri teknolojisine sahip dördüncü sondaj gemimiz Abdülhamid Han’ı Mersin Taşucu Limanı’ndan Mavi Vatan’a yolcu ettik. Şimdi kendisinden müjdeli haberler bekliyoruz. İnşallah Karadeniz’deki 540 milyar metreküplük doğal gaz keşfimiz gibi Abdülhamid Han’ın da milletimize güzel haberler vereceğine inanıyorum. Nasıl savunma sanayiinde ülkemizin makûs talihini yenmişsek enerjide de Türkiye’yi çok farklı bir konuma taşıyacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayattaki hemen her şey gibi ülkeye ve millete hizmetin de nasip işi olduğunu kaydederek “Atalarımız bunun için ‘Zorla güzellik olmaz.’ demişler. AK Parti olarak biz de ‘Memleket işi, gönül işi.’ demişiz. Hizmette gözü olmayanların içler acısı hâlini sizler de görüyorsunuz. Biz gecemizi gündüzümüze katarken, birilerinin nelerle uğraştığını, nelere vakit harcadığını sizler de takip ediyorsunuz” dedi.

İnsanlığın son asrın en ağır ekonomik fırtınalarından birini yaşadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP ve maşa arkadaşları sabah akşam birbirlerine laf yetiştiriyor, boşuna uğraşmayın” diye konuştu.

“40 ÇEŞİT ÜRÜNDE TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİNDE İNDİRİME GİDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, koyun ve kuzu eti fiyatında yüzde 25 indirim yapıldığını hatırlatarak, “Pazartesiden itibaren büyük başta da yüzde 30-35 indirime gidiyoruz. 40 çeşit üründe inşallah Tarım Kredi Kooperatiflerinde ciddi manada indirime gidiyoruz. Tarım Kredi Kooperatiflerinden alışverişlerinizi rahatlıkla yapabilirsiniz.” bilgisini verdi.

Şekerden pirince, zeytinyağına ve ayçiçek yağına kadar pek çok ürünün Tarım Kredi Kooperatiflerinden alınabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Piyasaları böylece daha da rahatlatacağız. Bazı zincir marketler vesaire onlar da kendilerini buna göre ayarlayacak. Artık CHP ve şürekâsı bırakın ortaya fikir sunmayı, Türkiye’nin kazanımlarını engellemeyi, bundan sonra arkadan nal toplayacaklar. Zaten yaptıkları bir şey yok, ortaya koydukları bir eser yok. Sadece laf, sadece iftira. Hepsini aşacağız.”

“POLİSİMİZE, ASKERİMİZE EL KALDIRANLARIN YANINDA YER ALANLARDAN BİR ŞEY OLMAZ”

İktidarlarının Türkiye’nin çıkarlarını gözetmekten başka bir derdi olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ancak CHP’nin belediyelerindeki yolsuzluklar, hırsızlık, ahlaksızlık vakaları almış başını gidiyor. Zaten Bay Kemal, Sayın Baykal’ı bir gece kasetle devirerek gelmedi mi? Böyle bu, bunun mesleği bu. Şimdi ise o oturduğu koltuktan tabii ki kalkamıyor ve kasetle genel başkan olunan bir partinin, milletvekili adaylarını hangi kritere göre belirlediği bizzat kendileri tarafından ikrar edilmeye başlandı. Hizmetleri veya eserleriyle konuşulmak yerine her gün yeni bir skandalla ülkenin gündemini meşgul ediyorlar.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçen günlerde işsizlikle ilgili bir iddia ortaya attığını ancak iddiasını ispat edecek rakamları dahi bulup söyleyemediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: “Bu zat bahar aylarında elektriğe kafayı takmış, faturasını ödemediği için kendini günlerce karanlığa mahkûm etmişti. Güya vatandaş ziyaretleri adı altında milleti kandırmaya çalışmıştı. Şimdi anlıyoruz ki sadece milleti değil, evlerine misafir oldukları kişileri de aldatmışlar. Çeşitli vaatlerde bulunup vatandaşa alçakça ve açıkça yalan söyleyerek, yalan söyleterek utanmadan, sıkılmadan insanımızı siyasi şovlarına alet etmişler. Kim var bunların yanında? PKK terör örgütünün siyasi uzantısı HDP, İP, kendisi ve yanında bir de eh işte ufak tefek birileri daha var.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Normalde bu zatın siyasi ahlakı olsa çıkar milletten açıkça özür diler ama bunlar milletten af dileyecekleri yerde işi pişkinliğe, arsızlığa vurarak, paçayı kurtarmaya çalışıyorlar. Aynı ikiyüzlülüğü, aynı tutarsızlığı ülkemizin beka meselesi olan terörle mücadelede de sergiliyorlar. İç Anadolu’ya gelince Kandil’i yerle bir etmekten bahseden Bay Kemal, Ankara’ya dönünce Kandil’in siyasi uzantıları karşısında kâğıttan kaplana dönüşüyor. Bay Kemal unutma, bu terör örgütlerinden sana yar olmaz. Bunların hepsini Gabar’da, Cudi’de, Tendürek’te, Bestler Dereler’de nasıl yerle bir ettiysek, bundan sonra da yerle bir etmeye devam edeceğiz.”

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarının durumunu gördükçe CHP’ye ve ona oy veren vatandaşlar adına üzüldüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Polisimize, askerimize el kaldıranların yanında yer alanlardan bir şey olmaz. Kaldı ki bu CHP, terörle, teröristlerle mücadelede parlamentoda ‘ret’ oyu veren değil mi? Bu kadar kıvırmayı bırakın insan belini, rüzgâr gülü bile buna dayanamaz. İradesi ipotek altına alınmış, etrafı kuşatılmış, hırsının esiri olmuş, Türkiye’ye dair hiçbir ideali bulunmayan bir muhalefetle karşı karşıyayız. Mehmet Akif, bakınız bunları nasıl anlatıyor, ‘Şarka bakmaz, garbı bilmez ilimden yok payesi/ Bir kızarmaz yüz, yaşarmaz göz bütün sermayesi.’ Bunların da tek sermayesi kızarmayan yüzleri, yaşarmayan gözleri.”

Vatandaşların son 20 yılda girdikleri 15 seçimin tamamında kendilerine sahip çıktığını ve rekor oy oranıyla desteğini esirgemediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de son 20 senedir kamu ve belediye yatırımlarıyla Çorum’un çehresini değiştirdiklerini anlattı.

“ÇORUM’A 20 YILDA TOPLAM 23,5 MİLYAR LİRA TUTARINDA YATIRIM YAPTIK”

Bugün “Çorum” denilince akla artık sadece tarımın gelmediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanayisi, ihracatı, ticareti, çevre düzenlemesi, parkları, yolları, tünelleri, geniş caddeleri, modern kamu binaları, spor tesisleriyle Türkiye’nin yüz akı bir şehrin akla geldiğini vurguladı.

Son 20 yılda Çorum’un katettiği mesafe ve Çorumluların başarılarından gurur duyduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşı 40’ın üzerinde olanların 20 yıl öncesi ile bugünün Çorum’unu çok iyi mukayese edeceklerini, 2002 öncesindeki ülke ve kentin durumunu gençlere anlatmalarını istedi.

Çorum’a son 20 yılda bugünün rakamlarıyla toplam 23,5 milyar lira tutarında yatırım yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde bin 698 yeni derslik inşa ettiklerini ve şehre Hitit Üniversitesini kazandırdıklarını anlattı.

Toplam 5 bin 220 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtıklarını ve toplam 26 spor tesisi yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sosyal yardımlarda Çorumlu ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza toplam 3 milyar lira tutarında kaynakla destek olduk. Sağlıkta 14’ü hastaneden oluşan toplam 29 sağlık tesisi inşa ettik. Şehir hastanesi standartlarında toplam 805 yataklı Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni sizlerin hizmetine verdik. Çevre ve şehircilikte Çorum’da 7 bin 858 konut projesini hayata geçirdik. Bu konutların 6 bin 97’sini tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Kalan bin 761 konutun yapımına devam ediyoruz. Şehrimizin beş millet bahçesi projesi var. Bunlardan Çepni Millet Bahçesi’ni tamamlayıp hizmete aldık. Kalan dört millet bahçemizle ilgili çalışmalarımız sürüyor. Eski Çorum Stadı’nın olduğu 56 bin metrekarelik alanı da şehrimizin marka değerini artıran vizyoner bir projeyle değerlendiriyoruz. Yer altı ve yer üstü parkları, bisiklet ve koşu yolları, çocuk oyun alanlarının yanı sıra her türlü spor tesisinin yer alacağı bu millet bahçesi projemizle ilgili adımları yakında atıyoruz.”

HIZLI TREN PROJESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İç Anadolu’yu Karadeniz’e bağlayan Kırkdilim Geçidi’nde yaşanan acıları, kaybolup giden hayatları en iyi Çorumluların bileceğine işaret ederek, “Özellikle yapımı devam eden ve hızlı tren noktasında da atılacak adım konusunda Ulaştırma Bakanımız bu çalışmaları sürdürüyor” dedi.

Merzifon-Amasya tarafındaki yol çalışmalarını devam ettirdiklerini, Samsun-Amasya-Çorum-Kırıkkale hızlı tren projesini daha önce açıkladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Saatte 200 kilometre hız yapacak hızlı tren hattımızın Çorum’a kadar ki kesimini yatırım programına aldık” diye konuştu.

“ÇORUM’U ÜLKEMİZİN EN İDDİALI ALANLARININ BAŞINDA GELEN SAVUNMA SANAYİİNDE ÖNE ÇIKARIYORUZ”

Tarımda, Çorum’a 13 baraj, üç gölet inşa ettiklerini, üç baraj ve bir gölet daha inşa edeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Enerjide Çorum, Alaca, Dodurga, İskilip, Mecitözü, Merkez, Oğuzlar, Osmancık ve Sungurlu’ya doğal gaz arzını sağladık. Önümüzdeki birkaç yıl içinde Aşdağul, Bayat, Laçin ve Ortaköy’e de doğal gaz arzı sağlamayı planlıyoruz. Şimdi bir müjdeyi sanayi ile ilgili verelim. Çorum’u ülkemizin en iddialı alanlarının başında gelen savunma sanayiinde öne çıkarıyoruz. Sungurlu Organize Sanayi Bölgesi’nde 6 milyar liralık bir yatırımla barut, fişek ve kapsül üretim tesisi kuruyoruz. Üç ayrı fabrikadan oluşan ve ilk etabını 2023 Mayıs’ında hizmete almayı planladığınız bu yatırım, savunma sanayiine ayrı bir güç katacaktır. Cumhur İttifakı olarak, tam kapasiteyle Çorum’un genelinde el ele vererek, bir olacağız, beraber, olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.”

Kadeş Barış Meydanı’ndaki toplu açılış töreninde vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra AK Parti Çorum İl Başkanlığı’nı ziyaret etti.

OKUMAYA DEVAM EDİN

Dünya

Dev yatırımlar | “Denizlerde, dünyada eşine az rastlanır bir sondaj filosuna sahibiz”

Hey maşallah ….

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Abdülhamid Han Sondaj Gemisi uğurlama töreninde yaptığı konuşmada, “Ülkemizin 2023 hedeflerini belirlerken, öncelikle çözmemiz gereken sorunların başında enerjideki dışa bağımlılığımızın geldiğini gördük. Yıllarca açılıp üzeri betonla kapatılan kuyuların sebep olduğu yılgınlığı ortadan kaldırmak için, kendi insan gücümüzle, kendi veri altyapımızla ve kendi teknolojik araçlarımızla bu süreci yürütme kararı aldık. Şimdi varız. Dört tane sondaj gemimiz, iki sismik araştırma gemimizle artık biz de bu alanda varız. Denizlerde, dünyada eşine az rastlanır bir sondaj filosuna sahibiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Taşucu Limanı’nda yapılan “Abdülhamid Han Sondaj Gemisini İlk Görev Yerine Uğurlama Töreni”ne katıldı.

Konuşmasına tüm katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dördüncü sondaj gemisi Abdülhamid Han’ı görev yerine uğurlamak üzere bir arada olduklarını belirterek, “Bugün burada karşımızda duran fotoğraf, Türkiye’nin son 20 yıllık serencamının adeta bir özetidir. Doğrusu ben heyecanlıyım, heyecanlı olduğum kadar da geleceğe bakışımız ve bu noktada ufkumuz çok daha aydınlık” diye konuştu.

“GEMİMİZ, TÜRKİYE’NİN ENERJİ ALANINDAKİ YENİ VİZYONUNUN SEMBOLÜDÜR”

Son 20 yılda Türkiye’ye asırlık eser ve hizmetler kazandırdıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sözümüzün somut örneği olan Abdülhamid Han Sondaj Gemimiz, Türkiye’nin enerji alanındaki yeni vizyonunun da sembolüdür. Daha önce paramızla dahi yaptıramadığımız sismik araştırmaları, bakın sondaj demiyorum, sismik araştırmaları, sondaj faaliyetlerini, keşfedilen kaynakların ekonomiye kazandırılması süreçlerini artık kendi imkânlarımızla yürüttüğümüz bir döneme girdik” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Abdülhamid Han Sondaj Gemisi ile Türkiye’nin farklı bir yere geldiğine işaret ederek, Türkiye’nin, dünyanın önde gelen petrol ve doğal gaz sondajcılarından biri hâline gelmesini sağlayan herkese şükranlarını sundu.

Bugünlere bir anda ve kolay bir şekilde gelinmediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uzunca bir süre kimi zaman sinsi oyunlarla kimi zaman iyi niyetli ama cesaretsiz tercihlerle kimi zaman açıkça ihanetlerle oyalandık, vakit ve kaynak kaybettik. Ülkemizin 2023 hedeflerini belirlerken öncelikle çözmemiz gereken sorunların başında enerjideki dışa bağımlılığımızın geldiğini gördük. Yıllarca açılıp üzeri betonla kapatılan kuyuların sebep olduğu yılgınlığı ortadan kaldırmak için kendi insan gücümüzle kendi veri altyapımızla ve kendi teknolojik araçlarımızla bu süreci yürütme kararı aldık. Şimdi varız, dört tane sondaj gemimiz, iki sismik araştırma gemimizle artık biz de bu alanda varız. Denizlerde, dünyada eşine az rastlanır bir sondaj filosuna sahibiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra Akdeniz ve Karadeniz’de sondaj çalışmalarına başladıklarını belirterek, Fatih Sondaj Gemisi’ni “Her arayan bulamaz ama unutmayın bulanlar arayanlardır” şeklinde göreve uğurladıklarını ve bir süre sonra da müjdeli haberi aldıklarını anımsattı.

Karadeniz’de keşfettikleri 540 milyar metreküplük doğal gaz rezervinin Türkiye’ye ve millete maddi karşılığının çok ötesinde bir moral verdiğini ve bir dönüm noktası olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, karaya ulaştığında bu gazı kullanılabilir hâle getirip sisteme aktaracak doğal gaz işleme tesisinin temelini geçen yıl attıklarını ifade etti.

“ADETA SU ALTINDA BİR ENERJİ ÜSSÜ KURUYORUZ”

Haziran ayında da denize boru döşeme işlemine başladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sığ kısımlardaki boru döşeme işlemini bitirdik, derin kısımlardaki 165 kilometrelik kısmın 100 kilometresini tamamladık. Denizin 2 bin 200 metre altında yürütülen bu işlemlerle adeta su altında bir enerji üssü kuruyoruz. Fatih gemimiz hâlen Türkali-10 kuyusundaki sondaj çalışmalarını sürdürüyor, Yavuz gemimiz Türkali-4 kuyusundaki üst işlemleri gerçekleştiriyor, Kanuni gemimiz de Türkali-6 kuyusunun alt tamamlama işlemlerini hamdolsun bitirdi. Böylece Karadeniz gazının ilk etabı için gereken 10 kuyudaki işlemleri birer birer bitirerek buradan gelecek doğal gazı 2023 yılında milletimizin hizmetine vermeyi planlıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı anda üç sondaj gemisinin çalıştığı bu sahanın dünyada üretime en hızlı hazırlanan saha olarak kayıtlara geçtiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Denizlerde elde ettiğimiz başarıyı karadaki keşiflerle taçlandırmak istiyoruz. Bu amaçla hem yeni kuyu açma hem daha önce açılıp üzeri kapatılmış kuyuları tekrar üretime kazandırma faaliyetlerimizi kesintisiz devam ettiriyoruz. Yurt içi petrol üretimimiz 65 bin varile ulaştı, hedefimiz yılsonuna kadar 150 kuyu daha açarak bu rakamı katlayarak artırmaktır. Küresel ekonomik krizde adeta bir silah hâline dönüşen doğal gaz ve petrol kaynaklarımızı ne kadar kısa sürede ne kadar çok artırabilirsek bu kritik süreçte o derece avantaj kazanacağız. Hem enerji bağımsızlığımızı temin hem cari açığımızı kapatma bakımından bu çalışmaları çok önemli görüyoruz. Sadece 2022 enerji faturamızın 100 milyar doları bulacağı göz önüne alındığında yürütülen çalışmaların ve elde edilen sonuçların manası daha iyi anlaşılacaktır.”

“ABDÜLHAMİD HAN GEMİMİZİ MAVİ VATANA, YENİ SONDAJ ROTAMIZ AKDENİZ’E YOLCU EDİYORUZ”

Abdülhamid Han gemisinin en son teknoloji ile teçhiz edilmiş yedinci nesil diye ifade edilen bir sondaj gemisi olduğunu ve diğer üç sondaj gemisinden daha üstün niteliklere sahip bu gemiyi ilk defa Türkiye olarak kullanacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Taşucu Limanı’nda geminin sondaj öncesi tüm hazırlıklarının bitirildiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün Abdülhamid Han gemimizi mavi vatana, yeni sondaj rotamız Akdeniz’e yolcu ediyoruz. Ülkemizde ilk petrol bulunan yer bundan 135 yıl önce yine Akdeniz’deki, unutmayın, İskenderun’du, bu defa da Abdülhamid Han gemimizi ‘Ya Allah, bismillah’ diyerek Gazipaşa’nın 55 kilometre açığındaki Yörükler-1 kuyusuna uğurlayacağız. Yörükler-1 kuyusu, Doğu Akdeniz’deki kapsamlı iş planımızın ilk adımıdır. Milletimizin duası, Abdülhamid Han Sondaj Gemimizde gece gündüz ter dökerek arama yapacak arkadaşlarımızla birlikte olacaktır. İnşallah sizlerden de hayırlı bir haberi en kısa sürede bekliyoruz” dedi.

“NE KUKLALAR NE DE ONLARIN İPLERİNİ ELLERİNDE TUTANLAR AKDENİZ’DE HAKKIMIZ OLANI ALMAMIZI ENGELLEYEMEYECEK”

Geminin buradaki sondaj çalışmalarını bitirince durmayacağını ve diğer kuyulara geçeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu şekilde bulana kadar aramaya devam edeceğiz. Akdeniz’de yaptığımız arama ve sondaj çalışmaları kendi egemenlik alanlarımızdadır. Bunun için kimseden izin veya icazet almaya ihtiyacımız yoktur. Abdülhamid Han gemisi çalışmalarına başladığında arkalarına aldıkları ağababalarını güvenerek bize efelik etmeye yeltenenler muhtemelen çıkacaktır, biz onları ciddiye almayıp, kendimize müsavi ve muhatap görmedikçe şımarıklıklarını artıranların sonu bir gün kafayı duvara çarpıp kendine gelmek olacaktır. Ne kuklalar ne de onların iplerini ellerinde tutanlar Akdeniz’de hakkımız olanı almamızı engelleyemeyecektir. Gerçi Akdeniz’de Abdülhamid Han ismi ile karşılaşan birilerinin aklına herhalde önce Gazi Ethem Paşa ve Dömeke Savaşı gelecektir. Onlar anladı, hiç değilse üzerinden henüz bir asır geçmiş olan Millî Mücadele’yi ne yaparlar, hatırlarlar. Ama hiç merak etmesinler, hiç korkmasınlar, bizim ilkemiz ne hakkımızı yedirmek ne de kimsenin hakkına göz dikmektir. Büyük ve güçlü Türkiye vizyonu öylesine kuşatıcı ve kapsamlıdır ki her gün ay yıldızlı bayrağımızın korkusuyla yatıp kalkanların hezeyanlarıyla uğraşmaya vaktimiz yoktur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, işlerine baktıklarını ve bakmaya devam edeceklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Her konuda olduğu gibi bu konuda da kendi işimizi kendimiz göreceğiz, kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Bu çabalarımıza destek verecek herkesle de birlikte çalışmaya, birlikte yol almaya hazırız. Uluslararası anlaşmalarla garanti altına alınmış olan haklarımızı hariçten gazel okuyarak uydurma haritalarla yok saymak isteyenlere bu lokmanın onların boğazından geçmeyecek kadar büyük olduğunu da hatırlatmak isterim. Haklarımızı korumak için gerektiğinde dişe diş mücadele vermekten çekinmedik, çekinmeyeceğiz. Türkiye’nin dostluğunun ve müttefikliğinin, özellikle karşısında yer almaktan çok daha değerli çok daha kazançlı çok daha doğru bir yaklaşım olduğunu görmek için son dönemdeki gelişmelere bakmak yeterlidir. Kısaca söylemek gerekirse bizimle birlikte yol yürüyen kazanır, bize karşı yol yürüyen ise kaybeder.”

Abdülhamid Han gemisinin yolunun açık, sondajının bereketli olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gemi personeline başarılar diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, el sallayarak Abdülhamid Han Sondaj Gemisi’ni uğurladı.

OKUMAYA DEVAM EDİN

TAKVİM

Haziran 2022
P S Ç P C C P
« May   Tem »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

HABER BURADA

Dünya4 saat Önce

“Türkiye, 2023 vizyonunu siyaseti ve ekonomisiyle dünyanın en büyükleri arasında yer alma hedefi üzerine inşa etmektedir”

Dünya5 saat Önce

“Bugün millî menfaatlerini her zeminde korkusuzca savunan diplomasisi etkili bir Türkiye var”

Dünya1 gün Önce

“Eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, ticarette, enerjide Türkiye’ye çağ atlattık”

Dünya7 gün Önce

Dev yatırımlar | “Denizlerde, dünyada eşine az rastlanır bir sondaj filosuna sahibiz”

Dünya7 gün Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muharrem ayı iftarına katıldı

Dünya1 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli’ye Değer Katanlar Ödül Töreni’nde konuştu

Dünya1 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya geldi

Dünya2 hafta Önce

“Türkiye’nin siyasi, ekonomik, diplomatik gücünü dost-düşman herkese kabul ettirdik”

Dünya3 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT ortak yayınına katıldı

Dünya3 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi Mezuniyet Töreni’ne katıldı

Dünya3 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri’de toplu açılış töreninde konuştu

Dünya3 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önceliğimiz, istihdamın sürmesi ve artmasıdır”

Dünya3 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tahıl Sevkiyatı Anlaşması İmza Töreninde konuştu

Dünya3 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Eyüpsultan’da “41 Ayda 41 Eser Toplu Açılış Töreni”ne katıldı

Dünya3 hafta Önce

Emine Erdoğan’a “İklim ve Kalkınma Liderlik Ödülü” takdim edildi

Dünya4 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Terör örgütleriyle mücadelemiz her daim sürecektir”

Dünya4 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millî güvenliğimize kast eden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız”

Dünya4 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya geldi

Dünya4 hafta Önce

“Türkiye-İran ticaret hacminde, iki ülkenin kararlı yürüyüşüyle 30 milyar dolara ulaşacağız”

Dünya4 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Reisi ile görüştü

Dünya4 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Sadabad Sarayında

Dünya4 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan İran’da

Dünya4 hafta Önce

“Öğrenim kredisi geri ödemeleri, herhangi bir enflasyon farkı veya faiz uygulaması olmaksızın, sadece alınan kredi üzerinden yapılacak”

Dünya4 hafta Önce

DEV YATIRIMLAR | OSMANELİ-YENİŞEHİR-BURSA-BALIKESİR HIZLI TREN PROJESİ’NDE T04 TÜNELİNDE IŞIK GÖRÜNDÜ

Dünya1 ay Önce

“Cumhuriyetimizin, millî iradenin üstünlüğü temeli üzerinde payidar olacağını 15 Temmuz gecesi dosta düşmana bir kez daha ispatladık”

Dünya3 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önceliğimiz, istihdamın sürmesi ve artmasıdır”

Dünya4 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millî güvenliğimize kast eden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız”

Dünya3 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tahıl Sevkiyatı Anlaşması İmza Töreninde konuştu

Dünya4 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Terör örgütleriyle mücadelemiz her daim sürecektir”

Dünya3 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Eyüpsultan’da “41 Ayda 41 Eser Toplu Açılış Töreni”ne katıldı

Dünya4 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Sadabad Sarayında

Dünya4 hafta Önce

“Türkiye-İran ticaret hacminde, iki ülkenin kararlı yürüyüşüyle 30 milyar dolara ulaşacağız”

Dünya4 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan İran’da

Dünya4 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya geldi

Dünya4 hafta Önce

DEV YATIRIMLAR | OSMANELİ-YENİŞEHİR-BURSA-BALIKESİR HIZLI TREN PROJESİ’NDE T04 TÜNELİNDE IŞIK GÖRÜNDÜ

Dünya3 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi Mezuniyet Töreni’ne katıldı

Dünya3 hafta Önce

Emine Erdoğan’a “İklim ve Kalkınma Liderlik Ödülü” takdim edildi

Dünya3 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri’de toplu açılış töreninde konuştu

Dünya4 hafta Önce

“Öğrenim kredisi geri ödemeleri, herhangi bir enflasyon farkı veya faiz uygulaması olmaksızın, sadece alınan kredi üzerinden yapılacak”

Dünya4 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Reisi ile görüştü

Dünya1 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya geldi

Dünya3 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT ortak yayınına katıldı

Dünya2 hafta Önce

“Türkiye’nin siyasi, ekonomik, diplomatik gücünü dost-düşman herkese kabul ettirdik”

Dünya7 gün Önce

Dev yatırımlar | “Denizlerde, dünyada eşine az rastlanır bir sondaj filosuna sahibiz”

Dünya7 gün Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muharrem ayı iftarına katıldı

Dünya1 hafta Önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli’ye Değer Katanlar Ödül Töreni’nde konuştu

Dünya1 gün Önce

“Eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, ticarette, enerjide Türkiye’ye çağ atlattık”

Dünya4 saat Önce

“Türkiye, 2023 vizyonunu siyaseti ve ekonomisiyle dünyanın en büyükleri arasında yer alma hedefi üzerine inşa etmektedir”

Dünya5 saat Önce

“Bugün millî menfaatlerini her zeminde korkusuzca savunan diplomasisi etkili bir Türkiye var”

Haberler